Bir, iki, üç, dört ve beş…

Sayı saymayı yeniden öğrenmiyorum, kaç gün geçmiş diye kontrol ediyorum.

Evet tam beş gün geçmiş.

“CHP’li belediyelere yeni turplar mı hazırlanıyor?” ve “Erkan Karaaslan CHP’yi uyardı!” başlıklı yazılarımın üzerinden geçen süre bu.

İki yazıda da adı geçen Hüseyin Soylu beş gün önce Whatsapp üzerinden ulaştı ve “bilgilendirme ve düzeltme” için görüşmek istediğini söyledi.

Konuşamadık ama yazılı bir metin yollaması halinde, benim de yönelteceğim sorulara vereceği yanıtları da “ekleyerek” yazacağımı ilettim.

İşleri “çok yoğun” olsa gerek vakit bulamadığından diye “iyi niyetli” tarafından düşünerek yanıt veremediğini sanıyorum.

Aradan da beş gün geçtiğine göre, yazışsaydık yönelteceğim sorulardan en azından biri ile biraz konuları kurcalayalım isterseniz…

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu AKP iktidarı tarafından 1 Ocak 2003’te yürürlüğe girdi.

O günden 2025’e kadar “iki yüzden fazla” değişiklik yapıldı.

Kanuna göre harcama gerektiren kamu alımlarının öncelikle “açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve pazarlık usulü” ihale yöntemleri ile gerçekleştirilmesi gerekir. 

Ancak, bazı durumlarda alımlar kanunun 22. maddesinde yer verilen “doğrudan temin” yöntemi ile de yapılabilmektedir.

Adından da anlaşılacağı üzere Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesinde sayılan durumlar sonuçta “ihale” değildir, “temin” yöntemidir.

Zaten 22. maddenin a, b, c diye giden fıkraları o kadar çok konuyu “istisna” haline getirmiştir ki, Sayıştay bile raporlarında maddenin “kötüye kullanıldığını” yazmaktadır.

Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesi içerisinde ihale yapacaksanız, teminat alınması, komisyon kurulması, ihale kararı alınması, doküman hazırlanması, yaklaşık maliyet tespiti (22/d- yapım hariç), şartname hazırlanması, sözleşme yapılması, yazılı teklif alınması, pazarlık yapılması, yeterlik kriterlerinin aranması, yasaklılık teyidi (22/d hariç) zorunlu değildir.

İşte zurnanın “zırt” dediği yer burasıdır.

Her yıl açıklanan “parasal limitler” içerisine “uydurulan” pek çok alım özellikle “doğrudan temin” yöntemi ile yapılmaktadır.

Böyle olunca da kurumlar “kendilerine yakın gördüklerine” istedikleri işi, istedikleri fiyatlara verebilmektedir.

Gerçi İhale Kanunu’nda “istediğine ihale vermek” için illaki doğrudan temin yöntemine gerek duyulmamaktadır ama orası biraz daha “uzmanlık” istemektedir.

Bu kadar bilgiden sonra biz dönelim konumuza.

İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklu.

Tutukluğuna “suç örgütü kurmak ve yönetmek, rüşvet almak, irtikap, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve ihaleye fesat karıştırmak” gerekçe gösterildi.

Yani AKP iktidarı İmamoğlu’nun olasılığı Cumhurbaşkanlığı adaylığını “önlemek için” bir nevi “akçeli işlere” karıştığını iddia ediyor. 

Böylece toplumda Ekrem İmamoğlu’na karşı “güven bunalımı” yaratma amacı var.

Sonucu ne olacak birlikte göreceğiz…

Yazımın başında belirttiğim eski tarihli iki yazımda CHP’li belediyeler için özellikle “ihaleleri” konusunda yeni “turplar” yaratılmaya çalışıldığını söyledim ve geçmişte benzeri olaylarda sanık/tanık olan isimler üzerinden yeni dosyalar oluşturduğunu anlatmaya çalıştım.

Bu örneklerden biri de Hüseyin Soylu ve şirketi Sepra.

Sepra Eğitim ve Danışmanlık. 29 Aralık 2015’de Ankara’da Hüseyin Soylu’nun eşi Aynur Karakaş Soylu tarafından kuruldu.

26 Mart 2020’de bütün hisseleri Hüseyin Soylu’ya devredildi.

2023’de yapılan olağan genel kurul kararına göre 2026’ye kadar tek sahibi Hüseyin Soylu.

Peki Hüseyin Soylu ve şirketi Sepra ne iş yapar?

Daha önce Erkan Karaaslan ile birlikte ne yapıyorlarsa onu. 

Mahalli idarelere (belediyelere) kurumsal yapılanma danışmanlığı.

Nasıl bir iştir bu?

Benzeri kuruluşların internet sitelerinde yer alan bilgiye göre; “Belediyelerde kurumsal yeniden yapılanma çalışmasının amacı, belediyenin çalışma sistemi ve idari yapılanmasını, belediyenin amaç ve hedeflerine etkin bir şekilde ulaşabilmesini, vatandaşa vaat edilen projelerin, hizmet edilen il/ilçe veya beldenin büyümesine daha iyi katkı vermesini teminen uygulama stratejisini daha kolaylıkla icra edebilmesini sağlayacak bir düzeye getirmektir.”

Bir kısmınızın okuduktan sonra “laf kalabalığı” dediğinizi duyar gibiyim ama yazılanlar böyle.

Peki Sepra Eğitim ve Danışmanlık Türkiye’de bu işleri yapan tek şirket ya da uzmanlığıyla ülkenin her yanında “mumla aranan” bir kuruluş mu?

Elbette hayır.

Onlarca “benzeri” şirket var.

Bu noktada geçmişte bu işleri yapan, sonra “yasaklı” hale gelen Erkan Karaaslan’ın sözlerine kulak verme zamanı.

Ne diyordu Karaaslan?

“Bu Hüseyin Soylu üç kişiyle çalışıyor birisi (A) Belediyesi’nde FETÖ‘den atılan (A.U.) Bu kişi Mersin Adana’daki işlerini yapıyor. Ortağı (T. E.) Bu kişi (S) Belediyesi’nde Teftiş Kurulu Başkanı yapıldı şimdi. Türkiye Belediyeler Birliği buna bağlı. Türkiye Belediyeler Birliği’ndeki işlerini bu (T.E.) üzerinden yapıyor ve tüm belediyeleri buradan kendilerine bağlıyorlar.

Hüseyin Soylu şimdi daha çok Manisa İzmir Balıkesir bölgesinde çalışıyor. Bunların akıl hocası da Prof. (H.H.)

O da Türkiye Belediyeler Birliği üzerinden eğitimleri ve konuları organize ediyor. Geçen dönem (S.T.) bunları belediyelere yönlendirmişti. Bu dönemde de (G.Z.) bunları belediyelere yönlendiriyor. (S) Belediyesi’nde o yüzden Teftiş Kurulu Başkanı yapıldı (T.E.)

Bunlar ihale hiç girmiyorlar ama çok sayıda doğrudan temin yapıyorlar belediyelerde. Yani bir belediyede üç ya da dört doğrudan temin yapıp üç 4 milyon alıyorlar ellerinde nereden baksan 100 belediye vardır.

Ve bu paraları her sene alıyorlar.

(G.Z.) ve (S.T.) yerel yönetimlerden sorumlu kişiler. Bunlar aracılığıyla belediyelere tavsiye ediliyorlar ve her belediyenin zorunlu olarak çalışması gerektiği kişiler olarak biliniyorlar.

Belediye başkanları sevse de sevmese de bu kişilere danışmanlık veriyorlar. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri haraca bağlamış durumdalar.”

Peki durum gerçekten de Erkan Karaaslan’ın anlattığı gibi mi?

Gelin devletin açık kayıtlarından bakalım.

 2015’in sonunda Hüseyin Soylu’nun eşi Aynur Karakaş Soylu tarafından kurulan Sepra Eğitim ve Danışmanlık şirketinin resmi kayıtlara göre en eski “görüldüğü” ihale 2016’da İstanbul Maltepe Belediyesi ile.

– İhale Numarası 2016/24729. Pazarlık usulü ihalenin bedeli 160 bin lira.

Ardından 2017’de yine İstanbul Maltepe Belediyesi’nden.

– İhale numarası 2017/38017. Pazarlık usulü. Bedeli 140 bin lira.

Devam ediyor.

İstanbul Kartal Belediyesi. İhale numarası 2017/25589. Pazarlık usulü. İhale bedeli 150 bin lira.

– Yine İstanbul Kartal Belediyesi. İhale numarası 2017/82128. Pazarlık usulü. İhale bedeli 160 bin lira.

Sonrası ver eline Anadolu.

– Kars Belediyesi. İhale numarası 2017/93811. Pazarlık usulü. İhale bedeli 125 bin lira.

– Hatay Büyükşehir Belediyesi. İhale numarası 2017/687014. Pazarlık usulü. 175 bin lira.

Ve ertesi yıl yani 2018.

Kars Belediyesi. İhale numarası 2018/9143. Pazarlık usulü. İhale bedeli 140 bin lira.

– İstanbul Kartal Belediyesi. İhale numarası 2018/236263. Pazarlık usulü. İhale bedeli 140 bin lira.

– Osmaniye Belediyesi. İhale numarası 2018/267590. Pazarlık usulü. İhale bedeli 200 bin lira.

– Osmaniye Belediyesi. İlahe numarası 2018/353831. Pazarlık usulü. İhale bedeli 150 bin lira.

– Hatay Büyükşehir Belediyesi. İhale numarası 2018/308735. Pazarlık usulü. İhale bedeli 195 bin lira.

Bir yıl aradan sonra ihalelere devam

– Hatay Büyükşehir Belediyesi. İhale numarası 2020/264343. Pazarlık usulü. İhale bedeli 305 bin lira.

– Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü. 2023 yılı. İhale numarası 23DT246234. Pazarlık usulü. İhale bedeli 420 bin lira.

Ve geldik günümüze…

2025 yılı oldukça bereketli geçiyor ne denir Allah artırsın…

– Bursa Büyükşehir Belediyesi. İhale numarası 25DT521390. Doğrudan temin. İhale bedeli 780 bin lira.

– Mersin Büyükşehir Belediyesi İmar İnşaat A.Ş. İhale numarası 25DT594881. Doğrudan temin. İhale bedeli 760 bin lira.

– Manisa Büyükşehir Belediyesi Manisa Enerji A.Ş. İhale numarası 25DT766191. Doğrudan temin. İhale bedeli 760 bin lira.

– Manisa Büyükşehir Belediyesi SPİLAŞ A.Ş. İhale numarası 25DT693202. Doğrudan temin. İhale bedeli 780 bin lira.

– Çeşme Belediyesi ÇEŞTUR A.Ş. İhale numarası 25DT690195. Doğrudan temin. İhale bedeli 780 bin lira.

Bu kadar “Pazarlık ve doğrudan temin” ihalelerden üçü “dikkatimi” çekti.

“Yasal olmadığını” söylemiyorum ama bilenlere sorduğumda onlara da “tuhaf” geldi.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin şirketleri SPİLAŞ ve MANİSA Enerji’nin “doğrudan temin” yolu ile Hüseyin Soylu’nun Sepra Eğitim ve Danışmanlık şirketine verdiği ihalelerin teklif tarihleri 10 Nisan 2025. 

Tuhaf biçimde sözleşme tarihleri de 10 Nisan 2025.

Yani aynı gün hem teklif vermişler hem de sözleşme imzalamışlar.

Süper bir hız…

Başka bir tuhaflık ise iki ihalenin de işe başlangıç ve bitiş tarihleri de 10 Nisan 2025.

Aynı gün teklif verip sözleşme imzalamakla kalınmamış, iş başlamış ve bitmiş.

Sepra Eğitim ve Danışmanlık şirketi 10 Nisan 2025’de teklif verdiği ve sözleşme imzaladığı, aynı zamanda da başlayıp bitirdiği Manisa’daki “doğrudan temin” ihalesinden toplam ne kadar kazanmış dersiniz.

Tamı tamına 1 milyon 540 bin lira…

Ve gelelim İzmir’in güzel ilçesi Çeşme’ye.

Urla’ya belediye başkanı olmak için adaylık başvurusu yapan, “Urla olmadı Çeşme verelim” denilerek Çeşme Belediye Başkanı seçilen Lal Denizli…

Belediye şirketi ÇEŞTUR üzerinden Hüseyin Soylu’nun Sepra Eğitim Danışmanlık şirketine verilen ihalenin teklif tarihi, ihale tarihi, işe “başlangıç ve bitiş tarihi” aynı.

14 Nisan 2025.

Bu nasıl çalışkanlıktır ki, 4 gün içinde Hüseyin Soylu’nun Sepra şirketinin kasasına sadece Manisa ve Çeşme’den 2 milyon 320 bin lira girmiştir?

Şimdi dönüp “Erkan Karaaslan CHP’yi uyardı!” başlıklı yazımı bir daha okuyun lütfen.

A3Haber okuyucusu zekidir, “kodlayarak verdiğim isimleri” bile hemen çözdüler.

Belki de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünü ettiği “turpun ikisinin” adresi bu yazıdan sonra bulunmuştur…

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin