Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 3 Nisan 2026’da Manisa Yunusemre Belediyesi’nin açılış törenine katıldı. Özel özetle; “Manisa zor başlangıçların şehridir… Ferdi Zeyrek gibi bu şehrin sokaklarında üç tekerlekli bisiklet çevirerek büyümüş, bir esnafın oğlu olan, güçlü, sempatik bir siyasetçi olan, dokunmadığı kimse olmayan, birbirimizle Manisalılıkta yarıştığımız, kökü Manisa’da olan, düşü Manisa’da olan, yarın evlatlarına bırakacağı mirası da Manisa’da olan, Ferdi… Elbette Ferdi’nin emaneti Manisa’dır, emaneti evlatlarıdır, emaneti eşidir. Nurcan kardeşimle gurur duyuyoruz. Artık bütün Manisa’nın kız kardeşidir. Canımızdır, ablamızdır. Onu da yürekten kutluyorum gösterdiği bu onurlu mücadele için…” dedi.
Aynı törende konuşan Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, tartışma yaratan cümleler kurdu.
Neydi o cümleler?
“Artık Manisa’da gizli kapaklı işler yok, hesap verilmeyen tek bir adım yok. Herkesten para toplamışlar. Cami işini bile bu şekilde suistimal etmişler…”

Manisa’nın İzmir, Menemen, Akhisar ve Turgutlu yönündeki girişlerinde merhum Ferdi Zeyrek’i “anmak için asılan” belediyeye ait totemlerdeki afişleri; sadece onları değil belediye otobüslerinin arka camlarında yapıştırılmış “unutmayacağız” çıkartmalarının bile “kendi yönetimi döneminde” kaldırıldığını daha koltuğunda bir yılı bile doldurmayan By Başkan bilmiyor mu acaba?
Yoksa birileri kraldan çok kralcılık mı oynuyor?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “afişlerin kaldırılmasından” haberi olmayabilir, zaten işi başından aşkın… Yoksa “kardeşim” dediği Ferdi Zeyrek’in “anısına yapılan saygısızlığı” görmezden gelecek değil.
Bu anımsatmadan sonra dönelim konumuza…
Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun “tartışmalara neden olan cami yapımı sözlerini” eleştirenlerden biri de “iktidara yakınlığı ile bilinen” Yeni Şafak Gazetesi.
Gazete By Başkan’ın “sözlerini ve gösterilen tepkiyi haber yaparken” beklediği yanıtı da Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı’nın sosyal medyasından yaptığı paylaşımla almış elbette.

Yaşanan tartışmada kim haklı kim haksız konusu işim değil.
“Hepiniz haklısınız” demek bana göre en doğrusu…
Neden mi?
BY Başkan’ın “Artık gizli kapaklı iş yok, hesap verilemeyen tek bir adım yok” sözlerine en güzel yanıtı; önümüzdeki günlerde/yazılarda “neler olduğunu iddiaları belgeleriyle birlikte anlatmaya çalıştığımızda” hep birlikte göreceğiz zaten.
Ben sizi tarihte başka bir “Yeni Şafak yolculuğuna” götürmek istiyorum o kadar.
Yazının sonuna geldiğinizde karar da sizin olacak…
Tarih 12 Mart 2026.
Yeni Şafak Gazetesi’nin internet sitesinde “Manisa ve Mersin’de Rüşvet Operasyonu” başlıklı bir haber yayınlandı. Tam da Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun sosyal medyasından “savcılığa verdik belgesini paylaştıktan bir gün” sonra.
Haberin Mersin kısmını geçip Manisa ile ilgili olan bölümüne bakın.
İlginç ayrıntılar ve iddialar var…
“Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oğuz Murat Pınar, haziranda elektrik çarpması sonucu hayatını kaybeden Ferdi Zeyrek’in cenaze törenini fırsat bilip eksikleri bulunan bir fabrikaya faaliyet izni verdi. Bu işlem için yetkisi olmayan Pınar’ın imza karşılığında danışmanlık ücreti olarak 30 milyon TL rüşvet aldığı iddiası Manisa’yı karıştırdı…”
Haber; “iddiayı doğrulamak için” okuyucularına kanıt da sundu.
Haberde sunulan kanıta göre; “Soruşturmada Belediye Teftiş Kurulu’na ifade veren Oğuz Murat Pınar, verilen belgenin işyeri açma ve çalışma ruhsatı değil, geçici üretim izin belgesi olduğunu savundu…”
Burada nefeslenelim çünkü bundan sonrası yine “kafa karıştırıcı ayrıntılar” içeriyor.

“Manisa’da gece yarısı belgesi: Apar topar paylaşımın perde arkası” başlıklı yazımda Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun “rant çetesi diye adlandırdığı” iddiayı Manisa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu raporunun üst yazısını paylaşarak kanıtlamaya çalıştığını anlattım.
Yeni Şafak’ın internet sitesinde yayınlanan haber dayanak olarak gösterdiği kaynak ile, By Başkan’ın aynı konuda sosyal medyadan paylaştığı belge arasındaki “ortak noktayı” fark ettiniz mi?
Evet; ortak nokta Manisa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Raporu… Teftiş Kurulu Başkanı imzasıyla Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen ve “gizli olması gereken evrakın” By Başkan dahil hiç kimse tarafından paylaşılamayacağını, bunun suç olabileceğini yazdım.
Peki şimdi sormazlar mı Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya?
- Sizin bile “gizli olduğunu bildiğinizden” içeriğini değil, anlamsız üst yazısını paylaştığınız Teftiş Kurulu raporunun içeriği ile “soruşturulan kişiye yöneltilen” sorular ve yanıtları Yeni Şafak Gazetesi’nin 12 Mart 2026’da yaptığı haberde “kaynak gösterilerek” nasıl yer alıyor?
- “Serdar Öztürk’ün haber kaynağı/kaynakları kim bulun bana” diye verdiğiniz talimatla bütün sosyal medya hesaplarımı didik didik edip Manisa’dan kiminle arkadaş olduğumu arayan danışmanlarınıza “bu rapor Yeni Şafak’a nasıl gitti, araştırın” talimatı da verdiniz mi?
- Akhisar Belediye Başkanı iken Libya’da şehit düşen istihbaratçıların cenaze töreninde “siz ve yanınızdakiler özellikle uyarılmanıza rağmen” fotoğraf çekilmesi, el altından gazetecilere ulaştırılması ve gazetecilerin ceza almasına neden olunması ile; Yeni Şafak Gazetesi’ne Manisa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu’nun raporunun ulaşması arasında “benzerlik” olabilir mi?
- Bir taraftan Yeni Şafak’ın “cami ile ilgili sözlerinizi haber yapmasını” eleştirirken, diğer yanda Teftiş Kurulu raporunuzun “aynı gazeteye nasıl ulaştığını” hiç merak etmediniz mi?
- Teftiş Kurulu raporunun savcılığa başvurmanızdan bir gün sonra Yeni Şafak’ta “habere kaynak gösterilmesi” sözlerinizin aksine yönetmeye çalıştığınız yerde gizli kapaklı iş varmış” denilmesine neden olmadı mı?
- Yeni Şafak’ın “Manisa ve Mersin’de Rüşvet Operasyonu” haberinde Manisa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu raporuna dayandırılarak ismi verilen eski genel sekreteriniz Oğuz Murat Pınar hem sizin hem de Teftiş Kurulu hakkında “gizliliği ihlal ettiğiniz gerekçesi ile” suç duyurusunda bulunsa ne yapmayı düşünüyorsunuz?
- Eleştirdiğiniz medyanın; kurumunuzun evrakına “haberiniz olmadan” nasıl eriştiğini de “sosyal medyanızdan” açıklamayı düşünüyor musunuz?
“Kasaba siyasetçisi” mantığıyla bakınca; bence olay aslında şöyle olmuş…
Türkiye’de bazı seçimlerde trafolara girerek “elektrik kesintisine neden olup seçim sonuçlarını etkileyen kedilerden biri” Manisa Büyükşehir binasına da gizlice girmiş. Bununla yetinmemiş, sırtına yüklediği teftiş kurulu raporu ile Manisa’dan İstanbul’a 450 kilometreye yakın yol yapıp emaneti gazeteye teslim etmiş… Yani; suçlu olan “kedidir kedi…”
“Hırsızın sağcısı solcusu olmaz” demek çok doğru bir söz, altına imzamı atarım.
“Manisa’da artık gizli kapaklı iş yok” sözüne gelince;
Anadolu kültüründe karga; kurnaz ve zeki bir kuş olarak bilinir.
Söylenen şeyin akla ve mantığa aykırı olduğu durumlarda; en zeki kuş olan karganın bile bu mantıksızlığı fark edeceğinin abartılarak vurgulandığı bir deyim vardır.
“Bu söylediklerinize kargalar bile güler…”





