Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 28 Eylül 2025’de Muğla’nın Menteşe ilçesinde gerçekleştirilen “Toprağımızı Vermiyoruz” mitingine katılanlara Nazım Hikmet’in Yaşamaya Dair şiirinden “Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin. Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için” dizeleriyle seslendi.
Özel, “Kötülükle savaşıyoruz. Biz kazanacağız. İyiler kazanacak, haklılar kazanacak, halk kazanacak, zeytin ağaçları kazanacak, doğa, çevre, mücadelemiz kazanacak” dedi.
CHP liderinin sözlerine katılmamak elde değil.
Tarım arazileri, ormanlar ile zeytinliklerde madenciliğe sınırsız yetki tanıyan yasa itirazlara rağmen mecliste kabul edildi. Şu anda itirazlar üzerine Anayasa Mahkemesi gündeminde.
Yazının başlığı ile girişi arasında henüz bağlantı kuramayanlar meraklanmasın.
Girizgahın ardından konuya geliyorum.
İzmir’in turizm potansiyeli yüksek ilçelerinden Foça’da geçtiğimiz Ekim ayı başında ilginç bir gelişme yaşandı. Foça Belediyesi Encümeni’nin 3 Ekim 2025’de aldığı karar doğrultusunda hazırlanan 93 numaralı parselasyon planını onayladı. Plan, 1799 ada 1 ve 2 parsellerin yanı sıra çok sayıda araziyi imara açıyordu.
Yaklaşık 215 hektarlık planlama sahasında, Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ve ailesine ait parsellerin de yer aldığı iddiaları basında yer aldı ve yalanlanmadı. Hatta bu parsellerin bir kısmında, üst düzey yargı mensuplarının üye olduğu “Nest Foça” kooperatifine ait “Charm Foça” adlı projenin hayata geçirileceği de iddia edildi.
Konu ile ilgili internette arama yapmayın, çünkü bu yöndeki haberlerin neredeyse tamamına erişim engeli getirilmiş ya da “uyarı” üzerine yayından kaldırılmış durumdalar.
Foça Belediyesi, encümen tarafından alınan kararı “onaylanmak” üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne gönderdi. İzmir Büyükşehir Belediye Encümeni de 6 Kasım 2025 günü 1064 sayılı kararı ile şunu dedi: “İzmir İli, Foça İlçesi, İsmetpaşa Mahallesi 1799 ada 1 ve 2 parseller, Yenifoça-Fatih Mahallesi 503101 ada 4281 parsel,503102 ada 4281, 4282, 4283, 4284 parseller, 503104 ada 2054, 2055, 2056, 2057, 2058, 2063, 2064, 4060, 4061 parseller,503105 ada 2039, 2040, 2042, 2047, 2048, 2051, 2052, 2053, 2060, 3933, 4431, 4458, 4459, 4494, 4634, 4635, 4636, 4637, 4638, 4639, 4640, 4642 parseller, 503106 ada 4061 parsel, 503107 ada 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2018, 2046, 3558, 3559, 4062, 4063, 4065, 4066, 4068 parseller,503108 ada 2010 parsel, 503109 ada 2019, 2020, 2033, 2034, 2036, 2037, 2038, 2043, 2044, 2045, 4440, 4441, 4442, 4445, 4448, 4449 parseller ile tescil harici alanlar ve dereden ihdas alanlarını kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve bu maddenin uygulama yönetmeliğine göre hazırlanarak Foça Belediyesi Encümeninin 03/10/2025 tarihli ve 365 sayılı Kararı ile onaylanan 93 no.lu parselasyon planı ve dağıtım cetvellerinin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/1-b maddesine istinaden onaylanması ve 3194 sayılı İmar Kanununun 19. maddesine göre işlem yapılmak üzere Foça Belediyesine gönderilmesi hk. Aynen Kabulüne.”
İzmir Büyükşehir Belediye Encümeni, bir sürü yasa maddesi yazarak aldığı kararla kısaca şunu diyordu. Gelen kararı onaylıyoruz ve bir aylık askı süresine çıkarılmak üzere size gönderiyoruz.
Özetle Foça Belediye Encümeni’nin 3 Ekim 2025’de aldığı imar parselasyon planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından da 6 Kasım 2025’te onaylandı. Artık geriye sadece bir aylık askı süresi, bu süre içinde yapılacak itirazlar, ardından itirazların reddi/kabulü işleminden başka hiçbir hukuki işlemi kalmadı.
Aradan günler, haftalar geçti henüz plan askıya çıkmadı.
Hem Foça hem de İzmir Büyükşehir Belediye koridorlarında ise bilinmeyen bir “telaş” vardı.
Kısa sürede telaşın “nedeni” anlaşıldı.
Kanun gereği böyle bir plan yapacak olan belediyenin, değişiklik yapılacak alandaki “hazine” arazileri için ilgili kurumlardan görüş alması unutulmuştu ya da “kim kurcalayacak” denilerek göz ardı edilmişti.
Plan kapsamındaki 1799 parsel 1 numaralı ada “orman” 2 numaralı ada ise zeytinlikti. Hatta, planın içinde kalan pek çok alan “şahıs” malı olsa da halen zeytin ağaçları ile doluydu.
İşte bunu fark eden Tarım ve Orman Bakanlığı her iki belediyeye de “resmi yazı” yollayarak “Kanun gereği bizim olumlu/olumsuz görüşümüzü almadan böyle bir işlem yapamazsınız. Yaptığınız kanuna uygun değildir” dedi.
Her iki belediyedeki telaşın nedeni işte bu yazıydı.
Sonuçta her iki belediye de bürokratlar toplandı ve şu kararı aldılar:
“Foça ve büyükşehir belediye encümenleri tarafından onaylanan planlar askıya çıkarılmasın. İşlemler sil baştan ve kanunun emrettiği şekilde “görüş” alınarak yeniden yapılsın, yeniden onaylansın ve ondan sonra askıya çıkarılsın.
Foça Belediyesi CHP’li belediye başkanı tarafından yönetiliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi de CHP’li belediye başkanı tarafından yönetiliyor.
Ortada, yapılan değişiklikle CHP’li Karşıyaka Belediye Başkanı/şirketi/şirketlerinin ciddi rant kazanacaklarına, yüzlerce zeytin ağacının kesileceğine dair bilgiler var.
Bütün bunların üzerine bir de “yüksek yargı” üyelerinin bulunduğu kooperatiflerin projelerinin aynı alanda bulunduğu biliniyor.
Yine de “hukuka uygun olmayan” işlemler yapılıyor, hata anlaşılınca “kılıfına” uydurulmaya çalışılıyor.
Ne demişti CHP Genel Başkanı Özgür Özel?
“Biz kazanacağız. İyiler kazanacak, haklılar kazanacak, halk kazanacak, zeytin ağaçları kazanacak, doğa, çevre, mücadelemiz kazanacak.”
Ve de eklemişti Nazım Hikmet’in dizelerini; “Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin. Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için…”
Öyleyse biz de hem “tatlı su muhalefetine” ve Foça’da rant için “doğa katliamına” yol veren CHP’li Foça ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yine Nazım Hikmet’in dizeleriyle seslenelim:
“Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması, topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ…”





