Neredeyse bir yıl önce; Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Bilgi İşlem Daire Başkanı’nın “kilitli makam masasından” kablosuz iletişim kurmamızı sağlayan mobil şebeke operatörlerinden birinin, kuruma “hediye ettiği telefonlar” kayboldu. 

Kamera kayıtları, teftiş kurulunun incelemesi derken; olayın faili olarak belediyenin taşeron şirketi elemanı (MASKİ çalışanı) genç bir kadın belirlendi. 

Soruşturma yapılmıştı yapılmasına ama disiplin cezası ya da adli işlem yapılamıyordu.

Nedeni, telefonların “MASKİ demirbaşında görünmüyor” olmasıydı.

Yani MASKİ kayıtlarında görünmeyen telefonların, “kaybolması da” mümkün değildi.

Yani ortada ceset yoksa cinayet de yoktu…

Olayı dinlediğimde hem şaşırıp hem de üzülmüştüm.

Üstüne üstlük aynı kurumun bir başka çalışanının “O kadar telefonunun kaybolmasını bir tek kişiye yüklediler, oysa o telefonlar kimlere kimlere gitti” dediğinde üzüntüm daha da artmıştı.

Manisa’ya gidip suçlamalarla ilgili genç kadınla görüşmek istedim ancak biraz zamansızlık, biraz da konunun “hassasiyeti” nedeniyle cesaret edemedim.

İhmalkârlık etmişim…

Sadece ihmalkârlık değil, gazetecilik mesleğinin yüklediği sorumluluğu da (gerekçesi ne olursa olsun) yerine getirmemişim, özür dilerim.

Neden mi?

İsmini, anısına duyduğum saygı nedeniyle vermeyeceğim: Hakkında “hiçbir yargı kararı bulunmadan işinden edilen” o genç kadın geçen hafta, evinde, akşam saati, işsiz bırakılmasının ve hakkındaki iddiaların ağırlığı ile intihar etti.

Evet, bu kokuşmuş düzen genç bir kadının (suçlu gösterilse bile) ayakları üzerinde durmasına, yaşama sarılmasına, topluma karışmasına izin vermedi.

Onun da bir annesi, babası, kardeşi, eşi çocuğu vardı ama o artık gülüp konuşamayacak, kızamayacak, ağlayamayacak, sevinemeyecek, çay içemeyecek…

Peki, bunca yaşananlar genç bir kadını hayattan koparırken, görkemli MASKİ binasının içinde her şey düzgün gidiyordu da, “tek yanlışı genç bir kadın mı” yapmıştı?

Elbette hayır…

21 Mayıs 2024’de Resmî Gazete‘de yayımlanan Recep Tayyip Erdoğan imzalı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 1 Haziran 2024’den geçerli olmak üzere “kamu alacaklarında uygulanacak yasal faiz oranının yıllık yüzde 24” olarak uygulanacağı belirtildi. 

Bütün kamu kurumları da kendilerini ilgilendiren konularda yeni düzenlemeye göre çalışanlarını/birimlerini bilgilendirdiler. Doğal olarak bu bilgilendirme, kendilerini de ilgilendirdiği için Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı tarafından 21 Mayıs 2024’de yazı ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığına iletildi. Yazıda, Resmî Gazete’de yayınlanan karar ile “yeniden düzenlenen faiz oranının bilgisayar sistemi üzerinde de güncellenmesi” istendi.

Peki ne oldu?

Günler, haftalar ve aylar boyunca güncelleme yapılmadığı için MASKİ’nin bilgisayar sistemi bu oranı yüzde 24 yerine, eski hali olan yüzde 9 üzerinden uygulamaya devam etti.

Namuslu bir memurun durumu fark etmesi ve amirlerini uyarması sonucu düzeltilen bu hatanın, MASKİ’yi ne kadar “kamu zararına uğrattığını” bilen var mı?

Var aslında ama “soruşturma açılmadığı ve üzeri örtüldüğü için” kimse bilmiyor.

Sorumlusunu bilen/ortaya çıkaran var mı?

Maalesef o da yok…

Aynı “ihmalkârlığın” abonelik sözleşmelerinde de uygun şekilde oluşturulmaması nedeniyle ortaya çıkan “kamu zararının belirlenemediğini” de ben eklemiş olayım…

Bu kadarla biter mi?

Konu MASKİ olunca elbette bitmez.

Manisalılar iyi bilir.

Gelişen kentte home-ofis sayısı oldukça çok.

Bunlardan biri de Güzelyurt semtindeki Statü Çarşı…

Bu home-ofislerden birini Şubat 2025’ten Nisan 2026’ya kadar Manisalı bir siyasetçi kiralıyor.

Dayalı döşeli, eşyalı dairenin su, elektrik ve doğalgaz faturalarını daireyi kullanan kiracı siyasetçi mi, yoksa kendi partisinin yönettiği belediye mi ödedi bilinmiyor.

Kendisinin ödediğine inanıyoruz…

Asıl sorun home-ofisin kiralanması sürecinde değil, ondan sonra başlıyor.

Yaklaşık 14 ay kiraladığı home-ofisten taşınan ilçe başkanının ardından, daire bir başka kişiye kiralanıyor, sorun yok.

Yeni kiracı su aboneliğini üzerine almak için MASKİ’ye gittiğinde sorun başlıyor.

Çünkü home-ofisin 2026 Şubat, Mart ve Nisan aylarına ait MASKİ’nin su faturaları üzerinden tahsil edilip Yunusemre Belediyesi’ne aktarılması gereken “evsel katı atık toplama bedelinin” ödenmediği ortaya çıkıyor.

Ne kadar dersiniz?

Hepsi (gecikme faizi de dahil) yaklaşık 700 liracık.

İki kişinin akşam yemeği parası bile değil…

Peki ne oluyor?

MASKİ görevlileri eski borcun kapatılmadan yeni abonelik işlemi yapamayacaklarını söylemelerine rağmen “görünmez el devreye giriyor” ve borç görmezlikten gelinip yeni abonenin işlemleri yapılıyor.

Sonuç?

Mevzuata aykırı “kapatma işlemi” sonucu, ilçe başkanının borcu halen duruyor…

“Bu kadar anlattın da neden o ilçe başkanının ismini yazmadın” dediğinizi duydum.

Çekindiğimden değil, merak edin diye sona sakladım.

MASKİ’ye olan (aslında kendi parti başkanı olduğu ilçe belediyesinin) borcunu ödemeden taşınan, halen borcunu ödemediği görünen kişi, CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak.

“Haberim yoktu” diyecek ise şimdi haberi oldu bence öder artık…

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) ile ilgili üç ayrı olay okudunuz.

İkisi halkın parasının “ne yapıl(ma)dığı”, biri ise hakkında “hiçbir yargı kararı bulunmadan işinden edilen” genç bir kadının dramı.

Kişilerin eylemleri hakkında ahlaki değerlere dayalı olarak kendi kendini yargılamasını ve değerlendirmesini sağlayan içsel güç, ahlak pusulası veya iç mahkemesine “vicdan” diyoruz.

Şimdi soruyorum:

Bunca kokuşmuşluk, boş vermişlik, bencillik, koltuk ve makam sevdasını toplasanız, genç bir kadının “iki saniyelik gülüşü” eder mi? 

Bir DEMET çiçeğin yerini tutar mı?

Vicdanınız rahat mı?

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin