Büyük bir gürültünün koptuğu Türkiye’nin siyasi tarihini değiştireceğine emin olduğum CHP’nin “ön seçimi” dün tamamlandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel 1 milyon 653 bin CHP üyesinin oy kullandığını belirterek, dayanışma sandıklarında kullanılan oyun ise 13 milyon 211 bin olduğunu açıkladı.
İmamoğlu’nun an itibarıyla 14 milyon 850 binin üzerinde oy aldığını ifade eden Özel ancak sandıkların tamamının sayılmadığını söyledi.
Aslında ön seçim sadece CHP üyelerinin arasında yapılacaktı. Ancak Ekrem İmamoğlu’na karşı gerçekleştirilen operasyonla büyüyen muhalefet dalgasını CHP iyi bir formülle konsolide etti.
Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını belirleyecek sandıkların yanına dayanışma sandıkları eklenerek toplumun bu seçime katılımı hedeflendi.
Peki halkı özellikle muhalif toplumu CHP’ye konsolide eden dayanışma sandığı adlı cin fikir kimden geldi?
Çok uzaktan değil komşumuz Yunanistan’dan.
Ocak 2004’te Kostas Simitis PASOK liderliğinden çekildiğini açıkladı. Partinin kurucu başkanı Andreas Papandreu’nun oğlu dönemin Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu genel başkanlığa aday oldu. Partinin tüzüğü gereği Papadreu’nun genel başkanlığı parti üyeleri ve parti dostları tarafından seçiliyordu.
Şubat ayında daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde yapılan seçimde, 146 bin PASOK üyesinin yanı sıra 16 yaşını aşmış 9 milyon Yunan’a da oylamaya katılma hakkı tanındı. Papandreu, oyunu kullanırken, “Bu önemli bir gün, çünkü yeni ve demokratik bir yöntem denedik. Bu halkın günüdür” dedi. Parti dostu olmayıp oy kullanmak isteyenler sandık başında parti dostu yapılmıştı.
Bir başka deyişle 146 bin üyesi olan PASOK’ta 1 milyon Yunanlının oyuyla parti başkanı halk tarafından seçilmişti.
Ekrem İmamoğlu’nun Türk halkı tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterildiği ön seçim sonrası Twitter’da bir mesaj yayınladı Yorgo Papandreu.
Mesajı şöyle: Ekrem İmamoğlu, Türkiye’deki otoriterliğe karşı koymaya cesaret ettiği için hapse atıldı. Gerçek “suçu?” kalpleri, oyları ve umudu kazanmaktı. Demokrasi dünya çapında saldırı altında. Şimdi her neslin ayağa kalkma zamanı.

Yorgo Papandreu Türkler için çok tanıdık aslında.
Türkiye ile her zaman iyi ilişkiler geliştirdi.
Siyasi hayatı sonrası da çoğu kez Türkiye’ye gelerek çeşitli etkinliklere katıldı.
Dışişleri Bakanı’yken Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne aday olarak kabul edilmesi için tavır koydu ve dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem’le diyalog kurdu. İsmail Cem’in vefatından sonra cenaze törenine katıldı.
Bugünlerde değişen Yunan siyasetinde ve toplumunda çok karşılığı olmasa da uluslararası sistemde hala önemli bir aktördür Papandreu.
Yazdıkları, çizdikleri politika yapıcıları tarafında dikkate alınır.
Papandreu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Siyasi İşler Komitesi’nin 28 Ocak 2025 Salı günkü oturumunda oybirliğiyle yeniden Demokrasi Genel Raportörü seçildi.
İmamoğlu’nun yanında durması da bu açıdan çok önemli.





