Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in hayatını kaybetmesinin ardından belediye meclisi tarafından Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Akhisar Belediye Başkanı Eczacı Besim Dutlulu, göreve geldikten kısa süre sonra rant çetesi söylemini gündeme taşıdı.

Yaptığı açıklamada, Ferdi Zeyrek’in vefat ettiği gün bazı belediye bürokratlarının usulsüz işlemlere imza attığını, konunun yargıya taşındığını ve ilgili isimleri görevden aldığını duyurdu.

Koskoca belediye başkanı vatandaşlara neden doğruyu söylemez? (2) başlıklı yazımda bu süreci ayrıntılı biçimde anlatmıştım. Konuyu hatırlamak isteyenler o yazıya göz atabilir. 
By Başkan’ın rant çetesi diyerek görevden aldığı isimler arasında Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oğuz Murat Pınar, İmar İşleri Daire Başkanı, Zabıta Daire Başkanı, İtfaiye Daire Başkanlığı Yangın Önleme Şube Müdürü ile ruhsat işlemlerinde görev yapan üç itfaiye personeli bulunuyordu. İlginç olan ise aynı evrakta en üstte imzası bulunan Genel Sekreter Burak Deste‘nin görevden alınanlar arasında yer almamasıydı.

Şimdi gelin, belgeler üzerinden yaşananlara birlikte bakalım.

Manisa’nın halk tarafından seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek 9 Haziran 2025’te hayatını kaybetti. Besim Dutlulu ise rant çetesini dağıttım açıklamasını yaklaşık dokuz ay sonra yaptı. 

Peki neden tam dokuz ay beklendi?

Resmi kayıtlara göre By Başkan’ın rant çetesi üyesi olmakla suçladığı Genel Sekreter Yardımcısı Oğuz Murat Pınar, 18 Ağustos 2025 tarih ve 551016 sayılı işlemle genel sekreter yardımcılığından daire başkanlığına atandı.

Ancak bununla da yetinilmedi.

24 Eylül 2025 tarih ve 561951 sayılı işlemle bu kez daire başkanlığından uzman kadrosuna geçirildi. O arada suçlamalar, iddialar, gazete haberleri, By Başkan’ın sosyal medyasından kapak yaptığını söylediği suç duyurularının ardı arkası kesilmedi. By Başkan bir yandan sosyal medyasından diğer yandan ise ücretini peşin ödediği medyasından haklılığını kanıtlamaya çalıştı.

Ancak işin hukuki boyutunda tablo farklı gelişti.

Önümüzde Manisa 1. İdare Mahkemesi‘nin iki kararı bulunuyor. 2025/1130 Esas, 2026/522 Karar ve 2025/1131Esas, 2026/521 karar sayılı kararı.

Her iki davanın da davacısı Oğuz Murat Pınar, davalısı ise Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı. Davaların konusu da By Başkan’ın onayıyla yapılan iki ayrı görevden alma işlemi.
Mahkeme 2025/1130 Esas2026/522 Karar sayılı kararında özetle şu sonuca ulaşıyor:
“Davacı hakkında görevini gereği gibi yapmadığına ilişkin nesnel ve hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, görev değişikliğinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun gerekçelerle açıklanamadığı, takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığı…”
Mahkeme bununla da yetinmedi.

Görevden alma işlemini iptal etti.

Ayrıca Oğuz Murat Pınar’ın görevden alınması nedeniyle uğradığı parasal kayıpların, işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti.
Bunun yanında yaklaşık 40 bin lira vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin de belediye tarafından karşılanmasına karar verdi. Yani mahkeme yalnızca işlemi hukuka aykırı bulmadı; bu işlemin mali sonuçlarının da belediye tarafından karşılanmasına hükmetti.

Bu paranın belediye yöneticilerinin cebinden değil, belediye bütçesinden çıkacağını da unutmamak gerekiyor.

Başka bir ifadeyle bedeli yine Manisalılar ödeyecek.

Hukuk devletinde böyle mi olmalı?
Gerçek bir hukuk devletinde kamu kurumlarının hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ödenen tazminatların, kusuru bulunan kamu görevlilerine rücu edilmesi mümkündür.

Şimdi asıl soru şu: Bu dava nedeniyle belediye bütçesinden ödenecek paralar, işlemi tesis eden sorumlulara rücu edilecek mi?
Bunu zaman gösterecek.
Manisa 1. İdare Mahkemesi’nin 2025/1131 Esas 2026/521 Karar sayılı kararı da aynı davalı ve davacıyla ilgili. Bu kez ise Oğuz Murat’ın genel sekreter yardımcılığından daire başkanlığına yapılan ataması iptal edildi. Gerekçeler büyük ölçüde aynı. Dolayısıyla By Başkan’ın rant çetesi söylemiyle başlattığı sürece ilişkin iki ayrı işlem de mahkemeden döndü.

Şimdi ne olacak?

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin önünde iki seçenek bulunuyor.
Kararı 30 gün içinde istinafa taşıyabilir ya da itiraz etmeyip kesinleşmesini bekleyebilir. Ancak hangi yol seçilirse seçilsin, mahkeme kararının uygulanması gerekiyor.

Bu durumda belediye ya Oğuz Murat Pınar’ı genel sekreter yardımcılığı görevine iade edecek ya da hukuku arkadan dolanıp göreve başlattıktan sonra yeni bir idari işlem tesis edecek.  Yani aynı gün hem göreve başlatıp hem de görevden alacak. İkinci olasılık gerçekleşirse yeni davalar açılması ve bu kez mobing iddialarının da yargı önüne taşınması ihtimali doğacak.

Belediye yönetmek, sosyal medyada sertleşeceğim açıklaması yapmakla olmuyor. Hukuk, delil ve soruşturma süreçlerini tamamlamadan verilen her idari kararın bir bedeli var.
O bedel bazen mahkeme salonundan çıkıyor.
Bazen de belediye bütçesinden…
Yani Manisalıların cebinden.
Şimdi pamuk eller cebe zamanı…

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin