“Her hafta Salı günü yazardın, hayırdır sustun/susturuldun mu?” dediğinizi duyar gibiyim.
Durum öyle değil…
Bir süredir ilginç bir dosya üzerinde çalışıyordum. Öylesine karmaşık ilişkiler yumağı vardı ki, bilgileri derlemek, teyit etmek, bir daha, bir daha kontrol etmek derken yoruldum.
Bir de üzerine Manisa Yunusemre Belediyesi’nin 2026 yılı Ekim ayı meclis gündemini görüp, araştırdığım konunun meclis gündemine alınacağını okuyunca sadece erteledim.
Benimle birlikte Yunusemre Belediye Meclisi de ertelenmiş.
5 Ekim 2026 Pazartesi günü yapılacağı açıklanan Yunusemre Belediye Meclisi, Başkan Semih Balaban’ın Manisa dışında olması nedeniyle 6 Ekim 2026 Salı yapılacağını öğrenince bir gün daha bekleme kararı aldım.

Hem meclis toplantısı yapılsın ve takipte olduğum konu netleşsin hem de elimdeki bilgi/belgeleri son kez kontrol edeyim diye mecburen bugüne kaldı.
Mazeretim budur, kabul ederseniz ne mutlu bana…
Birkaç satır girizgahtan sonra gelelim konumuza…
Manisa’nın belediye meclis üyeleri tarafından seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından dikkat çeken bir çıkış yaptı ve “Manisa’da imar ve tapu üzerinden haksız zenginleşen siyasetçiler var, MASAK incelemelidir” ifadelerini kullandı.
Çoğu siyasi yaklaşımına katılmasam da kamusal şeffaflık ve denetim adına bu çağrının arkasında durmak gerekir. Ancak tek bir farkla; denetim mekanizmaları işletilirken hiçbir ayrım yapılmamalı, Sayın Dutlulu’nun Akhisar Belediye Başkanlığı dönemi de dahil olmak üzere gücü elinde bulunduran tüm aktörlerin hesap ve tapu hareketleri kamu adına mercek altına alınmalıdır.
Artık kimin bahtına ne çıkarsa…

Madem Manisa’nın belediye meclis üyeleri tarafından seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı “İmar ve tapu hareketleri resmi olarak kayıtlıdır, devletimiz bulur gereğini yapar” diyerek kamusal bir iddiayı ortaya koydu; o halde gelin biz de tamamen belgelere, ticaret sicil kayıtlarına ve tapu hareketlerine dayanarak Manisa’da kamuoyunun aydınlatılması gereken çarpıcı bir süreci adım adım inceleyelim.
Bakalım resmi kayıtlar bize ne söylüyor?
Hikayemizin tamamı Manisa Yunusemre Belediyesi’nde geçiyor.
1. PERDE:
TORBA LİSTEYE GİZLENEN “266 SAYILI” MECLİS KARARI:
Bu devasa operasyonun ilk harcı, belediyenin dijital arşivlerinde doğrudan aratıldığında adeta bir devlet sırrı gibi kamufle edilen 3 Aralık 2024 tarihli 266 sayılı Yunusemre Belediye Meclisi kararı ile atıldı. Dönemin yönetimi, kamuoyunun ve medyanın dikkatini çekebilecek büyüklükteki Bağyolu Mahallesi 165 ada 1 parseldeki yaklaşık 13 dönümlük (12 bin 982 metrekare) devasa kamu arsasını tek başına meclis gündemine getirmedi. Bunun yerine bilindik bir bürokratik maskeleme yöntemi kullanılarak karar metnine şu steril ifade yazıldı: “Meclis Kararı ekinde yer alan 26 adet taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca satışının yapılmasına…”
Arazi, 26 taşınmazın bulunduğu toplu bir ek listenin satır aralarına gizlendi.
Süreç, 3 Aralık 2024 tarihli ve 266 sayılı meclis kararı ile başladı. Meclis, Bağyolu 165/1 parselin de içinde olduğu 29 taşınmaz listesini doğrudan oylamak yerine komisyona havale etti. Komisyon, aralarında Bağyolu’nun da olduğu 26 taşınmazın satışını uygun bularak raporunu hazırladı ve bu rapor mecliste AKP Grubu’nun RED, MHP Grubu’nun Çekimser oylarıyla kabul edildi. Ancak işlem burada bitmedi; listenin eksik kalan kısımları için komisyon mesaisi Ocak ayına devredildi. Ocak 2025 meclis oturumunda alınan 15 sayılı karar ile komisyondan gelen nihai rapor bu kez İYİ Parti grubu RED oyu vermesine rağmen yine oy çokluğuyla kabul edilerek kesinleşti.
Bu kararın alındığı 3 Aralık 2024 tarihinden, ihalenin yapılacağı 7 Mayıs 2025 tarihine kadar geçen tam 5 ay boyunca meclisten başka hiçbir arsa satış kararının çıkmamış olması, Bağyolu 165/1 parselin o gün o torba listenin içine bilinçli olarak yerleştirildiğinin yasal ve matematiksel kanıtıdır. Zira 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18/e maddesi uyarınca meclis kararı olmaksızın encümenin tek bir metrekare arsa satması hukuken imkansızdır.

2. PERDE: 9 YILLIK UYKUDAN UYANAN NAKİT TRANSFERİ:
Yetki meclis torbasından alındıktan hemen bir ay sonra, 8 Ocak 2025’de belediye iştiraki olan MAYEB Organizasyon İnşaat A.Ş. bünyesinde, hayatın olağan akışına tamamen aykırı bir finansal hamle yapıldı. Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre MAYEB A.Ş., 12 Ocak 2016’da belirlenen 2 milyon 550 bin lira sermaye ile tam 9 yıl boyunca tek bir kuruş dahi sermaye artırımı görmeden, son derece mütevazı bir bütçeyle yönetilmişti. Ne ekonomik dalgalanmalar ne de 31 Mart 2024‘teki belediye el değişimi bu sermayeyi kıpırdatmıştı.
Ancak Bağyolu’ndaki kamu arazisinin satışı netleşince, 9 yıllık uykudan aniden uyanıldı. MAYEB’in sermayesi, belediye halkına hizmet için kullanılması gereken kamu bütçesinden yapılan nakit enjeksiyonuyla 8 Ocak 2025’da 15 kat birden artırılarak 38 milyon 869 bin 187 liraya çıkarıldı.
Neden mi?
Çünkü 4 ay sonra toplanacak belediye encümenin Bağyolu 165/1 parsel için açacağı ihalenin (tahmin edilen) muhammen bedeli 35 milyon 51 bin 697 lira olarak belirlenmişti. MAYEB’in sermayesi bu ihaleye girebilmesi için yeterli değildi. Böylece belediyenin kendi kasasından çıkardığı milyonlar MAYEB şirketine aktarılarak, ihaleyi kimseye kaptırmadan alabilmesi için finansal altyapı önceden hazırlandı.

Biraz kafanız karışmış olabilir ki normaldir. O yüzden bugünlük burada virgülümüzü koyalım. Bence yarın için şimdiden telefonunuzun alarmını kurun. Çünkü yarı 21 Ağustos 2025’in bu dosya için nasıl kırılma noktası olduğunu, “bu ne hız” diyebileceğiniz “Kapalı zarf ihalesi ve jet ifraz operasyonunun” nasıl yapıldığı konusunda gelişmeleri anlatacağım. Yarın okuyacağınız isimler kimilerine kriz geçirtir endişesi ile onlara da şimdiden yanlarına dil altı haplarını almalarını tavsiye ediyorum.
Yarın görüşmek üzere…





