Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Ocak 2026 sabahı Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı Antalya Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. (ALDAŞ) şirketi hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında yaptığı operasyonda 14 kişiyi gözaltına aldı.

İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda ALDAŞ A.Ş. üzerinden usulsüz harcamalar yapıldığı, toplamda 399 milyon 507 bin TL tutarında kamu zararı olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında 18 şüphelinin belirlendiği, yapılan operasyonda 14 kişinin gözaltına alındığı, şüpheliler arasında tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu açıklandı. Raporda, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde denetime gelen 16 Sayıştay denetçisinin belediyenin ayarladığı 5 yıldızlı otellerde kaldığı ve masraflarının belediye tarafından karşılandığı belirlendi. Başsavcılık, haklarında soruşturmayı yürütmesi için dosyalarını Sayıştay Başkanlığı’na gönderdi.

Rapora göre, ALDAŞ A.Ş. kayıtlarında “Seyahat Konaklama ve Temsil Ağırlama” olarak kaydedilen ulaşım, otel ve yemek gibi harcamaların isimsiz olarak muhasebeleştirildiği belirtildi. Çok sayıda belediye ve ALDAŞ A.Ş. ile ilişkisi olmayan kişiler ve ailelerinin de otel ücretlerinin şirkete ödettirildiği belirtildi. Savcılığın tespitlerine göre bunlar arasında Hazine Bakanlığı, İller Bankası, Sayıştay ve bazı kamu görevlileri ile özel sektör çalışanları yer aldı. Raporda, yabancı ülke vatandaşlığı olan kadınların da konaklama ücretinin ödendiği ve bu kadınların ALDAŞ çalışanları ile bazı kamu görevlileriyle aynı odada kaldıkları belirlendi. Bu şekilde 63 milyon 381 bin TL otel/konaklama ve yemek faturası belediye şirketine kesildiği belirtildi.

İçişleri Bakanlığı raporunda; şirket demirbaşı olan ancak yapılan sayımlarda şirkette bulunmadığı tespit edilen çok sayıda cep telefonu, tablet ve dizüstü bilgisayarın şirketle ilgisi olmayan üçüncü kişilerin kullanımına sunulduğu ve zimmetine geçirildiği tespit edildi. Bu nedenle 8 milyon 400 bin TL kamu kararı oluştuğu anlatıldı. Raporda, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek’in gelini Z.B.’nin akrabası olan N.E.’nin, fiili olarak çalışmamasına karşın şirketten maaş aldığı ve sigorta ödemeleri yapıldığı iddia edildi. Raporda, bu durumun 2 milyon 686 bin 400 TL kamu zararına neden olduğu kaydedilirken, şirket bünyesinde danışman olarak görevlendirilen bazı kişilerin, danışmanlık faaliyetlerine ilişkin herhangi bir rapor, bilgi ya da belge sunmadığı halde 776 bin 725 TL ödeme yapıldığı vurgulandı. 

Raporda ayrıca “Teknokent” adı altında yürütülen yazılım proje çalışmaları kapsamında bugüne kadar 158 milyon 171 bin TL harcandığı, yazılım geliştirmek amacıyla görevli bir şirket bulunmasına rağmen, ayrıca 59 milyon TL bedelle program satın alındığı, bu alımın şirkete mali bir kazanç sağlamadığı ve toplamda 274 milyon 969 bin TL kamu zararına yol açıldığı iddia edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 2’si savcılık ifadesinin ardından, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, hâkim karşısına çıkan 5 kişi tutuklandı, 4 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Buraya kadar yazılanlar, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açıklama sonrası gazete ve internet sitelerinde yer alan haberlerin aşağı yukarı özeti. Oysa; güvenlik güçlerinin aylar süren çalışması sonunda yapılan operasyonun öncesi ve içeriğindeki diğer ayrıntılar (daha doğrusu açıklanmayan) pek çok kamu görevlisi ile birlikte özellikle CHP Genel Merkezi’ni ve CHP Genel Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel’i de ilgilendiriyor. Operasyon ile ilgili kamuoyuna (şimdilik) yansımayanları okudukça aradaki bağlantıyı siz de anlayacaksınız umarım. Elbette a3haber farkıyla…

O yüzden başlayalım anlatmaya…

Önce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından duyurulan açıklamada yer alan konuların açılımını yaparak başlayalım.

Operasyonun merkezindeki şirketin kısa adı ALDAŞ A.Ş.

Yani, Antalya Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.

ALDAŞ; 12 Aralık 1995’de Antalya Su ve Atık Su İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), Antalya Büyükşehir, Antalya Muratpaşa, Antalya Kepez ve Antalya Konyaaltı Belediyesi ortaklığında kurulmuş, Türk Ticaret Kanunu’na göre işleyen bir “anonim” şirket.

Kuruluş sermayesi elli milyar lira.

ALDAŞ’ın Yüzde 60 hissesi ASAT, yüzde 10 hissesi Antalya Büyükşehir, yüzde 10 hissesi Muratpaşa, yüzde 10 hissesi Kepez, yüzde 10 hissesi ise Konyaaltı Belediyesi’ne ait.

Hisselerin yüzde 70 oranına sahip olan ASAT ve Antalya Büyükşehir aslında şirketin “tek söz sahibi” demek yanlış olmaz.

ALDAŞ, Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü 1. Kısım Mah. 5. Cadde üzerinde. Aynı zamanda Antalya Teknokent Ar-Ge 2 Binası’nda da proje/yazılım ofisi var.

ALDAŞ, Antalya Cumhuriyet Savcılığı’nın tespitine göre yazılım işi için bugüne kadar 158 milyon 171 bin TL harcamasına rağmen önemli bir yol alamamış.

Yazılım yapması gereken ve bunun için Antalya Teknokent içinde ofis bile oluşturan ALDAŞ bunun yerine yazılımı/yazılımları savcılığa göre dışarıdan satın almış.

Bunu nereden anlıyoruz?

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 9 Aralık 2024’de yaptığı belediye meclis toplantı tutanağından.

Tutanağın 7. ve 8. sayfasına göre, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tarafından meclise bilgi vermek üzere yazılım uzmanı Serhan Poçan’ı kürsüye davet ediyor. 

Poçan, meclis üyelerine şu bilgileri veriyor:

“Antalya’mız artık bilgi sistemi açısından da ülkemizde öncü ve örnek bir konumdadır. Başarı öykümüz hızla yayıldı. Farklı illerdeki su idarelerinden davetler alıyoruz……. ASAT’tan bilgi sistemi almak isteyen belediyeler ile görüşmelerimiz halen sürüyor. Teknoloji ekibimize ve altyapımıza güvenebilirsiniz…”

Antalya Cumhuriyet Savcılığı’nın açıklamasındaki “yazılım geliştirmek amacıyla görevli bir şirket bulunmasına rağmen, ayrıca 59 milyon TL bedelle program satın alındığı, bu alımın şirkete mali bir kazanç sağlamadığı” denilen “kamu zararı” vurgusu Uzman Yazılımcı Serhan Poçan’ın meclisi bilgilendirme konuşmasındaki yazılımın ta kendisi.

Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 9 Aralık 2024’deki toplantısında bilgi veren Uzman Yazılımcı Serhan Poçan Ankara merkezli Usta Bilgi Sistemleri A.Ş.‘nin sahibi.

Yani yazılımı ASAT’a satan şirketin tek yetkilisi.

Antalya Su ve Atık Su İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (ASAT) kurucu ortağı olduğu ALDAŞ tarafından yazıldığı/satıldığı belirtilen ve övgüyle söz edilen programın aslında Ankara merkezli Usta Bilgi Sistemleri tarafından oluşturulduğunu savcılık açıklamasından gördükten ve meclise verilen bilgilendirmeyi de okuduktan sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Göçek’in 31 Aralık 2024’te kendi ismiyle oluşturulan Youtube kanalındaki sözlerinin henüz yayından kaldırılmadan izleyelim isterseniz.

Böcek’in tanıtım videosunda konuşan ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Uzay, yönetim kurulu üyelerine bilgi verirken “Danışmanlık alanı dışında diğer bir faaliyet alanı da bilişim. Başka bir kamu kuruluşuna 37 milyon 500 bin TL bedelle bu yazılımların satışına başlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi MASKİ’ye satışı için dün el sıkıştık. Bu da Türkiye’de ilk defa yaşanan bir şey” diyordu.

Videonun yayın tarihini anımsatmak gerekir, 31 Aralık 2024. Genel Müdür Kıvanç Uzay da konuşmasında yazılımı Manisa Büyükşehir Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne (MASKİ) sattıklarını ve“dün el sıkıştıklarını” söylüyor.

Videonun bir iki gün geç yayınlandığını varsaysak bile muhtemelen genel müdürün “el sıkıştık” dediği tarih 25 Aralık ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında bir güne denk geliyor.

Bu tarih aralığı çok önemli.

Neden önemli olduğunu az sonra okuduklarınızla daha iyi anlayacaksınız.

Manisa Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Genel Müdür Talat Postacı imzası ile Yazı İşleri ve Kararlar Daire Başkanlığı’na E-93634660-930-270708 sayılı bir yazı yolladı.

Yazıda; 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 75. maddesinde belirtilen, belediye meclislerinin alacağı kararlar üzerine “Mahalli idareler ile diğer kamu kurum kuruluşlarına ait bakım, onarım ve taşıma işlerini bedelli veya bedelsiz üstlenebilir veya bu kuruluşlar ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir” hükmüne dayanarak Antalya Su ve Kanalizasyon idaresi (ASAT) ile Manisa Su ve Kanalizasyon idaresi (MASKİ) arasında Abone ve Varlık Bilgi Yönetim Sistemi kurulması, kullanılması ve geliştirilmesi için Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e yetki verilmesi konusunun meclis gündemine alınması istendi.

MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı imzalı talep, 13 Mayıs 2025’te toplanan Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine geldi ve 598 sayılı karar ile onandı. 

Yani, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek (MASKİ adına) Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek (ASAT adına) ile “iş birliği” protokolü imzalayabilirdi.

Şimdi bir paragraf geriye gidip ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Uzay’ın sözlerini anımsayın.

Ne diyordu Uzay?

“Manisa Büyükşehir Belediyesi MASKİ’ye satışı için dün el sıkıştık. Bu da Türkiye’de ilk defa yaşanan bir şey…” 

Bu sözleri kullandığı tarih ne?

Youtube’ye videonun yüklendiği tarihe göre 31 Aralık 2024. Hadi video birkaç gün önce çekildi deseniz en fazla 25 Aralık 2024.

Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Başkan Ferdi Zeyrek’e “yetki verdiği” tarih ne? 13 Mayıs 2025.

Bu demek ki daha Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi kendi başkanına yetki vermeden beş ay önce ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Uzay Manisa’dan “birileri” ile el sıkışmış.

Acaba kim bu “el sıkıştığı” kişi ya da kişiler?

Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi 13 Mayıs 2025’te “5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 75. maddesine” dayanarak yetki verdi ama ALDAŞ kamu kurumu ya da belediyenin “bağlı” kuruluşu değil, aksine Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir “özel” şirket.

Eğer 5393 sayılı kanuna göre “iş birliği” yapılacaksa karşınızda en azından “kamu” kuruluşu olması gerekmez mi?

Hadi diyelim ki kanunu “dolanmak” için böyle yapıldı, o zaman Devlet İhale Yasası ne olacak?

Belli bir parasal limite kadar “davetiye” ya da “pazarlık” ile ihale yapabilirdiniz, ama bu yazalım/donanım işi bu limitlerin çok üzerinde. 

Yani “açık ihale” yapılması gerekmez mi?

Bir yanda ALDAŞ Genel Müdürü’nün 2024’ün son günü yaptığı açıklama, diğer yanda Manisa Büyükşehir Meclisi’nin Mayıs 2025’de aldığı karar.

Bütün bu çelişkiler/eksiklikler kimsenin gözüne çarpmamış olacak ki, ilişkiler devam etti.

Tarih 4 Haziran 2025.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, belediye meclisinden 13 Mayıs 2025’te aldığı yetki ile “altyapı hizmetlerinde dijital dönüşümünü hızlandıracak önemli bir iş birliğine imza atmak üzere” Antalya’da misafir.

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin resmi internet sitesinde “MANİSA VE ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ” başlıklı habere göre; “Antalya’da düzenlenen imza törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt ve ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Uzay” katıldı.

Yine aynı habere göre; “Tamamen kuruma ait olan yazılımın geliştirme sürecinin Antalya Büyükşehir Belediyesi mühendisleri tarafından yürütüldüğünü belirten Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, kentin ihtiyaçlarına göre sistemin ölçeklendirilerek modern teknolojik altyapı ile hazırlandığını ve tüm verileri canlı olarak merkezden izlenebildiğini kaydetti.”

Oysa Başkan Böcek, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 9 Aralık 2024’de yaptığı belediye meclis toplantısında konu hakkında meclise bilgi vermek üzere yazılım uzmanı Serhan Poçan’ı kürsüye davet ediyordu. 

Uzman Yazılımcı Serhan Poçan Ankara merkezli Usta Bilgi Sistemleri A.Ş.’nin sahibi ve yazılımı ASAT’a satan şirketin tek yetkilisiydi.

Yani Başkan Böcek’in söylediği gibi yazılımı geliştiren “belediye mühendisleri” hatta “ALDAŞ çalışanları” bile değildi.

Bunu nereden biliyoruz?

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasında yer alan “yazılım geliştirmek amacıyla görevli bir şirket bulunmasına rağmen, ayrıca 59 milyon TL bedelle program satın alındığı” satırlarından.

Bütün bunlar olup biterken hiç beklenmedik bir gelişme yaşandı.

Mart 2024 yerel seçimlerinde 47 yaşında en genç büyükşehir belediye başkanı seçilen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek evinin bahçesinde bulunan havuzun elektrik sistemindeki arızaya müdahale etmek isterken akıma kapıldı. 

Hastanedeki yaşam mücadelesini 9 Haziran 2025’te kaybetti.

16 Haziran 2025’te toplanan Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi Akhisar Belediye Başkanı olarak görev yapan Besim Dutlulu’yu yeni Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçti.

Merhum Ferdi Zeyrek hayatını kaybetmeden önce neredeyse bütün kamuoyu Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne yapılacak “operasyonu” konuşuyordu.

Zeyrek’in hastanedeki tedavi günlerinde en çok konuşulan konulardan biriydi.

Ani vefatın operasyonu “ertelediği” konuşulurken Ağustos 2025’te Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon yapıldı, başkan Muhittin Böcek dahil onlarca kişi tutuklandı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması içinde ALDAŞ dosyası “ciddi biçimde” yer alıyordu ancak Ferdi Zeyrek’in ani vefatı dosyayı bir süre erteletti.

Yeni seçilen Manisa Belediye Başkanı Besim Dutlulu da ALDAŞ ile yapılan sözleşmenin “sıkıntılarını” anlamış olacak ki, proje ile ilgili “mali yükümlülüklerle ile ilgili” imzayı atmadı, hatta MASKİ içinde görev yapan ALDAŞ çalışanlarını Antalya’ya geri gönderdi.

ALDAŞ’a yapılan son operasyonda elde edilen bilgilere göre ALDAŞ, Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ’yi mahkemeye vermiş, hatta tazminat istiyormuş.

Şimdi en başa dönelim ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamanın satır aralarını tekrar okuyalım.

“İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan raporda, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde denetime gelen 16 Sayıştay denetçisinin belediyenin ayarladığı 5 yıldızlı otellerde kaldığı ve masraflarının belediye tarafından karşılandığı belirlendi. ALDAŞ A.Ş. ile “ilişkisi olmayan” kişiler ve ailelerinin de “otel ücretlerinin” şirkete ödettirildiği, bunlar arasında Hazine Bakanlığı, İller Bankası ve bazı “kamu görevlileri” ile özel sektör çalışanları da yer aldı.”

Bu ayrıntıları okuduktan sonra Antalya’daki ve bakanlıkta ulaşabildiğim kaynaklardan konunun detayı hakkında bilgi edinmeye çalıştım.

Sadece Sayıştay denetçilerinin “haberlere” konu olmasına benim kadar onlar da şaşırmış durumda. Çünkü oldukça yoğun mesai ve emek harcanarak ulaşılmış bilgilerin tek bir kamu kuruluşu ve onun çalışanlarına yöneltilmesinin “eksik” olduğunu söylediler.

Peki “otel ücretlerinin” tamamı ALDAŞ tarafından karşılanan “kamu/özel sektör çalışanlarının” kim olduğu biliniyor mu?

Aldığım yanıt “evet” oldu ama oldukça zorlu bir yolla ulaşılabilmiş.

Oteller, ALDAŞ tarafından “konuk” edilenlerin faturalarını isim yazarak değil, örneğin “şu tarihler arası konaklama ve yemek bedeli” olarak fatura etmişler, ALDAŞ’da bu tutarlar üzerinden “ödeme” yapmış.

Böyle olunca da ortada sadece “fatura” var ama o faturanın hangi “konuğa” ait olduğu bilgisi doğal olarak eksik. Güvenlik güçleri ona da çare bulmuş. Uzmanlar, 1 Ocak 1974’de yürürlüğe giren ve zaman içerisinde yenilenerek dijital hale getirilen 1774 Sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’ndan yararlanmışlar ve otellerin emniyet ile jandarmaya bildirdikleri günlük “konuk” listelerinden, ALDAŞ’a kesilen fatura tarihlerine bakarak “tek tek” isimleri ve T.C. kimlik numaraları üzerinden belirlemişler.

Yani ALDAŞ’ın “konukları” kimler ve ne zaman gelip gitmişler hepsi belli.

Sadece bu değil elbette.

ALDAŞ’ın hangi belediyeler ile “ilişki kurup” hangi belediyelerle protokol imzaladığı, bunun için hangi işlemlerin yapıldığı da ve “sonuçları” da el konulan belgelerde var.

Örneğin bu isimler arasında Manisa’dan Talat Postacı, Özgür Avşar ve Hüseyin Soylu gibi isimler de var mı?

Örneğin sadece Manisa Büyükşehir Belediyesi değil, ALDAŞ tarafından benzeri tekliflerin Balıkesir, Denizli, Muğla hatta Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne kadar 14 CHP’li belediyeye götürüldüğü; kiminde görüşmelerin sürdüğü kiminde ise “gereksiz” bulunarak alım yapılmadığı da belirlenmiş.

Tespitlerin çoğunda satış için görüşülen belediyelerin CHP’li olması da son dakika bilgisi olsun…

Karmaşıkmış gibi görünen bu kadar bilgiden sonra sıra “şeytanın avukatlığını” yapmaya geldi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ardından ona bağlı şirketlere yapılan operasyonlar büyük bir “zincirin” halkası. İstanbul’un “seçilmiş” Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da içine atıldığı ve “suç örgütü” diye tanımlanan; son günlerde uyuşturucu/fuhuş gibi konularla iyice “itibarsızlaştırılmaya” çalışılan ana muhalefet partisine yönelik yeni bir dalganın işaretçisi. Bu işaret aylar öncesinden verildi, şimdi içi “doldurulmaya” çalışılıyor.

Özellikle Manisa Büyükşehir Belediyesi ve onun vefat eden belediye başkanının isminin geçiyor olması da “hedefi” açık açık belli ediyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “kardeşim” dediği merhum Ferdi Zeyrek’e ALDAŞ ile “iş birliği” yapmayı kim/kimler önerdiyse, bu operasyonların kurgulayıcısı/destekçisi bence o isimler. Hatta Antalya Cumhuriyet Savcılığı’nın elindeki “kamu-özel sektör çalışanları” denilen “otel kayıtlarındaki listelerde” bizzat o isimlerden en az biri ya da birkaçı bulunuyor.

Belki de ilerleyen günlerde içlerinden “itirafçı” bile çıkabilir.

Bana göre; hedef en az CHP Genel Merkezi’nde (Ekrem İmamoğlu’na yakın) bir genel başkan yardımcısı ile bizzat CHP Genel Başkanı Özgür Özel.

Asıl yapılmak istenen, genel başkanının ismi “şaibeye” bulaştırılmış bir siyası parti nasıl iktidar alternatifi olacak demek.

Siyaset literatüründe buna “ölmeden öldürmek” deniyor.

Türk siyasi tarihi “benzeri olayların” örnekleriyle dolu.

Davulcu Asım, Yahya Demirel, 17-25 Aralık sadece birkaçı.

Bakalım bu kez torbadan çıkacak “turpun” üzerinde kimin ismi yazılı olacak…

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin