Belediyeler 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 26’ncı ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70’nci maddesine göre şirket kurarlar. AKP iktidarı belediyelerin her geçen gün artan “şirket kurma isteklerini engellemek için” 21 Nisan 2008’de 2008/31 sayılı İçişleri Bakanlığı genelgesi ile belediyelerin şirket kurmalarına kısıtlama getirdi. Danıştay 8. Dairesi ise, 24 Eylül 2008 tarih E:2008/4976 sayılı kararı ile İçişleri Bakanlığı genelgesini iptal etti. Danıştay kararından sonra belediyeler yaklaşık 18 yıl boyunca hiçbir izin almadan hibe yoluyla yüzlerce şirket edindi, alt şirketler kurdu.
31 Mart 2024’de yapılan yerel seçimlerde CHP’nin önemli büyükşehirler olmak üzere çok sayıda “belediye yönetimini kazanması” şirket kurma talebini de artırdı. Çünkü AKP iktidarı CHP’li belediyelerin başta uluslararası kredi anlaşmaları olmak üzere merkezi bütçeden alabilecekleri yardımları “politik amaçlarla” engelliyordu.
Şirketler; belediyeleri dev bir holding haline çevirirken, şirketler üzerinden yürütülen ihaleler/alımlar da “siyasetin finansmanı için” yeni bir yol açtı. Bugün pek çok belediyeye ve belediye şirketine yapılan operasyonlar, açılan davaların temelinde de aslında bu “şirketleşme aşkı” yatıyor. Hem halkın bütçesinin “siyasi rant aracı haline” dönüşmesi hem de belediyelerin şirketler üzerinden “sınırsız istihdam alanı yaratması” sonuçta onlarca davaya dönüştü.
22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 17’nci maddesinde yapılan değişiklik ile “belediyelere uygulanan kısıtlamaların” kapsamı genişletildi. Artık belediyelerin sadece yeni şirket kurmak için değil, mevcut şirketlere sermaye artırımı ve bedelsiz devir dahil her türlü hisse edinimi “Cumhurbaşkanı iznine” bağlandı. Zaten kendi içinde “kavga halinde” olan CHP’den sonra belediyeler ve şirketleri kısmen değil tamamen iktidarın “denetimine” girmiş oldu. İlk bakışta önemsiz gibi görünse de bu değişiklik ile muhalefet belediyeleri sadece “mali kıskaca” alınmadı, artık şirketlerin iflas olasılığı ve “belediye şirketlerinde çalışan binlerce emekçi için de işsiz kalma” riski doğdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan izinsiz “adım atamayacak” pek çok belediye şirketinin “yakın zamanda küçüleceğini hatta kapatılacağını bunun de en çok emekçileri vuracağını” söylemek kehanet olmaz.
Bütün bunları neden anlattım?
Bir süredir özellikle Manisa’nın “meclis üyeleri tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun kenti “kasaba siyasetçisi” tarzıyla yönetmesini, artık “bilmediğine iyice inandığım mevzuatı dert etmediğini” bunun sonucunda da pek çok belediye bürokratının da ileride “başını yakacak” ihalelerle ilgili yazıyorum.
Yazıları okuyan onlarca belediyle bürokratının da benimle aynı endişeyi taşıdığını, bu yüzden de “bir kısmının kimi evraklara imza atmaktan çekindiğini” duyuyorum. Hatta aralarında “görevlerinden istifa edenlerin” olduğunu görüyorum.
Çok haklılar. Kendilerine ait olmayan kavgada, yargılanmak hatta ceza almak korkusu var.
Belediye bürokrasisi bu kadar titizlenirken, “imza atmayan ama siyasi kararları alanlar” korkmuyor mu? Bana göre maalesef korkmuyor hatta fütursuzca davranmayı sürdürüyorlar.
Sizlere yine Manisa’da belediye/belediye şirketi üzerinden yapılan ve muhtemelen ileride “imzası bulunanlar için sıkıntı yaratabilecek” ihalelerden söz etmek istiyorum.
Sözünü ettiğim ihalelerin ortak özelliği tamamının “doğrudan temin” yolu ile yapılmış ve tamamının belediye/belediye şirketlerine ait araçların kasko/zorunlu trafik sigortası işlemlerini kapsıyor olması. Sonu ise sürpriz şekilde bitecek…
Devletin resmi Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) verilerine göre irdeleyeceğimiz ihalelerin numaraları; 25DT1751946, 25DT1765460, 25DT779746, 25DT2468771, 25DT2162021, 26DT685108, 26DT770777, 26DT770105, 26DT684996, 26DT684846 ve 26DT684939.
Tamamı doğrudan temin yoluyla yapılan ve toplamı yaklaşık 360 bin lira tutan on bir araç sigortalama ihalesi.
Numaralarını verdiğim “doğrudan temin” araç sigorta ihalelerinin alımının yapıldığı şirketin adı da Meltem Fırat Sigorta Aracılık Hizmetleri.
Buraya kadar herşey yolunda ve anlaşıldı sanırım.
Peki bu ihalelerdeki eksiklik/aksaklık/yanlışlık nerede?
- Kamu araçlarının süresi bitmiş ve yenilenmesi gereken trafik sigorta poliçeleri mevzuat gereği 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında “açık ihale yöntemi ile” alınmak zorunda. Öyle mi yapılmış? Hayır. Açık ihale yerine “doğrudan temin yönteminin kullanılması” tercih edilmiş.
- Manisa Büyükşehir Belediyesi, MASKİ, BESOT gibi iştiraklerin yanında belediye şirketlerinin araç sigortalama ihalesi için “açık ihale” yaptınız ve diyelim ki katılan olmadı. O zaman “doğrudan temin” yapabilir misiniz? Hayır. Böyle bir durumda yine mevzuat gereği yapmanız gereken; sigorta poliçelerin yapılmasını işini (kamu kurumu sayılan) Türkiye Sigorta Birliği’ne devretmeniz. Onun “uygun fiyatla yaptıracağı” işlemle de araçlarınızın/iş makinalarınızın sigortasının tamamlanması.
Türkiye’deki “mevzuat hazretlerinin emrettiği” yol ve yöntemler izlenmezse ne olur?
İşte bu ihalelerin “can alıcı noktası da” burası.
Biraz “tarihte geriye doğru yolculuk yapalım” ve 2024 yılına gidelim.
MASKİ, 2024 yılı sonunda araçlarının/iş makinalarının zorunlu trafik sigortası için “açık ihaleye çıkmış ancak ihaleye hiçbir sigorta şirketi” katılmamış. Yasa gereği bu kez kamuya ait araçların zorunlu trafik sigortalarının yapılması işi Türkiye Sigorta Birliği’ne devredilmiş. Konu o dönemin MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı (emekli oldu) imzalı resmi yazı Türkiye Sigorta Birliği’ne yazılmış. Bu arada ne olduysa Manisa Büyükşehir Belediyesi iştiraki MANULAŞ’ın Yönetim Kurulu Başkanı Engin Ermiş MASKİ, BESOT ve MANULAŞ’a ait kamu araçlarının “süresi bitmiş olan araç ve iş makinelerinin zorunlu trafik sigortalarını doğrudan temin yöntemiyle” yaptırmış. Üç şirketten teklifler alınmış, kabul edilip sözleşme imzalanmış. Ancak mevzuat gereği “açık ihaleye hiçbir katılımcı olmadığı için” MASKİ E. Genel Müdürü Talat Postacı imzalı Türkiye Sigorta Birliği’ne yazılan yazı unutulmuş. Hem Türkiye Sigorta Birliği hem de “doğrudan temin ile” ihaleyi kazanan Meltem Fırat Sigorta, Serhan Sisli Sigorta ve Dirlikli Sigorta araçların sigortalarını yapmış ve faturalarını da kesmiş. Yani ortaya “aynı araç için kesilen iki farklı fatura” çıkmış. Üstelik Türkiye Sigorta Birliği’nin 100 liraya yaptığı sigortaların “doğrudan temin” ile yapılan ihalelerde neredeyse “üç katı fiyata yaptırıldığı” gerçeği de ortaya çıkmış. Sıra gelmiş paranın ödenmesine ama ortada iki farklı fiyat ve iki farklı fatura olduğu ortaya çıkınca yeni bir yol aranmış ve bulunmuş. Bu kez MASKİ’nin E. Genel Müdürü Talat Postacı imzalı ikinci bir yazı Türkiye Sigorta Birliği’ne yollanmış.
Ne denmiş yazıda?
“Daha önce yasa gereği kurumumuza ait araçların zorunlu trafik sigortalarının yapılmasına dair kurumunuza göndermiş olduğumuz ilgi yazıyı geri çekiyoruz…”
Hep diyorum “Bir kurumu içindeki vicdanlı, namuslu emekçiler ayakta tutar. Görevden alsanız da sürgüne gönderseniz de o namuslu emekçiler günün sonunda vatandaşın parasının nasıl harcandığına titizlenir ve gerçeği ortaya çıkarır…”
Bu konuda da aynen bunlar olmuş…
Namuslu emekçilerin “Yapılan işlem mevzuata aykırı bu işlemlere ait ödemeler yapılırsa kamu zararı oluşacaktır bu nedenle soruşturma geçiririz” şeklindeki bütün uyarı ve ikazlara rağmen dönemin genel müdürünün talimatıyla “doğrudan temin ile alımı yapılan işlemlerin” ödemesi yapılmış.
Peki ne olmuş?
Paralar ödenmiş ama şikâyete konu olan işlem için “soruşturma” açılmış.
Müfettişler yaptıkları incelemelerde görmüşler ki, üç ayrı ödemenin yapıldığı POS cihazları bile aynı şirket adına kayıtlıymış. Doğal olarak dönemin MASKİ Genel Müdürü dahil 14 MASKİ personeli hakkında soruşturma başlatılmış. Konu şu anda yargı sürecinde…
Yukarıda 2025’de ve 2026’da “doğrudan temin” yoluyla yapılan “on bir ihalenin” numarasını ve kazanan şirketinin ismini verdim.
Kimdi bu şirket?
Meltem Fırat Sigorta.
Yani 2024’te yapılan “benzeri ihale nedeniyle yargıya intikal etmiş soruşturmada adı geçen” üç şirketten biri.
Belki okuyuculardan bazıları bu sorunun yanıtını biliyor, bazıları bilmiyor.
Ben bilmeyenler için yazayım, bilenler de bilgilerini tazelemiş olsun.
2024’de yapılan ve “mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle açılan soruşturmada” adı geçen Meltem Fırat Sigorta’nın sahibi kim?
İsminden de anlaşılacağı gibi Meltem Fırat.
Peki Meltem Fırat kim?
Bulunduğunuz yerde tutunacak bir yer varsa sıkı sıkı tutunun.
Meltem Fırat, Manisa Büyükşehir Belediyesi şirketi MANULAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Engin Ermiş’in ablası.
Daha bir yıl önce “mevzuata aykırı” olduğu gerekçesiyle soruşturma açılan şirkete üzerinden bir yıl geçmesine rağmen “neden yeniden ihale” verilir?
Bu sorunun yanıtını Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu verebilir mi?
Veremez ama belki “işte belgesi” diye soruşturma evrakının “kapak yazısını” paylaşabilir.
Ya da “yeni bir soruşturma” açılır, birlikte öğreniriz.
Bekleyelim bakalım, işimiz gücümüz beklemek oldu zaten…




