Siyaset basamaklarını tırmanırken kamu yararı, şeffaflık, halkçı belediyecilik ezberlerini dilinden düşürmeyenlerin, koltuğa oturduktan sonra ilk iş olarak hukukun arkasından dolanma formülleri üretmesi bu toprakların makus talihidir.
İşte tam da bu cinsten, akıllara zarar, pes dedirtecek bir yerel yönetim ve finans sihirbazlığı hikayesini bugün birlikte okuyalım.
Yer, Şehzadeler Belediyesi.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Şehzadeler’de mühür AKP’den CHP’ye geçti. Yeni yönetim koltuğa oturduğunda bütçede gedik büyük, kaynak arayışı acildi. Gözler hemen kentin en kupon yerlerindeki belediye dükkanlarına çevrildi. Ancak ortada hukuki bir bariyer vardı. Mevcut kiracılara (yani esnafa) canlarının istediği gibi, fahiş oranlarda kira zammı yapamıyorlardı.
Peki ne yaptılar?
Formül üretmekte sıkıntı çekmeyen üst akıl hemen devreye girdi.

Takvimler 25 Temmuz 2024’ü gösterirken, önce Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Şimşek imzasıyla esnafa resmi ihtarnameler gönderilmeye başlandı. Altındaki imza resmiydi ama mesaj aba altından sopa gösteriyordu.
Ne diyordu o yazıda?
“Kira sözleşmeniz yıl sonunda bitiyor, sözleşmeniz uzatılmayacak dükkanı boşaltın…”
Doğal olarak yıllardır içinde bulunduğu, ekmeğinden, tezgahından olmak istemeyen esnaf panikle belediyenin kapısını çaldı. İşte tam da bu sırada önlerine o meşhur “dahiyane” plan konuldu: “Bu sorunu sizin de zarar görmeyeceğiniz şekilde çözülmesini istiyorsanız aranızda para toplayın ve bir şirket kurun. Sonra bu şirketi bedelsiz olarak belediyeye devredin. Biz de dükkanları bu şirkete aktaralım. Sonunda da kira artışları sizi de üzmeyecek şekilde ayarlansın böylece siz de yerinizde kalın…”
Çaresiz esnaf toplandı ve Mehmet Gürcan ve Serkan Gülerman öncülüğünde ceplerinden para vererek 14 Ekim 2024’te 600 bin lira sermayeli Şehzadeler Emlak Yatırım İnşaat Sanayi AŞ’yi kurdular. Tam bir ay sonra da 14 Kasım 2024‘te şirketi belediyeye bedelsiz devrettiler.
Av, kendi rızasıyla avcının tuzağına yürümüştü.
Belediye şirketi devralır almaz, yönetim koltuğuna kim oturdu dersiniz?
Esnafa birkaç ay önce “dükkanları boşaltın” ihtarnamesini çeken Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Şimşek…
Şirketleşme operasyonu tamamlanınca, belediye mülkleri peş peşe meclis kararlarıyla bu şirkete ayni sermaye olarak aktarıldı. Neden mi? Çünkü şirket özel hukuk hükümlerine tabiydi ve kamu mevzuatının getirdiği kira sınırlamalarından azadeydi.
Şirket, esnafın tepesine fahiş zamlarla bindiğinde; kendi elleriyle kurdukları şirketin altında ezilen Şehzadeler esnafı isyan edip “Neden kendi ipimizi kendimize çektirdiniz?” dedi ama iş işten çoktan geçmişti…
Ama durun, olayın boyutu sadece belediye dükkanlarının kirasıyla sınırlı değil.
Geldik Ticaret sicil kayıtları ve belediye meclis kararlarını incelerken gözlerime inanmakta zorlandığım asıl finans sihirbazlığının nasıl hukuki kılıfa uydurulduğunun hikayesine ve finansal hokus pokusun, bu kadarı da olmaz dedirten tarihine.
Yani 2 Mart 2026 tarihli Şehzadeler Emlak AŞ’nin olağan genel kurul kararına.

Tarihe dikkat edin; takvimler 2 Mart 2026’yı gösteriyor.
Yani, Şehzadeler’in kurucu Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın 14 Aralık 2025’te vefatının üzerinden henüz üç ay bile geçmemiş. Başkanlık koltuğuna, belediye meclisindeki oylamayla eski Başkan Yardımcısı Hakan Şimşek geçmiş.
Şimşek başkan olur olmaz ilk büyük icraat olarak ne yapıyor dersiniz?
Esnafa bizzat kendi eliyle tahliye ihtarnamesi çektiği dükkanların, çarşıların, gayri menkullerin, arsaların üzerine yürümeye devam ediyor.
Şirketin sermayesini öyle üç beş kuruş değil, kuruşu kuruşuna 55 milyon 407 bin 303 lira 72 kuruşa yükseltiyorlar.
Şirket dediysek, kağıt üzerinde her biri 0,01 lira değerinde tam 5 milyar 540 milyon 730 bin 372 adet devasa bir pay mekanizmasından bahsediyoruz.
Peki, kasaya nakit para mı giriyor?
Tabii ki hayır…
Paranın 4 milyon liralık kısmı zaten belediyenin nakdiydi.
Geriye kalan 51 milyon 407 bin 303 lira 72 kuruşluk o devasa ayni sermaye bacağını ne oluşturuyor biliyor musunuz?
Sıkı durun…
Şehzadeler Belediyesi’nin bizzat kendisinin oturduğu, Gülşah Durbay’dan boşalan başkanlık makamının, yazı işlerinin, yani idari tüm birimlerin yer aldığı 869 ada 2 parsel sayılı zemin dükkanlı beş katlı hizmet binası…

Yanlış okumuyorsunuz; esnafa ihtarnameyi çeken, sonra o esnafa şirket kurdurtup yönetim kurulu başkanlığı koltuğuna kurulan Hakan Şimşek, belediye başkanı olunca vatandaşa hizmet verdiği tapulu ana binasını kendi yönettiği şirkete 5 yıllığına işletme hakkı devri üzerinden rehin veriyor.
Üstelik bunu öyle bir yapıyor ki ne belediye meclisine ne de mecliste kabul edilen kararın dayanağı olan komisyon raporunda belediye hizmet binası kelimeleri geçmiyor bile.

Yaratıcılıkta sınır tanımayan yeni belediye yönetimi için hizmet binasını şirkete rehin bırakmak yetmiş mi?
Elbette yetmemiş.
Bu kez de gözlerini Şehzadeler halkının nefes aldığı son yeşil alanlara, çocukların koşturduğu parklara dikmişler. Kanunen kamuya tahsis edilmiş, imar planında yeşil alan ve park vasfında bulunan ve hukuken asla bir ticari şirketin bilançosuna eklenemeyecek olan kamusal alanları, mahkeme koridorlarında tescilletmişler.
Açalım mı mahkeme kayıtlarını?
Açalım dediniz açtık…
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12 Ocak 2026 tarihli, 2025/1037 Esas ve 2026/29 Karar numaralı dosyasına bilirkişi atanıyor. Bu bilirkişi oturuyor, Yarhasanlar Mahallesi 813 ada 211 parseldeki yeşil alan ile İbrahim Gökçen Bulvarı No: 79/1 adresindeki park vasfındaki taşınmazların 5 yıllık işletme hakkına tam 8 milyon 803 bin 715 lira 82 kuruş değer biçiyor. Belediye de bu kararı cebine koyup, “Al sana ayni sermaye” diyerek Şehzadeler Emlak şirketine devrediyor.
Yetmiyor…
Aynı mahkemenin bir başka dosyası, 2026/30 sayılı kararı ile yine aynı mahalledeki 870 ada 3 parsel sayılı havuzlu çarşı dükkanları ve iş hanı nitelikli taşınmaz ile 868 ada 11 parseldeki park da dahil olmak üzere toplam 49 adet taşınmazın 5 yıllık işletme hakkını tam 42 milyon 603 bin 587 lira 90 kuruş değerle şirkete ayni sermaye olarak ekliyor.
Ardından ne mi oluyor?
Şirket, mülkiyetine geçirilen bu kamusal alanlarda jet hızıyla şubeleşiyor.
16 Haziran 2026‘da önce Yukarı Çobanisa Mahallesi’nde 100. Yıl Şubesi, arkasından 1. Anafartalar Mahallesi’nde Havuzlu Çarşı Şubesi tescil ediliyor.
1 Ekim 2026’da ise o bilirkişinin değer biçtiği Yarhasanlar’daki parkta Gençlik Parkı Şubesi kuruluyor. Başına da Genel Müdür olarak Serhat Ok’u getirilip B grubu imza yetkisiyle donatılıyor. Yani halkın parkı, resmen ve hukuken anonim şirketin ticari şubesi haline getiriliyor.
Peki, bu finansal hokus pokusun, bu arkadan dolanma formüllerinin arkasında duran yeni başkan ve yönetimi kendini nasıl savunuyor? Kulislere ve meclis koridorlarına bakılırsa argüman hazır: “Belediyenin bütçesini büyütüyoruz, şirketi güçlendirerek Şehzadeler’e daha iyi hizmet getireceğiz…”
Yahu siz kimin aklıyla alay ediyorsunuz?
Gülşah Durbay‘ın arkasından gözyaşı döküp koltuğuna oturduktan hemen sonra, onun döneminde esnaf eliyle kurulan 600 bin liralık şirketi alıp, içine belediyenin ana binasını koyarak bütçe büyütmek hangi iktisat kitabında yazıyor?
Sol cebinizdeki kamu malını alıp, sağ cebinizdeki ticari şirkete ekleyince belediyenin bütçesi büyümüş mü oluyor?
Buradaki asıl amacın ne olduğunu söylerler mi?
Söylemezler…
Onlar söylemez ama biz söyleyelim.
Kamu mevzuatının, Sayıştay denetiminin ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun şeffaf, hesap verilebilir sıkı kurallarından kaçmak. Belediyenin mülklerini şirkete devrederek, orayı kamu denetiminin dışına çıkarma uyanıklığıdır bu.
Esnaftan zamlı kiraları tahsil ederken “Biz şirketiz, özel hukuk hükümlerine tabiyiz” diyerek arkasına sığındığınız o konforlu alan, aslında Şehzadeler halkının malının gasp edilmesidir.
Meclis kayıtları, mahkeme kararları ve ticaret sicil kayıtları gün gibi ortadayken şimdi soruları yöneltmenin tam zamanı:
1. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili mevzuat, halkın ortak kullanımına ayrılmış olan kamusal yeşil alanların ve kamu hizmet binasının ticari bir şirkete ayni sermaye olarak devredilmesine ne zaman izin verdi?
2. Belediye mülklerinde oturan esnafa önce ihtarname çekip, başkan yardımcısıyken başlattığı o süreci başkanlık koltuğuna taşımak ve “Şirket kurup bize devredin” diyerek hülleli bir finansal trafik yürütmek görevi kötüye kullanmak değil midir?
3. Kendi esnafına, hülleyle şirket kurdurup, o şirketi bedelsiz devraldıktan sonra ana hizmet binasını ve halkın parklarını ticari bir anonim şirketin sermayesi haline getirmek hangi kamu yararına, hangi sosyal demokrat belediyecilik anlayışına sığar?
4. Belediyeyi adeta şirkete ciro eden bu zihniyetin; yarın bütçe daha da sıkıştığında, şirket üzerinden kamunun ortak mallarını, parklarını, şubelerini üçüncü şahıslara satmayacağının, kiralamayacağının ya da borca batırıp ipotek etmeyeceğinin güvencesi kimdir?
Şehzadeler Belediyesi’nde kurulan bu şirketleşme saadet zinciri, yerel yönetim tarihimize kara bir leke olarak geçmeye adaydır. Kamunun malını kamuya kapatıp, ticari şubelerin bilançolarına meze edenlerin attığı her adımı, harcadıkları her kuruşun hesabını sormak kentin tüyü bitmemiş yetimlerine borcumuzdur.
Şehzadeler halkının malları üzerinden kurulan bu ticari çarkı izlemeye, belgeleriyle deşifre etmeye devam edeceğiz. Bakalım bu finans sihirbazlığının altından daha hangi şubeler, hangi tanıdık isimler ve hangi rant ilişkileri çıkacak?




