Kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” maddesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile kabul edildi ve 18 Ekim 2022’de yürürlüğe girdi. Anayasa Mahkemesi ise CHP’nin iptal istemine “oy çokluğu ile” ret kararı verdi. Ekim 2022 ile Nisan 2025 arasında kimi kaynaklara göre 67, kimi kaynaklara göre ise 83 gazeteci hakkında bu yasadan işlem yapıldı ve gazeteciler tutuklandı. Aydınlı kadın gazeteci Yelis Ayaz da yaptığı haber ve köşe yazısı nedeniyle aynı maddeden geçtiğimiz haftalarda tutuklanan gazeteciler arasına katıldı. Ayaz, tutuklanmasının ardından kaleme aldığı “Hapishane günlükleri” başlıklı yazısının bir bölümünde şu sözlere yer verdi: “Bir gazeteci gerçeğin peşine düştüğü için pişman olmaya başlarsa, toplumun haber alma hakkı da sessizce ölür. Bugün demir kapıların arkasındayım ama vicdanım özgür. Asıl korkulması gereken şey, bir gazetecinin değil; toplumun gerçeği konuşmaktan vazgeçmesidir…”

Türkiye’de ve dünyada “basın özgürlüğü” sürekli tartışılan konuların başında gelir. Toplumdaki yaygın inanışa göre de genelde ve yerelde iktidarlar, kamuoyunu ve siyasi gücü etkileyen en “önemli araçlardan biri olduğu için” basını kontrol etmeye çalışır. Kontrol etmenin yolu da kimi zaman yasalarla “ikna etmekten” ya da basın kuruluşlarının “ekonomik gelirlerini kesmek/beslemek” üzerinden yapılır. 

Bu girişi neden yaptım?

Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, tıpkı merkezi iktidarın yaptığı gibi koltuğa oturur oturmaz “basını kontrol altında tutmak amacıyla” harekete geçti. Bunu beğenmediklerini ilan vermeyip “cezalandırmak” yolu ile yaparken, beğendiği ya da desteğini istediklerini de “ekonomik olarak destekleyerek” göstermeye çalıştı. “Manisa’da 5 ayda 5,7 milyon liralık 6 ihale tek kişiye; tesadüf mü?” başlıklı yazımda Manisa Büyükşehir Belediyesi ve şirketleri üzerinden çoğu “doğrudan temin yöntemi” ile kentteki medya pazarlamasının hangi yöntemle ve kimler aracılığı ile kontrol edildiğini anlatmaya çalıştım. Çünkü kullanılan yöntem; sadece “destek yolu ile kontrol” etmek değil, aynı zamanda toplumun haber alma hakkına “iktidarı eleştiren muhalefetin de” canı gönülden katılmış olmasıydı. Gazeteciler için şaşırtıcı olmayan ister merkezi ister yerel iktidar sahiplerinin kullandığı bu yöntem “azalmasının aksine her geçen gün artarak” sürüyor. Vereceğim örnekler ile durumu açıklayayım.

Manisa’nın merkezinde, kuruluşunda benim de az da olsa katkım olan yerel televizyon kanalı var. Kendi sitesinde yer alan bilgilere göre; logo/çağrı işareti ETV MANİSA olan televizyon kanalının sahibi de Erdinç Yayıncılık Tanıtım Reklam ve Organizasyon Hizmetleri. Yayın ortamı karasal ortam, lisans tipi ise T3. Karasal yayın, televizyon kanalının çanak anten ya da internet olmadan; normal TV anteni üzerinden yayın yapması demektir. T3 lisansı ise kanalın Türkiye genelinde değil, sadece bulunduğu şehrin il sınırları çevresine yayın yapan yerel televizyon kanalı olduğunu gösterir.

Erdinç Yayıncılık Tanıtım Reklam ve Organizasyon Hizmetleri şirketinin Ticaret Sicil kayıtlarına göre 2 Haziran 2028’e kadar yönetim kurulu başkanı Erdinç Yumrukaya.

Yumrukaya’yı Manisalıların çoğu tanır. Manisa Genç İş adamları Derneği (MAGİAD) başkanlığıyla başlayan sosyal/siyasal hayatı bir dönem ANAP Manisa İl Başkanı olarak görev yapmasına kadar uzandı. AKP iktidarının ilk yıllarında Manisa Sümerbank arazisi (Ortak Girişim Grubu) davasında yargılanıp mahkûm olan isimler arasında yer aldı. Halen; yönetim kurulu başkanı olduğu televizyon kanalında programlar da yapıyor. Kısacası ticaretle içli dışlı, “merkez sağ siyasetinde” Manisa’da bilinen isimlerinden.

Erdinç Yumrukaya’nın yönetim kurulu başkanı olduğu ETV kanalı, uzun yıllardır Manisa’nın yerel yönetiminde etkili, belediye başkanları ile ilişkileri de gayet olumlu. 74 yıl sonra Manisa’da CHP’ye seçim kazandıran Ferdi Zeyrek’in babası (Manisalılar traşçı Ahmet olarak bilir) ile de uzun yıllar dostluk yaptığı için, belediyenin el değiştirmesinin siyasal/ticari ilişkilerini etkilediği pek söylenemez. Yine de CHP’li belediyenin Yumrukaya’nın televizyonu ile arasına “mesafe koyacağını” düşününler olmadı değil ama yanıldılar. Hatta Ferdi Zeyrek’in hayatını kaybetmesinin ardından “belediye meclisi tarafından seçilen” Besim Dutlulu ile bile bir biçimde uzlaştı, gemisini yürüttü/yürütüyor. Nereden mi biliyorum? Resmi kaynaklardan…

İhale numarası                       : 26DT334819
İhaleyi yapan idarenin adı    : Manisa BŞB Bas. Yay. Halkla İlş. Dai. Bşk.
İhalenin Konusu                     : Yerel TV yayını abonelik alımı. (12 ay)
İhale usulü                              : DOĞRUDAN TEMİN (22/d parasal limit kap.)
İhale durumu                         : Sözleşme imzalanmış.
Sözleşme imza tarihi             : 2 Ocak 2026.
Sözleşme bedeli                    : 720 bin lira. 
İhaleyi kazanan                     : Erdinç Yayıncılık.

Hızla büyüyen televizyon sektörü pek çok dijital yayın platformunun da ortaya çıkmasına neden oldu. Ağırlıklı spor yayını yapan BeinSports, film ve dizi ağırlıklı yayın yapan Netflix, internetin yanında dijital yayın hizmeti veren Türksat Kablo TV gibi pek çok örnek var. Bu platformları izlemeniz için “belli bir ücret ödemeniz” gerekiyor. Dijital platformlar da Türkiye’de yayın yapabilmek için RTÜK’ten (Radyo Televizyon Üst Kurulu) “K tipi” lisans almak zorunda. Eğer kablo TV üzerinden “yerel yayın” yapacaksanız bu lisansın adı da K3. Manisa’da “yerel yayın yapan” ETV’nin kendi sitesinde yer alan bilgilere göre yayın lisansının T3 yani “karasal yerel yayın” olduğunu yazdım. Aynı bilgilere göre ETV Türksat kablo TV 888. kanaldan da izlenebiliyor ama “kablo yayın lisansı” yok belki de var ama internet sitesinde görünmüyor. Özetle siz Manisa’da yerel yayın yapan ETV’yi televizyonunuza takacağınız küçük bir anten (çatal bile taksanız olur) ile “hiçbir ücret ödemeden” Manisa merkezde rahatça seyredebilirsiniz. Ya da kablo tv üzerinden seyretmek isterseniz Türksat Kablo TV’ye “üye olmak” zorundasınız. İnternetten kendinizin de bulabileceğiniz bilgiye göre kablo tv aboneliğin aylık ortalama abonelik fiyatı da 60 lira ile 150 lira arasında değişiyor. 

Kafanız biraz karıştı farkındayım ama bu bilgiler olmadan konuyu anlamak zor.

Biz dönelim ihalemize.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin Erdinç Yayıncılık üzerinden “doğrudan temin” ile aldığı “yerel tv yayınını abonelik” bedelinin ücreti kaç lira?

Yıllık 720 bin lira. Yani aylık 60 bin lira. 

Manisa merkezinde sıradan bir anten ile “vatandaşların ücretsiz izlediği” ya da kablo tv abonesi olarak ayda 60 ila 150 lira ücret ödeyerek seyredebileceği yerel bir televizyon kanalına Manisa Büyükşehir Belediyesi aylık 60 bin, yıllık 720 bin lira “abonelik ücreti” neden öder?

Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu “halkın parasıyla oluşturulan” belediye bütçesinden yılda 720 bin lirayı hem de “doğrudan temin” yoluyla neden tek bir TV kanalına aktarır?

Bu; CHP’nin üzerinde hassasiyetle durduğu “basın özgürlüğü” kavramına darbe ya da Manisa’da By Başkan’ın “kişisel reklamı için belediyenin ekonomik olanakları ile basını kontrol altına alma” çabası değil de nedir?

Yetmedi ise iki örnek daha vereyim.

İhale numarası 26DT564905 ve 26DT313764. 

Her ikisi de Akhisar Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü tarafından 2026’nın sadece Ocak ve Şubat ayında “doğrudan temin” ile “ETV Manisa reklam ve program destek bedeli” olarak görünen ve “toplamı tamı tamına 70 bin lira” olan alımlar. 

Şimdi sormazlar mı; yayın alanı sadece Manisa merkez olan bir televizyon kanalına Akhisar Belediyesi’nin “destek” için sadece iki ayda 70 bin lira ödemesi neyin nesidir?

Akhisar’ın büyük bölümünde olmayan “kablo tv” için ödenecek abonelik ücretinin bile onlarca katı olan bu destek neyin karşılığıdır?

Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun daha önce başkanlığını yaptığı Akhisar Belediyesi’nin “yayını şehirde olmayan tv kanalına” destek olması sadece tesadüf müdür?

Buyurun size adı yayıncılık olan şirketin “yayıncılıkla ilgisini çözemediğim” başka bir ihalesi.

İhale numarası                        : 26DT249870.
İhaleyi yapan idarenin adı     : Manisa BŞB Kül. Snt. ve Sos. İşl. Dai. Bşk.
İhalenin Konusu                     : Çift yönlü bilgilendirme tabelası alımı
İhale usulü                              : DOĞRUDAN TEMİN (22/d parasal limit kap.)
İhale durumu                          : Sözleşme imzalanmış.
Sözleşme imza tarihi              : 2 Şubat 2026.
Sözleşme bedeli                     : 980 bin lira. 
İhaleyi kazanan                       : Erdinç Yayıncılık.

980 bin liralık tabela nedir diye merak ettiniz. Detaylarını da yazayım. 

10 adet çift yönlü 4 mm kompozit üzeri UV folyo kaplama 10 adet 40X40 profil karkas 100X100 yuvarlak profil ayak. 7 adet çift yön 4 mm ahşap üzeri UV folyo kaplama 40X40 profil karkas. 10 adet tek yön 4 mm kompozit üzeri UV folyo baskı kaplama 40X40 yuvarlak alüminyum ayak.

Ne işe yarar, nerede kullanılmıştır bilmiyorum, bileniniz varsa yazsın bilgilenelim.

Bu özellikleri taşıyan tabela alımının gerçek piyasa rakamlarının 980 bin lira olup olmadığını iddia etmek elbette benim işim değil, o iş Sayıştay denetçilerinin işi…

Gazeteci Oktay Ekşi bir seminerinde “gazeteci yazdığından değil yazmadığından kazanır” demişti. Yazdıklarımı onun sözleri ile yeniden okuyunca geçtiğimiz hafta yaptığımız üç günlük Manisa seyahatimiz geldi aklıma. İronik şekilde İzmir’de yememiz gereken balığı Manisalı arkadaşlarımız ikram etti. İsimlerini vermeyeyim bir de “bizimle görüştükleri için” CHP’den ihraç edilmesinler. İhraç demişken de Manisa Yunusemre Belediyesi Meclis Üyesi Erdinç Yavaşlı’nın CHP’den istifası/ihracı geldi aklıma. Günlerdir izliyor/okuyorum. Belediye başkanından ilçe başkanına kadar herkes konuştu bir tek Yavaşlı konuşmadı. Bir de Erdinç Yavaşlı hakkında açıklama yapanlara tek bir gazeteci “Disipline vermenizin nedeni olan suç isnadı nedir? Bu suçlama için elinizdeki somut belgeler nelerdir?” diye sormadı. Aslında “herkesin duyduğu/bildiğini” neden gazeteciler sormaz? Yukarıda anlattığım “kuşatma” nedeni ile olabilir mi?
Bir sonrası yazıda Yunusemre Belediye Meclis üyesi Erdinç Yavaşlı’nın istifasının ardındaki gerçek hikâyeyi okumak ister misiniz?

Israra gerek yok. Biz yazdıklarıyla para kazananlardanız, yaz(a)madıklarından değil…

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin