Geçtiğimiz haftaki yazımda Manisa Yunusemre Belediyesi’nin kendi malını, kendi şirketlerinin vergi borçları için teminat göstermesini “Belediyenin taşınmazı, şirket borcuna: Faturayı vatandaş mı ödeyecek?” diye sordum.
Bugün ise biraz geriye gidelim. 
31 Mart 2024 yerel seçimlerine…
Yerel seçimlerde iktidardaki AKP yönettiği belediyelerin çoğunu CHP’li adaylara kaptırdı. Bunlardan biri de Manisa Yunusemre Belediyesi.

Bir önceki Yunusemre Belediye Başkanı AKP’li Mehmet Çerçi döneminde, belediyenin çalışan açığını kapamak için kurulan ve sermayesinin yüzde yüzü belediyeye ait olan MAYEB şirketi de seçimlerden sonra CHP’li yeni yönetime devredilenler arasında. Yeni yönetim de belediye devraldıktan sonra yeni elamanı alımı için kendisinden öncekilerin yaptığı gibi belediye şirketi MAYEB üzerinden elaman almaya başladı.  
3 Haziran 2024‘te Yunusemre Belediyesi şirketi MAYEB‘de işe başlayanlar arasında bugün adından sıkça söz edeceğimiz bir isim var.
Meltem Erdinç…

Tarih 23 Ekim 2024.
Ticaret sicil kayıtlarına göre; Yenimahalle Mahallesi, Malta Yolu Caddesi, 8 Eylül Apartmanı No:11/A Manisa adresinde kısa adı YODAŞ olarak bilinen Yunusemre Organizasyon Danışmanlık Anonim Şirketi kuruldu.
Sermayesi 250 bin lira.
Buraya kadar herşey normal.
Her vatandaş şirket kurabilir, 250 bin lira sermaye de koyabilir. Zaten 2024’de kuracağınız bir şirketin sermayesinin en az 250 bin lira olması kanuni zorunluluk.
Ama YODAŞ’ın kuruluşunda küçük gibi görünen önemli bir ayrıntı var.
Sermayenin tamamı, şirket tescil edilmeden önce ödendi.
Yani 250 bin liralık sermaye peşin peşin yatırıldı…
Peki kim kurdu bu şirketi?
Daha 3 Haziran’da Yunusemre Belediyesi şirketi MAYEB’de “işçi olarak çalışmaya başlayan” Meltem Erdinç…

İşe ihtiyacı olduğu için MAYEB’e başvuran, belki de asgari ücretle çalışmayı kabul eden Meltem Erdinç, belediye şirketinde işe başladıktan 4 ay 21 gün sonra cebinden ve peşin olarak 250 bin lira vererek YODAŞ’ı kurdu.
250 bin lira sadece şirketin sermayesi.
Şirket kurmanın başka masrafları da var.
Ticaret sicili…
İlan…
Noter…
Defter…
Muhasebe…
Bunlar da cabası.
Bütün bunların kaynağı neydi?
Bu sorunun cevabını bilmiyoruz.
Ama sormaktan vazgeçmeyeceğiz…

Tarihteki yolculuğumuz sürüyor.
5 Kasım 2024.
Daha YODAŞ’ın Meltem Erdinç tarafından kuruluşunun üzerinden iki hafta geçmemiş.
Yer; Yunusemre Belediye Meclisi.
Karar No: 239. 
Yunusemre Belediye Meclisi, Meltem Erdinç’in kurduğu YODAŞ’ın 250 bin liralık sermayesinin tamamına karşılık gelen 50 payın tümünü kabul etti.
Nasıl?
“Borçsuz şekilde ve şartsız bağış yoluyla.”
Cümle belediyenin resmi kararında aynen böyle.
Karar oybirliğiyle alındı.
Başkan Semih Balaban, bağış sözleşmesi ve diğer işlemler için yetkilendirildi.

Şimdi bir daha okuyalım.
Bir kişi cebinden 250 bin lira koyup bir şirket kurdu.
Sermayenin tamamını peşin ödedi.
Ve şirketini yaklaşık iki hafta sonra belediyeye bağışladı.
Belediye de “teşekkür ederim” deyip şirketin tamamını aldı.
İyi de…
Neden?
23 Ekim’de şirket kuruldu.
19 Kasım’da şirketin belediyeye devri ticaret siciline tescil edildi.
Arada ne var?
Yaklaşık 27 gün.
Şimdi siz söyleyin.
Bir insan neden 250 bin lira sermaye koyup şirket kurar?
Sonra neden şirketini daha bir aylık bile olmadan bedelsiz olarak belediyeye bırakır?

Ticari hayatın mantığıyla bakarsanız bunun bir açıklaması olmalı.
Belki çok makul bir açıklaması vardır.
Belki şirketin kuruluşundan önce hazırlanmış bir plan vardır.
Belki belediyeyle yapılmış bir mutabakat vardır.
Belki başka bir gerekçe vardır.
Ama biz bilmiyoruz.
İşte mesele de bu.
Bilmiyoruz…

Bir başka soru daha var.
Ticaret sicil kayıtları diyor ki: “250 bin liralık sermayenin tamamı kuruluş öncesinde ödendi.”
Peki bu para nereden geldi?
Bilmiyoruz.
“Şuradan geldi” diyecek bir belge elimizde yok.
Zaten böyle bir iddiada da bulunmuyoruz.
Bilse bilse MASAK bilir, ona da erişmeye gücümüz yetmez…
Ama soruyoruz…
Çünkü şirketin ömrü 27 gün.
Sermayesi 250 bin lira.
Ve şirket belediyeye bedelsiz veriliyor.
O halde bilmek kamuoyunun hakkı değil mi?

Bir ayrıntı daha…
Manisalılar şu adresi iyi bilir:
Yenimahalle Mahallesi, Malta Yolu Caddesi, 8 Eylül Apartmanı No:11/A.
Açık kaynak kayıtlarına göre, Yunusemre Belediyesi’nin eski şirketlerinden MAYEB’in, 2023 yılında adresini taşıdığı yer.
Şimdi dönüp Meltem Erdinç’in MAYEB’de işçi iken kurduğu YODAŞ şirketinin ticaret sicil kayıtlarındaki kuruluş adresine bakalım.
Neresi?
Yenimahalle Mahallesi, Malta Yolu Caddesi, 8 Eylül Apartmanı No:11/A.
Yani ihtiyacı olduğu için Yunusemre Belediyesi şirketi MAYEB’e iş başvurusunda bulunan Meltem Erdinç, orada “işçi olarak” çalışırken 250 bin lira nakit sermayeli YODAŞ şirketini kuruyor ve adres olarak da çalıştığı MAYEB’in adresini veriyor…
Hadi hemen hüküm vermeyelim. Aynı adreste bulunmak, tek başına iki şirket arasında hukuki veya personel ilişkisi olduğunu göstermez.
Fakat gazeteci olarak sorarız:
YODAŞ neden MAYEB ile aynı adreste kuruldu?

Asıl hikaye ise bundan sonra başlıyor.
Belediye YODAŞ‘ın tamamına sahip oluyor ve aradan çok geçmeden 3 Aralık 2024’te Yunusemre Belediyesi meclis kararı ile YODAŞ’a 5 milyon lira daha sermaye koyuyor.
250 bin liralık sermaye, 5 milyon 250 bin liraya çıkıyor.
Yani Yunusemre Belediyesi’nin bedelsiz aldığı şirketin sermayesi kısa süre içinde 21 kat büyüyor.
Üstelik şirketin ana sözleşmesinde de değişiklik yapılıyor.
Personel çalıştırmaya yönelik yapı güçlendiriliyor.
YODAŞ artık sadece adı üzerinde bir organizasyon ve danışmanlık şirketi değil. Belediyenin personel yapılanmasında önemli bir araç haline geliyor.
Bugün geldiğimiz noktada olayların takvime bir daha bakalım.

3 Haziran 2024: Meltem Erdinç Yunusemre Belediyesi MAYEB şirketinde işe başlıyor.
23 Ekim 2024: Meltem Erdinç 250 bin lira sermayeli YODAŞ’ı diğer belediye şirketi MAYEB ile aynı adreste kuruyor.
5 Kasım 2024: Yunusemre Belediye Meclisi YODAŞ’ın tamamını bağış olarak kabul ediyor.
19 Kasım 2024: Devir tescil ediliyor.
3 Aralık 2024: Yunusemre Belediyesi YODAŞ‘a 5 milyon lira yeni sermaye koyuyor…

Bir başka bilgi daha…
Meltem Erdinç’in sosyal medya paylaşımlarına göre, kendisi resmi olarak belediye şirketi çalışanı olduğu halde fiilen Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın danışmanlığını yaptığı görülüyor.
Burada çok önemli bir ayrım var.
Kâğıt üzerindeki görev başka, fiilen yapılan iş başka.
Burada da sorumuz belli:
Meltem Erdinç bugün hangi kurumun çalışanı?
Hangi şirketin bordrosunda?
Resmî görevi ne?
Fiilen ne iş yapıyor?
Ve eğer başkan danışmanlığı yapıyorsa; bu görevin hukuki dayanağı ne?
Bunu neden mi soruyorum?
Son bir olay anlatıp konuyu kapatayım.

Siyasetle ilgilenenler yakından biliyor CHP’den ayrılan Özgür Özel ve arkadaşları Yeni Parti‘yi kurdular. Kanun gereği belli sürede teşkilatlarını kurup ilçe, il ve genel merkez yönetimlerini belirlemek zorundalar. Bu yüzden de son günlerde hummalı bir çalışma var.
İlk kademe ilçe başkanlığı seçimleri için adaylar ortaya çıkıyor, kendilerini anlatmaya çalışıyorlar. Siyasetin doğası böyledir, ciddi çekişme de yaşanır. Manisa Yunusemre Yeni Parti İlçe Başkanı Yalçın Arcak.
Atandığı göreve seçimle de gelmek istiyor, doğaldır ve anlaşılabilir.
Elbette rakipleri de olacak.
Bu rakiplerden biri de Hasan İmamoğlu. Ne kendisini tanırım ne de Yalçın Arcak’ı. Ancak tanımamam adaletsiz olmamı da gerektirmez.
Geçtiğimiz hafta Hasan İmamoğlu’nu destekleyen ve Yunusemre Belediyesi şirketi YODAŞ çalışanı A.G. (isminin tam açılımını saygıdan ve rencide edilmemesi için yazmıyorum) Hasan İmamoğlu’nu destekleyen sosyal medya paylaşımı yaptı.
Çok kısa süre sonra ise telefondan bir mesaj geldi.
Mesajı aynen paylaşıyorum:

  • Bize mi başkaldırıyorsun ablacım şaşırdım…
  • Estağfurullah Meltem ablacığım nereden çıktı ben herkese saygı duyduğumu güler yüzlü olduğumu biliyorsun sana karşı bir saygısızlığım mı oldu.
  • Konuşuruz Akın, bundan sonrası için başarılar.
  • Teşekkür ederim Meltem abla.

Sonuç: 
Kendisine ne için kızıldığını bile anlamayan belediye emekçisinin telefonuna iki gün sonra SGK’dan gelen SMS mesajı: “Sn. A.G. 4-A kapsamındaki sigortalığınız 04 belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi nedeniyle 10.9.2026 tarihli işten ayrılış bildiriminiz işveren tarafından yapılmıştır. Sağlıklı ve güvenli günler dileriz…”

Şirketler kuruluyor, şirketler devrediliyor.
Ortada onlarca soru yanıt ararken belediye şirketinin borçları nedeniyle belediye mülkleri ipotek gösterilmek isteniyor.
Halkın parası hesapsızca harcanıyor, dur denilemiyor
Siyaset sadece belediyelere değil, belediye çalışanlarının ekmeğine kadar ulaşıyor.
Sorgusuz sualsiz emekçiler kapı önüne konuyor, aç mıdır, hasta anası babası var mıdır diye merak bile edilmiyor.
Şimdi biri çıkıp bana bunun bütün hikâyesini anlatsın.
Solculuk, sosyal demokratlık budur desin; bir daha bu iki kelimeyi de kullanırsam yatacak yerim olmasın.
Size değil, varsa vicdanınıza soruyorum;
Sizin yürütmeye çalıştığınız siyasetinizin içine tükürmek hem benim hem de vatandaşın hakkı değil mi?

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin