Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, ortaya attığı “rant çetesi” hikayesinin inandırıcı olmadığını savunanlara “sosyal medyasından klavye başında” ders verdi…

Kendince “doğru olduğunu savunduğu” belgeyi sosyal medyadan paylaşan Dutlulu, altına da şu cümleleri yazdı: “Verdim… Çok fena rezil oldunuz bu sefer…” Gülmekten gözünden yaş gelen adam emojileri ile desteklenen paylaşım kısa sürede uykusu derin şehirde yaşayanların kafalarındaki soru işaretlerini çoğalttı.

“Koskoca belediye başkanı vatandaşlara neden doğruyu söylemez? (2)” başlıklı yazımda konuyu uzun uzun anlattım, isteyen yeniden okuyabilir.

Öncelikle benim de hata yaptığım iki tanım için okuyuculardan özür dileyerek doğrusunu yazmakla başlayayım.

Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun ortaya attığı “rant çetesi” iddialarına konu olan Akhisar Atatürk Mahallesi 2305 ada, 6 parselde yer alan Gönenli Süt ve Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret şirketine verildiği öne sürülen belge “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı” değil, “Geçici Üretim İzin Belgesi” diye adlandırılan; adından da anlaşılacağı gibi “geçici üretim yapma” belgesidir. 

By Başkan Dutlulu’nun “ruhsat çetesini çökerttik diye açıklama yaptığı günlerde” Gönenli Süt ve Süt Ürünleri ve Gıda Sanayi şirketinin böyle bir geçici belgesi var mıydı yoksa ilk kez mi alacaktı sorusu önemli.

Resmi kayıtlara göre; Gönenli Süt ve Süt Ürünleri Gıda Sanayi tesisinin Geçici Üretim İzin Belgesi’ni “başlangıç tarihi 21 Aralık 2023″.

Belgenin “bitiş tarihi ise 21 Temmuz 2024“.

2023 Aralık ayında Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı kim?

MHP’li Cengiz Ergün…

Akhisar Belediye Başkanı ise “sosyal demokratım diyen” Besim Dutlulu…

Geçici Üretim İzin Belgesi’nin verilmesi, daha sonra uzatılması süreçlerinde “resmi makamlarla yapılan toplantılara katılan” Akhisar Belediyesi’nin temsilcileri kim/kimler?

O dönemin Akhisar Belediye Başkan Yardımcısı, şimdinin Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Ahmet Tınazlı ile yine o dönemin Akhisar Belediyesi İmar Müdürü, şimdinin Manisa Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı Mehmet Çelik

Yani hem Ahmet Tınazlı hem de Mehmet Çelik Gönenli Süt ve Süt Ürünleri işletmesinin kuruluşunun “ilk gününden bu yana olan biten her şeyden” bilgi sahibi. 

Sadece bilgi sahibi değil, aynı zamanda toplantılarda “Akhisar Belediyesi’ni temsil eden ve alınan kararları onaylayan” isimler.

Onların bildiğini; dönemin Akhisar Belediye Başkanı, şimdinin Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu bilmez mi?

Bilmiyorsa, belediyeyi yönetmemiş demektir öyle değil mi?

O yüzden de birdenbire ortaya atılan “rant çetesi” iddiası daha çok tartışılacak; sadece “alındığı iddia edilen 30 milyon lira” değil, sorunun çözülmesi için “verildiği iddia edilen üç greyder” soruşturmasının da sonuca ulaşmasıyla gerçeği öğrenmek mümkün olacak. 

Zaten fabrika alanı Cumhurbaşkanlığı kararı ile “özel endüstri bölgesi” ilan edildiği için bütün bu bürokratik işlemler ve iddialar artık Ankara’nın elinde.

O yüzden soruşturmalar da “en tepeden” izleniyor…

Buraya kadar okuyup “başım döndü, kafam karıştı” diyorsanız haklısınız. 

Kılı kırk yararak belgeleri tarayıp onları anlaşılabilir bir yazıya dönüştürmek benim bile kafamı karıştırıyor çoğu zaman.

Biz dönelim yazının başındaki sosyal medya paylaşımına…

Yukarıda paylaştığım iki belge de aynı aslında. Sol taraftaki Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun sosyal medyada paylaştığı, sağdaki ise aynı belgenin devletin EBYS sistemindeki aslı.

Bu belgede olduğu gibi; alt kısmında “bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır” yazan her belgenin devletin arşivinde kaydı var.

Nedir EBYS?

Elektronik Belge Yönetim Sistemi.

Kısaca; resmî kurumların yazışmalarını, belgelerini ve iş süreçlerini dijital ortamda güvenli bir şekilde oluşturan, onaylayan, paylaşan ve arşivleyen yazılım. Kâğıt tasarrufu, hızlı belge erişimi ve güvenli arşivleme sağlaması için oluşturulmuş elektronik sistem.

Belgenin sağ altındaki internet adresine girip, yine sol altında bulunan doğrulama kodunu yazan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı; “kendi e-devlet sistemi üzerinden belgenin doğruluğunu” görebilir. Siz de deneyebilirsiniz…

Ben de bu yolu izleyerek belgenin doğruluğuna baktım. Belge devletin arşivinde de var mı?

Evet, Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” büyükşehir belediye başkanı Besim Dutlulu’nun sosyal medya hesabından paylaştığı belge EBYS sisteminde var.

Peki nedir bu iki belgenin farkı/anlamı ya da özelliği?

Bu belge By Başkan tarafından sosyal medyasından paylaşılan, “rant çetesi” diye ortaya atılan, sonrasında “sessiz kalınan” ondan sonrasında da anımsanıp yeniden gündeme getirilen konunun Manisa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporunun Manisa Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildiğini gösteren üst yazısı.

Koca başkanın yalan söyleyecek hali yok, inandık gitti.

İnandık ama sorgulamayı da bırakmayalım…

Aynı “iki belgeye yakından bakarak” sormaya başlayayım.

  • Madem kamu kurumlarının tüm yazışmaları “kâğıt tasarrufu, hızlı belge erişimi ve güvenli arşivleme sağlaması için” EBYS sistemi üzerinden gönderiliyor; o zaman neden EBYS üzerinden gönderilme kolaylığı varken, kâğıt çıktısı da alındı?
  • Gönderilen üst yazı ve ekleri zaten Manisa Cumhuriyet Savcılığı’na EBYS üzerinden ulaşmışken, ayrıca kâğıt çıktısı alınıp, savcılık hazırlık bürosuna götürülüp neden sayı numarası alınmasına ihtiyaç duyuldu?
  • EBYS üzerinden gönderilen ve T.C. vatandaşı herkes tarafından doğrulanma olasılığı bulunan üst yazıda neden tarih yok? Elden götürülen kâğıt çıktısında ise savcılıkta teslim alan kamu çalışanının adı, soyadı ve sicil numarası ile tarih bulunurken, neden yazıyı gönderen makam olan Teftiş Kurulu Başkanı’nın ıslak imzası yok? (Paylaşılan üst yazının altındaki “güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır” yazısına kanmayın, o kapak yazısını yapay zekâ ile hazırlamak 5 dakika bile sürmez)
  • Madem bu kadar “evrak paylaşmaya meraklısınız” neden Akhisar Gönenli Süt ve Süt Ürünleri tesislerinin yapımı aşamasında “ilk yazışmanın yapıldığı günden bugüne kadar geçen sürede” Manisa Büyükşehir ve Akhisar Belediyesi’nin “EBYS üzerinde bulunan tüm evraklarını” kamuoyu ile paylaşmıyorsunuz?
  • Sadece kapak yazısını paylaşmak yerine EBYS’deki “tüm yazışmaları” paylaşsaydınız; kim kimdir, kim neye izin vermiş, kim karşı çıkmış, kim hangi kararı imzalamış, hangi toplantıda ne karar alınmış kamuoyu bilgilenmez miydi?

Bu soruların ardından Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” büyükşehir belediye başkanı Besim Dutlulu tarafından “sosyal medyasından paylaştığı kapak yazısına” gelince…

Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan rapor gizli midir?

Evet… 

Belediye başkanının “kurumsal resmi evrakı sosyal medyada paylaşması” belgenin Teftiş Kurulu’na ait bir soruşturma dosyasına ait “gizlilik niteliği” taşıyan bir evrak olduğu düşünüldüğünde “suç” teşkil eder. 

Kamuoyunu bilgilendirme amaçlı dahi olsa kişisel verileri (KVKK) veya gizli bilgileri içeren evrakların “onaysız paylaşımı” TCK 136 uyarınca 2-4 yıl hapis cezası gerektirir.

Teftiş kurulu tarafından hazırlanan raporlar, soruşturmanın veya denetimin gizliliği ilkesi gereği, “öncelikle gizli” kabul edilir. Raporlar sadece ilgili makamlara, yetkili mercilere elektronik veya yazılı ortamda iletilir.

Bunu büyükşehir belediye başkanının bilmemesi mümkün mü?

Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu “soruşturma evrakının tamamlanıp savcılığa iletildiğini” ne zaman açıkladı?

10 Mart 2026 günü verdiği iftar yemeğinde gazeteciler sorusu üzerine.

Belgenin üzerindeki tarih ne?

11 Mart 2026

Yani Başkan Bey belgeyi vermeden, gizliliğine bakmadan “verdik” diye açıklama yaptı ama yazı “bir sonraki gün” hem EBYS’den hem de kâğıt çıktısı olarak savcılığa gitti.

Yazıyı biraz yakınlaştırın ve “konusuna” iyice bakın.

“İlgi (a) yazı gereği, başkanlık makamının oluru, sonuç başlıklı bölüm ve adli yönden” kelimelerinden başka açıklama yok.

By Başkan’ın “paylaştığı üst yazının” sabah akşam dilinden düşürmediği “rant çetesi” ile ilgili olduğu konusunda ikna olan kim varsa bir zahmet bana da anlatsın.

Konu; belki elma, belki karpuz ya da sandalye alımı ile ilgili ya da işe geç gelen/gelmeyen bir belediye çalışanın soruşturulmasına ait rapor, kim biliyor?

Hiçbirimiz bilmiyoruz….

Tek bilen; belgeyi sosyal medyasında paylaşan, altına da “Çok fena rezil oldunuz bu sefer” yazan Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” büyükşehir belediye başkanı Besim Dutlulu…

Şimdi gelelim önemli bir başka ayrıntıya…

Manisa Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu hazırladığı soruşturma dosyasını direk savcılığa gönderebilir mi?

Evet…

Eğer dosyayı inceleyen savcı “adli soruşturmaya gerek görürse” o zaman “4483 Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun” gereği davranmak zorunda.

Ne diyor 4483 sayılı yasa?

“Suç işlediği düşünülen memur” kişisel suçlar (trafik kazası, hakaret, yaralama veya hırsızlık) ile devlet sırlarını açıklama, işkence, eziyet, suçüstü halleri ile bazı özel durumlar dışında görevi nedeniyle işlediği suçlar açısından 4483 sayılı yasanın korumasındadır.

Yani bir memurun görevi nedeniyle suç işlediği düşünülüyorsa; suçun işlendiği yer ve görevlinin makamına göre ilçede görevli memurlar için Kaymakam, ilde ve merkez ilçede Vali, (büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları için ise İçişleri Bakanı’ndan soruşturma izni alınır.

Karmaşık görünen bir uygulama ama Türkiye’de böyle…

Sonra?

Eğer, kaymakamlık, valilik ya da bakanlık “soruşturma izni verirse” bu karar ilgili memura “yazılı olarak” iletilir. Bu tarihinden sonraki 10 gün içinde memur “soruşturma izninin iptali için” Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açılabilir.

Bölge idare Mahkemesi, üç ay içinde “kesin niteliğinde” karar verir. 

Bu karar “itiraza da” kapalıdır. 

İşte tam da bu nedenle; Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilmiş” büyükşehir belediye başkanının sosyal medyada paylaştığı soruşturma evrakının “kapak yazısı” 4483 sayılı kanuna göre henüz savcılığın “soruşturulmasına karar verilmiş” belge değildir.

Soruşturmanın “kimin ile ilgili olduğu” bile belli değildir.

Üstelik gazete haberlerine göre; Teftiş Kurulu raporunda “olma ihtimali bulunan” isimlerden eski Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Oğuz Murat Pınar’ın hem Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’na hem İçişleri Bakanlığı’na hem de Kamu Denetçiliği Kurumu’na “iddiaların araştırılması için başvuru yapmasından kısa süre sonra gündeme getirilmiş olması” tesadüf müdür?

Elbette değildir.

Biliyorum yoruldunuz ve kafanız daha fazla karıştı.

Bunca yasaya, söze ve sosyal medya paylaşımına bir küçük ekleme de ben yapayım.

“Rant çetesi ile ilgili suç duyurusunda bulunulmadığı yönünde yapılan haberin” internet sitesinde yayımladığı tarih ve saat belli. 

Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilen” büyükşehir belediye başkanı Besim Dutlulu’nun haberin paylaşımından sonra altına yaptığı ilk yorum ve savcılığa verildiğine dair paylaştığı üst yazı görselinin de. 

İlk yorum ile belgenin paylaşılması arasında “geçen süre” bir saatten fazla… 

Bu da hepimize şunu gösterir.

Yayınlanan haberden rahatsız olunduğu ve “doğruyu söylemediği” yolundaki eleştirilere yanıt olması için “kapak yazısının fotoğrafı çekilip” hızlı bir şekilde By Başkan’a gönderilmiş.

Teknoloji öyle ilerledi ki; o saat aralığında büyükşehir belediyesinin olduğu bölgede (mesai saati değil) kimin telefonunun sinyal verdiğini bulmak “HTS ve baz istasyonu kayıtlarına bakarak” üç dakika.

O telefondan “kime ne gönderildiğini” bulmak da beş dakika.

Ama “hızlı davranalım derken” atlanılan başka ayrıntı da var.

By Başkan’ın “gönderilmesini istediği üst yazının fotoğrafını çeken” aynı zamanda evrakı üzerinde koyduğu masanın da “görüntüye girmesine” engel olmamış/olamamış.

Manisa’nın “belediye meclisi tarafından seçilen” Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da gelen fotoğrafı sağından solundan, üzerinden altından kırpmadan yayınlamış.

Hadi çok uğraşmayın, detayı ben vereyim.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’ndeki “makam odanızın iki kat altını” az buçuk bilen bir belediye çalışanını çağırın “fotoğrafın çekildiği masanın kime ait olduğunu” size söylesin.

İzinsiz belediye binasına girdi diye suçlanmayayım diye “o ismi şimdilik” ben yazmayayım.

Gördüğünüz gibi “kasaba siyasetçisi mantığıyla” bir iddia ortaya atarsanız; o cümlenin “içini dolduracağım” diye ne yasa ne kural dinlersiniz.

Tarihleri karıştırır, açıklamalarınızla kendi kendinizi yalanlarsınız.

“Çok fena rezil oldunuz bu sefer…” diye yazmak kolay.

Asıl bunca sorunun yanıtını siz verin By Başkan.

Yaşananlar rezalet mi, cehalet mi, suç mu? 

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin