6. PERDE: KÜRSÜDEN İTİRAF VE MECLİSTEN ONAY

Bir önceki yazımda, Manisa Yunusemre Belediyesi’nin Bağyolu Mahallesi 165 ada 1 parseldeki yaklaşık 13 dönümlük (12 bin 982 metrekare) kamu arsasını satmak için izlediği yolları, belediye şirketlerine devredilişini, belediye şirketlerinin de kat karşılığı/kat irtifakı yoluyla satış ve devir süreçlerini anlattım. Sadece meclis ya da encümende yaşanan hukuki işlemleri değil, arazide yapılan 30 lüks villanın inşaatının kimlere verildiğini, siyasi bağlantıları, ortaklık yapılarını ve ortaya çıkan yüz milyonlarca liralık ranta birlikte tanıklık ettik.
Karmaşık ve bir o kadar da yorucu bir süreçti. Eminim ki sizler de okurken yorulmuş, hatta “sıkıldım”dediğiniz anlar olmuştur. Gazeteciyseniz sıkılma lüksünüz yok. O yüzden ben yine aynı konuyu elimden geldiği ve ulaşabildiğim bilgi/belge ışığında, kalemim döndüğünce anlatmaya devam edeyim.

Salı günü için planladığım yazıyı, Yunusemre Belediyesi’nin 5 Ekim’de yapacağı Ekim 2026 toplantısındaki bu konuyla ilgili gündem maddesi nedeniyle ertelediğimi yazmıştım. Pazartesi yapılacak toplantı Salı gününe ertelendi. Salı günü meclisi sosyal medyadan izleyip sonucu görmek için bekleyince yazının ikinci bölümü de bir gün ertelenmiş oldu doğal olarak. Meclis yapılıp bittiğine göre konumuza devam edebiliriz.

Beklenen oldu. 6 Ekim Salı akşamı toplanan Yunusemre Belediye Meclisi, tüm bu yasal açmazlara ve çelişkilere rağmen Emlak İstimlak Müdürlüğü’nün sunduğu 22. gündem maddesi meclise ara verilerek toplanan ara komisyonun onayı ile meclise gelerek 37. gündem maddesi olarak yine oy çokluğu ile onayladı.

Ancak meclis salonunda yaşananlar, bir aklama çabasından ziyade, hukuk tarihine geçecek nitelikte bir suçüstü ikrarına itirafına sahne oldu. Belediye canlı yayın arşivlerine giren resmi kayıtlarda, yayının 1. saati, 5. dakikasından itibaren aynen şu diyaloglar tarihe not düşüldü:

Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, hülle iddialarını reddetmek isterken aynen şu cümleleri kurdu:
“Bağyolu’ndaki o arsa satışa çıktı kimse girmedi, MAYEB geldi ihaleyi aldı. Ondan sonra neden MAYEB’den Yatırım A.Ş.’ye geçti? Çünkü MAYEB’in çok borcu var, bütün mallarına MAYEB’in haciz konuldu… O haciz gelmesin diye sıfır borcu olan Yunusemre Yatırım A.Ş.’ye onları aynen devrettik. Hepsi açık, şeffaf…”

Aslında Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın sözlerine hukukta şeffaflık denmiyor. Ticaret Kanunu ve İcra İflas Kanunu’nda bu eylemin adına açıkça “alacaklılardan (yani devletten, vergi dairesinden, SGK’dan) mal kaçırmak amacıyla muvazaalı (hülleli) işlem yapmak” deniyor. Başkan, devletin yasal haciz mekanizmasını devre dışı bırakmak için iki belediye şirketi arasında mülk kaçırdıklarını meclis tutanaklarına kendi ağzıyla yazdırdı.

Peki bununla da bitti mi? Elbette hayır. Mecliste bulunan Yunusemre Belediyesi Meclis Üyesi ve MAYEB Genel Müdürü İlhan Düzenli de kürsüden ihale sisteminin nasıl manipüle edildiğini şu sözlerle itiraf etti:
“Biz MAYEB olarak sadece bir ihaleye değil 7-8 ihaleye girdik… Oradaki belediye mülklerinin değerinin biraz daha artırılması için sizlerin de takdir edeceği gibi ticaretten destekte bulunduk. Ama bu aşamada da o ihalelerde talep bulmayan bazı yerleri MAYEB olarak biz aldık. Sevgili başkanımın söylediği gibi MAYEB’in maalesef yüklü miktarda borçlarından dolayı şu anda yanılmıyorsam 23 tane mülkünde haciz var…”

Kamu İhale Mevzuatı ve Türk Ceza Kanunu net bir şekilde der ki; bir kamu ihalesine “rekabeti sağlamak” için değil, fiyatı yapay olarak yükseltmek amacıyla girilmesinin hukuktaki karşılığı “ihaleye fesat karıştırma”eylemidir. Kendi mülkünün fiyatını yapay olarak şişirmek için kendi şirketini ihaleye soktuğunu itiraf eden bir yönetim ve bu karara oy çokluğuyla da olsa el kaldıran meclis üyelerinin olması ne denir ben bulamadım.
Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın sığındığı “Bir cebimizden çıktı, öbür cebimize girdi, yüzde 50 ortaklı şirket olsa haklıydınız” savunması ise tamamen hamasettir; çünkü hukukta her şirketin tüzel kişiliği ve borç sorumluluğu tamamen bağımsızdır…

Son Perde: Ne olacak şimdi?

İşin en acı verici bir başka belgesi ise devletin resmi vergi arşivinde duruyor. Seçimlerin hemen ardından, 24 Temmuz 2024’te kat karşılığı inşaat sözleşmelerini yönetmek üzere apar topar kurulan belediye şirketi Manisa Yunusemre İnşaat Yatırım A.Ş.’nin resmi vergi levhası. Sahada milyonlarca liralık villa projesi yükseliyor; fakat ne hikmetse belediyenin bu şirketi, maliyeye verdiği 2024 ve 2025 yılı beyannamelerinde resmi olarak matrahsız (sıfır kazanç) bir şirket olarak görünüyor.

Şimdi bu resmi meclis itiraflarının ve onaylanan hukuksuz kararın ardından, sorularımızı daha gür bir sesle gönderelim gitsin:

1. Belediye meclisi, belediye başkanı şehir dışında olduğu gerekçesiyle yasal hiçbir mücbir sebep yokken neden ertelendi? Meclis 1. ve 2. Başkan Vekilleri başkanın yokluğunda meclisi yönetmek için seçilmemiş midir?

2. Koskoca belediye meclisinin resmi toplantı tarihinin ertelenme kararı, üyelere hangi mevzuata dayanarak sadece bir Whatsapp mesajı ile bildirilebilmektedir?

3. Meclisin başkanın yokluğunda toplanması (eğer ertelenmesi şart ise) çoğunluk sağlanmaması yoluylaertelenemez miydi?

4. 6 Ekim 2026 tarihli Yunusemre Belediye Meclisi gündeminde Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nün 22. sırada getirdiği gündem maddesindeki “belediyemiz mülkiyetinde olan Bağyolu Mahallesi 165 ada 2 parselde bulunan taşınmazların satışı” deyimi doğru mudur?

5. Satışından bahsedilen bu taşınmazların gerçek türü, cinsi ve sayısı nedir?

6. Yunusemre Belediye Meclis Üyesi, aynı zamanda MAYEB Genel Müdürü olan İlhan Düzenli’nin bir yandan arsa satışına onay veren mecliste kabul oyu vermesi, ardından da MAYEB Genel Müdürü olarak kendi imzası ile encümendeki kapalı zarf usulü arsa satışına teklif vermesi 2886 Sayılı Kanun’un 6. maddesinde belirtilen “ihaleyi yapan idarenin belediye olduğu hallerde, o belediyenin belediye başkanı ve başkan yardımcıları ile belediye meclisi üyeleri, doğrudan veya dolaylı olarak ihaleye katılamazlar” maddesine aykırı değil mi? Bu durum ihaleye fesat karıştırmak suçunu oluşturmuyor mu? Bu durumda ihalenin resen iptal edilmesi ve 5393 Sayılı Kanun’un 19. maddesi gereğince İlhan Düzenli’nin meclis üyeliğinin düşürülmesi için valiliğe başvurulması gerekmiyor mu?

7. Aynı şekilde; inşaatı yürüten Başlarsan İnşaat’ın sahada devasa tabelaları dikili dururken, arka planda 100 bin lira sermayeli Vera Mimarlık şirketinin en büyük ortağının AKP’li Saruhanlı ve Manisa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Tuncay Anadolu olması, 2886 Sayılı Kanun’un 6. maddesinde belirtilen yasak kapsamına girmiyor mu?

8. Tapu kütüğü hareket kayıtlarına göre bu arsa zaten 2025 yılında belediye mülkiyetinden çıkarak önce MAYEB, ardından da Yunusemre İnşaat Yatırım Şirketi’ne geçmiş görünürken; ayrı bir şirketin malı olan ve üzerinde Başlarsan İnşaat’ın villaları yükselen bir yer için belediye nasıl olur da “mülkiyeti belediyemize ait” diyerek yeniden satış kararı almak ister?

9. Tüzel kişiliği tamamen ayrı olan bir şirketin malı için belediye meclisinden hangi kanunun hangi maddesine dayanarak karar çıkarırsınız?

10. Belediye yönetimi, meclis üyelerine resmi yazı ile yanlış ve yanıltıcı bilgi mi vermektedir? Bu durum açıkça görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçu değil midir?

11. Başkan Semih Balaban’ın kürsüden bizzat itiraf ettiği, “MAYEB’in borçları yüzünden haciz gelmesin diye malları sıfır borçlu Yunusemre Yatırım A.Ş.’ye devrettik” sözleri, İcra İflas Kanunu madde 331 kapsamında “Alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla mevcudu eksiltmek (Mal Kaçırma) suçunun açık bir delili ve ihbarı” değil midir?

12. MAYEB Genel Müdürü İlhan Düzenli’nin, “Belediye mülklerinin değerini artırmak için ihalelere girdik” beyanı, Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 235 kapsamındaki “ihaleye fesat karıştırma ve yapay fiyat manipülasyonu” suçunu oluşturmuyor mu?

13. “Bir cebinden çıktı, öbür cebine girdi” diyerek Ticaret Hukuku’nun temel ilkesi olan tüzel kişiliklerin bağımsızlığı ilkesini yok sayan belediye yönetimi, yarın vergi dairesi ve SGK bu hülleli işlemlere “Tasarrufun İptali Davası” açarsa kamuya doğacak devasa zararı kendi şahsi servetinden mi ödeyecektir?

14. 13 dönümlük tek parsel arazi (165/1) halindeyken İmar Kanunu gereği çekme mesafeleri yüzünden en fazla 12 villa yapılabilen bu alana, hiçbir imar planı değiştirilmeden sadece ifraz (parselasyon) sihirbazlığıyla 30 villa sığdırılması Türk Ceza Kanunu Madde 184 kapsamında “İmar Kirliliğine Neden Olma” suçu değil midir?

15. Sahada milyonlarca liralık lüks villa projesi yükselirken, projeyi yürüten belediye şirketi Manisa Yunusemre İnşaat Yatırım A.Ş.’nin 2024 ve 2025 yılı vergi levhalarında matrahsız (sıfır kazanç) görünmesinin mantıklı, izah edilebilir bir açıklaması var mıdır? 

16. 11 Ekim 2025’de MAYEB A.Ş.‘de 9 yönetim kurulu üyesi neden görevden alınmıştır?

Gazeteci Ahmet Çınar’ın dediği gibi; işimiz gazetecilik yapmak, beş taş oynamak değil.
O yüzden bana göre bu konudaki görevimiz burada tamamlandı.
Bundan sonrası başta Manisa’nın belediye meclis üyeleri tarafından seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu olmak üzere, İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin, Sayıştay denetçilerinin ve Cumhuriyet Savcılarının…
Meclisin 266 sayılı torba kararıyla başlayan, belediye bütçesinden 15 kat sermaye enjeksiyonuyla fonlanan, kapalı teklif ihalesiyle kamu dışına çıkarılan, ifraz edilip şirket evlilikleriyle pay edilen ve en nihayetinde meclise getirilip apar topar onaylatılan bu “büyük uzlaşı” dosyası, kamu malının yağmalanması açısından incelenmesi gereken en somut organizasyon değil mi?
Devletin resmi arşiv kayıtları ortada, şantiye sahasındaki lüks villalar orada. 
Bundan başka delil arayan, siyasi hamaset yapanlara, şeffafız, açığız diyenlere, yoldaşlık, devrimcilik, halkçı belediyecilik sloganı atanlara son sözümüz;
Terzi Fikri’nin gördüğü rüya bile olamazsınız… 

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin