12 Aralık 2010.
Moskova Havaalanı’nda Rus gümrük görevlileri, Türkiye’den gelen çantalı beş kişiden şüphelenirler.
Yaptıkları aramada, dördü Azeri, biri İranlı beş kişinin çantasından 14,5 milyon dolar ve 4 milyon avro para çıkar.
Azeri vatandaşları Vagif Badalov, Ramin Ismailov, Gusein Ismailov ve İran vatandaşı Mohammadsadig Rastgarshishegarhenekh hakkında Rus makamları tarafından kaçakçılık suçlamasıyla işlem başlatılır.
Soruşturma sırasında paraların Dubai’den Türkiye’ye, Türkiye’den de Rusya’ya götürüldüğü ortaya çıkar.
Yakalanan beş kurye kendileri gibi 14 kuryenin, Azeri iş insanlarına ait toplamda 40 milyon dolar ve 10 milyon avroyu çeşitli tarihlerde valizlerle Rusya’ya taşıdıklarını itiraf ederler.
Rus polisine verdikleri ifadede, kuryelerden birinin isminin Turgut Happani olduğu söylerler.

Rus polisinin bilgileri paylaştığı Türk emniyet yetkilileri, paranın izini sürmeye başlarlar.
Araştırma sonucu Happani ailesine ait Durak Döviz şirketine ulaşırlar.
Araştırmalarda Durak Döviz üzerinden başka bir şirkete daha ulaşılır.
Royal Holding.
Durak Döviz’in, Royal Holding’in diğer alt şirketleri Tural Ltd. ve Pırlanta Ltd. ile birlikte İran ve Dubai’ye külçe altın ihracatını belirleyen Türk polisi araştırmayı derinleştirir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2012/120653 numaralı soruşturma dosyasında bu kara trafiğini şöyle tarif eder:
Rusya’da ekonomik kriz nedeniyle bankaların acil sıcak para ihtiyacı vardır.
Şimdikinin aksine Putin’in başbakan, Medvedev’in devlet başkanı olduğu o yıllarda Rus mafyasına haber salınır, ekonominin düzeltilmesinde katkı istenir.
O yıllarda Rus mafyası 55 ülkede faaliyet göstermekte ve üyelerinin 300 bin kişiyi bulduğu belirtilmektedir.
Bu çarkın içinde elbette Türk ve Azeriler de vardır.
2008 yılından 2011 yılının sonuna kadar Adem Gelgeç, Ertuğrul Bozdoğan ve Azeri Vidadi Badalov adına 10 farklı şirket kurulur.
Sonra ticari faaliyette bulunmayan bu şirketler adına banka hesapları açılır.
İran’dan yapıldığı söylenen altın ihracatı Türkiye üzerinden Dubai’ye gönderilir.
Dubai ve Türkiye’de toplanan paralar da kuryeler aracılığı ile Türkiye üzerinden bavullarla Rusya’ya.
Burada devreye Rus mafyası girer. Edik isimli şahsa ulaştırılan paralar Rus bankalarına yatırılarak sıcak para ihtiyaçları giderilir.
En sonunda Rusya bankaları aracılığı ile Türkiye’de kurulan 10 şirkete havale edilen paralar hem aklanmış hem de sisteme girmiş olur.
Bu işlem Türkiye üzerinden Rusya’ya, Rusya üzerinden Türkiye’ye haftada birkaç kez tekrar ettirilir.
Bu işlemleri yapanların aldığı komisyon oranı yüzde 2’yi bulmaktadır.
Milyon dolar ve avroların yüzde 2’sini hiç küçümsemeyin.

Şimdi başa dönelim.
Türk polisi, Rus polisinden aldığı bilgilerle soruşturmayı derinleştirince ulaştığı şirketin adı Royal Holding.
Rusya’ya bavulla para taşıyan 44 kuryeden birinin ismi de Turgut Happani.
Şimdi sıkı durun.
Türkiye’de kurulu bulunan Royal Holding’in patronu kim biliyor musunuz?
Rıza Sarraf.
Peki Rusya’ya bavulla para taşıyan kuryelerden Turgut Happani?
O da Rıza Sarraf’ın şoförü.
Şimdi bunların üzerine bu kişilerin Türk bakanlar ve yetkilileriyle olan ilişkilerini ekleyin.
Sonra Rus mafyasını üzerine baharat niyetine koyun.
Bütün bunların üzerine Putin’i bir tutam tuz olarak düşünün.
Şimdi iyice karıştırın.

Ortaya ne çıktı?
Suriye konusunda neredeyiz onun yanıtı.
Sadece o değil aslında pek çok sorunuzun yanıtı.
Parayı izleyince, siyasetin nasıl şekillendiğini de anlayabilirsiniz.
Rıza Sarraf şimdi nerede?
Amerika Birleşik Devletleri’nde ve muhtemelen itirafçı.
Neler anlatmıştır neler?
Sadece zamanı gelmediği için açıklanmıyordur.
Ya da gizlice birilerine gösterilmiştir bizim haberimiz yoktur.

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin