Dünyaca ünlü aktivist, dilbilimci, politik eleştirmen Noam Chomsky, adına verilen “Noam Chomsky Küresel Bağlantılar Ödülü”nün takdim edildiği STAR (Uluslar Ötesi Akademik Araştırmacılar Derneği) “İnsani bir dünyayı şekillendirmek: Üst Düzey Eğitim Perspektifleri” konferansında konuştu. Chomsky, dünyada üç büyük krizin kesiştiğini ve insanlığı tehdit ettiğini belirterek, çözümün enternasyonaliz, dayanışma ve eğitim olduğunu savundu. University World News’de yayımlanan haberi Ayşen Tekşen’in çevirisiyle sunuyoruz.
Dilbilimci ve felsefeci Noam Chomsky’ye göre, dünya insan varlığını tehdit eden üç büyük krizin kesişmesine tanıklık ediyor ve bu krizleri çözmenin tek yolu da enternasyonalizm, dayanışma ve eğitim.
8 Aralık’ta düzenlenen ve adına verilen Noam Chomsky Küresel Bağlantılar ödülünün takdim edildiği STAR (Uluslar ötesi Akademik Araştırmacılar Derneği) “İnsani bir dünyayı şekillendirmek: Üst Düzey Eğitim Perspektifleri” konferansında konuşan Chomsky “İnsanlık tarihinin benzersiz bir anında olduğumuzu göz ardı edemeyiz. İnsanlar birkaç yüz bin yıldır dünya üzerine. Artarda gelen mutlak rastlantıların sonuçları olarak ortaya çıkan insanlar şaşırtıcı bir mucize… dört milyar yıldan sonra dünya üzerinde ilk kez tartışmakta olduğumuz türden sorunlar üzerinde düşünebilen yaratıklar” dedi.
“Ama şu noktada, dünya üzerinde düşüncenin varlığının son anını yaşıyor olabiliriz. Türlerin fiilen yok olması gibi ciddi bir olasılıkla karşı karşıyayız” diyen Chomsky, pek çok büyük krizin kesişmesiyle ilgili olarak da “Tarihte daha önce hiç görülmemiş ve doğru yanıtları sağlamadığımız sürece bir daha da görülmeyecek olan bir şey” diye konuştu.
Küresel, sınır tanımayan bir özellik gösteren ve uluslararası düzeyde çözülmesi gereken mevcut salgının, tüm dünyada uluslararası işbirliğinin bir simgesi olarak ilki Almanya’daki iki Türk göçmen tarafından geliştirilen ve uluslararası bir şirket tarafından pazarlanan, aşıların geliştirilmesi ve uluslararası işbirliği sayesinde kısa sürede çözülebileceğini söyledi.
Chomsky, “Aşının geliştirilmesini ve uluslararası işbirliğini kolaylaştırmayı amaçlayan COVAX adlı uluslararası bir kuruluş var. Bu kuruluş kritik öneme sahip dağıtım sorununu da ele alıyor ve aşının onu kendilerine mal edecek kadar zengin olanlar tarafından tekelleştirilmesini engellemeye ve dünyanın her yerinde ona ihtiyacı olanlara ulaşmasını sağlamaya çalışıyor” dedi.
Ancak, ABD ve bazı zengin ülkelerin ona ihtiyacı olanlar için değil de kendileri için aşının kontrolünü ele geçirmek üzere adımlar attığını söyleyen Chomsky “Bu sorunun çözülmesi lazım. Bu politik bir sorun, bir uluslararası dayanışma sorunu ve bunu aklımızdan hiç çıkarmamalıyız” diye ekledi.
Evet salgın sona erecek ama doğal çevrede radikal, fazlasıyla yıkıcı değişikliklerin habercisi olan eriyen buz kütlelerini geri kazanamayacağız.
“En son bilimsel araştırmalar, bu süreçlerin artık geriye döndürülemez hal alacağı kritik eşiğe yaklaşıyor olabileceğimizi ve sonuçlarını hayal bile edemeyeceğimiz felaketler sonucunda dünya üzerinde örgütlü insan yaşamının son bulması tehdidiyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.”
Chomsky, aynı zamanda nükleer silahların karanlık gölgesi altında yaşadığımızı ve ürkütücü kayıtların “yalnızca çok sayıda kazaya değil liderlerin zaman zaman son derece pervasızlaşan davranışlarına rağmen hayatta kalmamızın gerçek bir mucize olduğunu” gösterdiğini de söylüyor.
ABD eski savunma bakanı William Perry gibi önde gelen uzmanlar şu an yaşadığımız nükleer savaş tehdidinin Soğuk Savaş dönemindekinden daha ciddi olduğu ve belli ölçüde koruma sağlayan, silahlarının sınırlandırılması anlaşmalarının çoğunun bozulması nedeniyle bu tehdidin artmaya devam ettiği konusunda uyarılarda bulundular.
Chomsky daha önce de nükleer savaş tehdidini “fazlasıyla ciddi” bulduğunu söylemiş ve bu olasılığın özellikle Güney ve Güneydoğu Asya’da giderek yükseldiğini belirtmişti çünkü bu bölgelerde zaten gerilim ve çatışma içinde olan nükleer silaha sahip ülkeler vardı ve küresel ısınmanın tüm bölgede sınırlı olan su kaynakları üzerinde giderek artan etkisi durumu daha da kötüleştirebilirdi.
Ödül töreninde, küresel felaket riskini ölçmek için Bulletin of the Atomic Scientists tarafından yayınlanan Kıyamet Günü Saatinin 1947’de gece yarısına yedi dakika ve Ocak 2020’de ise yaklaşan üç kriz nedeniyle gece yarısına 100 saniye kalmak üzere ayarlandığını anlattı.
Bozulmakta olan demokrasi tehdidi
Küresel ısınma ve nükleer savaş tehdidinden sonra üçüncü tehdit de “bozulan demokrasidir.”
Chomsky: “Büyük krizlerle başa çıkma konusunda en büyük umudumuz, bu varoluşsal krizleri ele almak ve sonlandırmak için mevcut fırsatlardan yararlanmaya kararlı, bilgili ve katılımcı bir nüfustur” dedi ve ekledi: “Bilgiliyi eğitimli anlamında kullandım.”
“Sadece [krizi çözmek için] uygulanması gereken araçlar konusunda değil bu araçları uygulamak için gerekli olan uluslararası dayanışma konusunda da eğitimli anlamına geliyor.
“Yalnızca eğitimli değil uluslararası ölçekte bir demokrasi sorunu üzerinde düşünebilen, küresel olarak etkileşimde bulunabilen ve çözümlere ilerleyebilen bir toplum anlamına geliyor.
“Ve bu üç ana büyük sorunu can alıcı önemde varoluşsal krizler olarak sınıflandırmak oldukça doğrudur.”
“Bu kuşağın müthiş bir sorumluluğu olduğunu anlamak önemli: insanlık tarihinde şu soruyla karşılaşan ilk kuşak olacak: ‘İnsan uygarlığı bildiğimiz herhangi bir şekilde devam edecek mi?’ Ayrıca, bu krizle karşılaşacak son kuşak olacaktır çünkü bunu çözmezsek işimiz biter.”
Chomsky üç krizin de çözümü olduğunu söyledi. “Yanıtları biliyoruz. Elimizin altındalar. Bunlar yapılabilir şeyler. Ama bilmek yeterli değil fırsatları yakalamak ve gerçekleştirmek lazım.”
“Bu çok büyük bir sorumluluk ama aynı zamanda büyüleyici, heyecan verici bir meydan okuma. Ve bizler insanlık tarihinin benzersiz ve inanılmaz anını yaratan bu sorunlar buluşmasının üstesinden geleceğimize dair güçlü umudumuzu koruyabiliriz.”
(Çeviri: Ayşen Tekşen)




