Pazartesi günü Moskova’da Türk ve Rus politikacılar bir araya geliyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, MİT Müşteşarı Hakan Fidan ile geniş bir Türk heyeti meslektaşları ile İdlip’teki son durumu görüşecekler.
Yalnız dikkatimi çekti. Nedense biz sürekli Rusya’ya gidip görüşüyoruz. Oradan buralara pek gelen olmuyor. Hatta Erdoğan bile iki kez Rusya’ya bir günlük çalışma ziyareti için gitti. Putin Türkiye’ye sadece yatırımların kurdelasını kesmek için geliyor.
Aslında bu toplantı final toplantısı gibi.
İdlib’teki durumun buraya geleceğini iki yıldır söylüyorduk. Suriye Rusya’nın da desteği ile Şam ve Dara’daki cihatçıları İdlib’e toplarken altın vuruşu yapacaklarını herkes biliyordu. Türkiye de biliyordu ama son yıllarda “sorunları öteleme” kurgulu dış politikamız nedeniyle uzun süre gözardı etmişti meseleyi.
Moskova’da Putin’in geri adım atması mümkün değil. Putin 1990’lı yıllarda cihatçı Abhazlar ve Çeçenlerle çok uğraşmış ülkeden atana kadar ciddi müadele etmişti. Aynı yapı bu kez Suriye’de karşısındaydı. Ve Putin bu örgütleri sağ bırakmak niyetinde değil.
Astana ve Soçi süreçlerinde Türkiye ÖSO kartına karşılık El Kaide artığı örgütlerin silahlarını ellerinden alacağına dair sözler vermişti. Ancak istenilen sonuca ulaşılmadı. Tam tersine ÖSO üyelerinin büyük kısmı cihatçı örgütlere katıldı. Bunun olmasına Erdoğan mı izin verdi yoksa gücü gerçekten yetmedi mi bilinmez. Ama günümüzde El Kaide Emirliği haline dönüşen bir İdlib var. Ve yarın başlayacak görüşmeler öncesi Suriye sahada savaşarak köyleri ele geçirmeye devam ediyor. Rusya da havadan bombalıyor.
Cilvegözü sınır kapısından sürekli teçhizat taşıyan Türk ordusunun ne yapacağı da muamma. Suriyeliler şimdilik Türklere dokunmuyorlar ama çevreleyerek hareketsiz bırakıyorlar.
Bu durum daha ne kadar sürdürülebilir bilinmez ama Suriye’de sonun başlangıcında olduğumuz bir başka gerçek.
Bu arada Rusya’nın Suriye’ye iki adet Tu-160 stratejik bombardıman uçağı verdiğini de not edelim.
Peki Türkiye Rusya ve Suriye ile sorun yaşamaya devam ederse ne olacak?
Avrupa yeni bir göç dalgasının başlamaması için Türkiye’nin arkasında durur. Ancak bunun ötesinde bir şey yapamaz.
Aynı durum ABD için de geçerli. ABD’nin göç sıkıntısı yok ama Türkiye’yi fazla yaklaştığı Rusya’dan koparmak için yeni adımlar atacaktır. Ama hiçbiri pratik bir müdahaleyi kapsamayacaktır.
İşimiz zor. İlk kez dış politikada bu kadar yalnızız.




