10 Nisan 2026’da yayınlanan haber aynen şöyle:
“Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “ihaleye fesat ve rüşvet” iddiasıyla Mersin Yenişehir Belediyesi’ne yönelik başlattığı soruşturma sonucu operasyon yapıldı.
Sayıştay raporları, ihale belgeleri, mali veriler ve MASAK analizleri incelendi. Belediyeye ait gelir-gider hareketleri, taşınmaz alım-satımları ve ihale süreçlerine ilişkin belgeler üzerinden kapsamlı değerlendirme yapıldı. Şüphelilerin birlikte hareket ederek 15 ayrı suç eylemine karıştıkları iddia edildi.
Aylar süren teknik ve fiziki takibin ardından belediye başkan yardımcısı, eski belediye başkan yardımcıları ile birlikte Özel Kalem Müdürü, Strateji Geliştirme Müdürü, Mali Hizmetler Müdür Vekili ve Bilgi İşlem Müdürü, Sepra Eğitim Danışmanlık Hizmetleri’nden Hüseyin Soylu, Fornas Eğitim Danışmanlık Hizmetleri’nden Cengiz Dadalı, Yeni Bakış Kurumsal Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri’nden Ahmet Usta’nın de aralarında bulunduğu 33 şüpheli gözaltına alındı. Çok sayıda belge ve dijital materyale el konuldu.
Belediye ve iştirak şirketleri tarafından gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin yöntemiyle yapılan alımlarda usulsüzlük olduğu, kamu kaynaklarının belirli kişi ve firmalara yönlendirildiği öne sürülüyor…”
“Haberin Manisa ve Manisa Büyükşehir Belediyesi ile şirketlerini ilgilendiren yanları dikkatinizi çekti mi?” desem anlamlı gelmez belki. O yüzden detaylardaki ayrıntıları ve Manisa’yı neden ilgilendirdiğini anlatmaya başlayayım.
Sepra Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Hüseyin Soylu…
Belki anımsayanınız vardır.
Bir zamanlar Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı başta olmak üzere CHP’li belediyelerin “danışmanı” olan Erkan Karaaslan’ın ekibinin en has elemanı.
Karaaslan’ın cezaevine girmesi, adının pek çok iddiaya konu olmasından sonra: Hüseyin Soylu sanki hiçbir şey olmamış gibi CHP’li belediyelerle olan “ilişkileri” devam ettiren isim.
Detaylı bilgi sahibi olmak isteyenler 2025’in Mayıs ayında kaleme aldığım “CHP’li belediyelere yeni turplar mı hazırlanıyor?” başlıklı a3haber’de yayınlanan yazım ile “Allah artırsın… Dört günde 2 milyon 320 bin lira” başlıklı yazımı okuyabilir.
Bu yazılarımdan sonra “iletişim kurmak isteyen” Hüseyin Soylu ile nedense görüşemedim, bir daha aramadı bile… Aylar sonra ismini de son olarak Mersin Yenişehir Belediyesi’ne yapılan operasyonda gördüm.
Demek ki birileri “Manisa’dan uzaklaş” demişler o da dinlemiş.
Mersin Yenişehir Operasyonu’nda Hüseyin Soylu ile birlikte gözaltına alınan bir diğer isim ise Fornas Eğitim Danışmanlık Hizmetleri’nden Cengiz Dadalı.
Dadalı, kendi anlatımı ile Fornas Eğitim şirketinin Genel Koordinatörü.
Ocak 2015 ile Ekim 2022 arasındaki 7 yıl 10 ay süre ile “İş Geliştirme Uzmanı” olarak çalıştığı yer ise ne tesadüf ki Hüseyin Soylu’nun Sepra Eğitim Danışmanlık şirketi.
Fornas Eğitim Danışmanlık Hizmetleri’nin kurucusu İsmet Dadalı.
İsmet Dadalı Aralık 2021’de şirketi Ayten Dadalı’ya devretmiş, halen de onun…

Hüseyin Soylu’nun eski çalışanı sadece Cengiz Dadalı değil elbette.
Fornas Eğitim de Manisa’ya yabancı değil.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in vefatından “üç gün” sonra…
12 Haziran 2025.
Büyükşehir’de Genel Sekreterlik koltuğunda Burak Deste’nin, (belediye şirketlerinden sorumlu) genel sekreter yardımcılığında ise şimdinin MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç’ın oturduğu günler.
Fornas Eğitim (MASKİ) Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi çalışanlarına 25DT1361414 sayılı doğrudan temin alımı ile bir günde 780 bin lira tutarında “hizmet içi eğitim” vermiş.
Başkanını üç gün önce toprağa vermiş MASKİ‘de göz yaşartan görev bilinci desek mi?

Mersin Yenişehir operasyonunda gözaltına alınan Yeni Bakış Kurumsal Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri’nden Ahmet Usta da Hüseyin Soylu’nun “tedrisatından geçmiş” sonrasında da onun izinden yürüyen ikinci isim.
Diyeceksiniz ki; Hüseyin Soylu’nun Sepra Eğitim şirketi ile Cengiz Dadalı’nın Fornas Eğitim şirketini anladık; peki Yeni Bakış Kurumsal Eğitim Şirketi kim/kimin?
Evde ya da işyerinde; bu yazıya denk gelip bu satıra kadar okudunuz ise sizden önemli bir ricada bulunmak istiyorum.
Yerinizden kalkıp odada bir tur atın, sonrasında gidip kendinizi ödüllendirip bir fincan çay, kahve ya da canınız ne istiyorsa onu yapın, kafanızı boşaltın ve bundan sonraki satırları öyle okuyun.
Karmaşık gibi görünen; aslında basit bir sistemi “bütün çıplaklığı ile” göreceksiniz…
Doğrudan temin yöntemi ile yapılan ihalenin numarası: 26DT378434.
İhaleyi yapan kurum: SPİLAŞ Yapı Çevre Planlama Proje Enerji İnşaat Müşavirlik Basın Yayın İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi.
İşin adı: Danışmanlık Hizmeti.
Sözleşme Tarihi: 7 Ağustos 2025.
Toplam Sözleşme Bedeli: 670 bin Türk Lirası.
İş Başlangıç Tarihi: 23 Ocak 2026.
İş Bitiş Tarihi: 23 Ocak 2026.
Yüklenici (kazanan) adı: Yeni Bakış Kurumsal Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi.
Yani; Manisa Büyükşehir Belediyesi ve kuruluşlarının koridorlarında “üstat” diye bilinen Hüseyin Soylu’nun “tedrisatından geçmiş” Ahmet Usta’nın şirketi…
Mersin Yenişehir Belediyesi operasyonunda gözaltına alınan üç şirket yöneticisinden biri.
2026’nın Ocak ayında alınacak hizmet için 2025’in Ağustos ayında neden sözleşme yapılır, 670 bin liraya ne hizmeti verecekler soruları aklınızda kalsın devam edelim.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi olan SPİLAŞ’ın doğrudan temin ile aldığı hizmetin yüklenicisi (kazananı) kimdi?
Yeni Bakış Kurumsal Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi.
Size Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde “resmi olarak kurulmuş bu isimde bir şirket yok” desem ne dersiniz?
Durun; çayınızı, kahvenizi dökmeyin…
Bana da inanması zor geldi ama gerçek böyle.
Böyle bir şirket “resmiyette yok ise” ihalelere nasıl girer, nasıl kazanır, nasıl para ödenir?
İşin “püf noktası” da tam burası.
Türkiye’de mevcut Ticaret Hukuku’na göre bir şirketin “ticari unvanı” (resmi adı) ile (örneğin Yaşar Tuhafiye A.Ş., Konfor Mobilya Ltd. Şti) dışında, “işletme adı” (tabela adı) farklı olabilir. Bu isim, (örneğin Yaşar’ın Yeri, Konforlu Yaşam Evleri) şirketin ana unvanı değildir; ancak o ismi kullanarak “ihale almasına ve tabela asmasına yasal olarak” engel yoktur.
Türkiye’de resmi olarak kurulmuş bir şirketin “gerçek ismine ulaşmanın” iki yolu vardır.
Bunlardan biri şirketin sicil numarası diğeri ise vergi numarası.
Ticari unvan ile işletme adı farklı olsa da “sicil ve vergi numarası her şirket için bir tanedir” ve bu hiçbir koşulda değiştirilemez.
Tıpkı T.C. kimlik numaranızın değişmeyeceği gibi.
Ahmet Usta’nın Yeni Bakış Kurumsal Eğitim Ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi’nin “soruşturma dosyasına giren MASAK raporu, vergi sicil kaydı gibi evraklarına göre” Yeni Bakış Eğitim Danışmanlık şirketinin sicil numarası 22..62-5.
Aynı şirketin vergi numarası ise 948….183.
Böyle bir şirket yok ise o zaman nasıl sicil numarası ve vergi numarası var?
Yine polisinin yürüttüğü ve çeşitli kurumlardan uzmanların yer aldığı çalışmanın ayrıntılarına göre; bu iki numara da Yeni Bakış Kurumsal Eğitim şirketinin değil.
Peki kimin?
Bu numaralar şu anda (terk) kapatılmış olarak gözüken Embrazan Emlak isimli şirkete ait. İlginçtir, bu şirket de geçmişte Krnfol Kuyumculuk olan şirketinin isim değiştirmiş hali.
Yani isim değişmiş ama “tüzel kişilik” aynı kalmış.
Kuyumculuk ve emlakçılık işine bir de danışmanlık eklenmiş.
Böyle olunca ne olur?
Kamu kurumları; “doğrudan temin alımı yaparken” teklif dosyasında gördükleri sisteme girer ancak “yasal ödeme emri düzenlenirken” sistem otomatik olarak dosyada yer alan “sicil numarasının bağlı olduğu” unvanı tanır.
İşte paranın yatırıldığı bu şirket “kasa” olarak tanımlanır.
Yani vitrinde Yeni Bakış şirketi görünürken, yasal hak edişler resmi evraklarda yer alan vergi numarasının sahibi Embrazan hesabına yatırılır…
Çayınızı ya da kahvenizi tazelemek isterseniz tam zamanı.
Biraz ara verip “dönme dolap” tekniği ile zincir nasıl tamamlanır o bölüme gelelim.
Dönme dolap tekniğine göre; yüklenici ile anlaşan kamu kurumu/çalışanı; yasal zorunlulukları yerine getirip sonuç ilanını EKAP’ta (Elektronik Kamu Alımları Platformu) yayınlar.
Aynı isim üzerinden alım sözleşmesi imzalanır.
Doğrudan temin ile alınan mal/hizmet kuruma teslim edilir.
Kayıtlardaki resmi unvanı ile işletme adı farklı olan şirket hak ediş belgesini düzenleyip faturasını keser.
Kesilen “faturadaki sicil ve vergi kaydı bulunan şirketin banka hesabına” alımı yapan kamu kurum belirtilen doğrudan teminin bedelini yatırır.
Yatırılan para resmi ünvanlı, işletme adı farklı olan şirketin yetkilisi/yetki verdiği kişi tarafından bankadan çekilerek “asıl ödenecek olana” aktarılır.
Bu arada resmi unvanı olan şirket için de terk (kapatma) işlemine başlanır ya da çoktan başlanmıştır da “paranın yatması” beklenmiştir.
İşte bu yönteme “dönme dolap” bu yöntemin işlemesi için yapılan işleme/işlemlere de “izleri silme stratejisinin dijital hilesi” denmektedir…
Mersin Yenişehir Belediyesi’nin dosyasında “kimilerinin uykusunu kaçıracak” ayrıntılara ulaştıkça birlikte göreceğiz.
Ayrıntılar; muhtemelen “ifadeler” ile derinleşecek.
Belki “samimi itiraflar” ya da “gizli tanık” olmak isteyenler çıkacak…
Mersin’i bilemem ama uykusu derin şehirde bazı isimleri “uykusuz ve uzun geceler” bekliyor orası kesin…




