İzmir Büyükşehir Belediyesi grevi.

Aslında tanımlama doğru değil.

Grev, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işçilerinin değil, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketleri İZELMAN ve İZENERJİ’de çalışan emekçilerin grevi.

Yani belediyenin resmi “taşeron” şirketlerinde grev var.

Peki neyin nesidir bu İZELMAN ve İZENERJİ şirketleri gelin bakalım.

Adı, İZENERJİ İnsan Kaynakları Temizlik Bakım Onarım Enerji Güvenlik Hizmetleri İlaçlama Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ.

Sermayesi 267 milyon 150 bin lira.

30 Nisan 2025 tarihli 11322 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre şirketin yönetiminde 10 kişi var.

Gelin kimmiş onlar bakalım.

Berna Şen Günal: İZENERJİ Genel Müdür Yardımcısı.

Açelya Polat: İZENERJİ Genel Müdür Yardımcısı.

Dilek Yaylalar Aras: İZENERJİ Genel Müdür Yardımcısı. Aynı zamanda DİSK Genel İş Şube Başkanı Ahmet Savaş Aras’ın eşi.

Dr. Bayram Başak: İzBŞB Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi.

Yaşar Korkmaz: İzBŞB İtfaiye Daire Başkanı.

Nefise Meltem Turgut: İzBŞB Bilgi İşlem Daire Başkanı.

Erhan Uzunoğlu: Makine Mühendisi, İzBŞB eski Meclis Üyesi.

Hamit Mumcu: CHP Konak Belediye Meclis üyesi, Konak Kent Konseyi Başkanı.

Saadet Çağlın: Kimya Mühendisi. Kimya Mühendisleri Odası İzmir Şubesi eski Başkanı. Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde Karşıyaka Belediyesi Meclis üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı. 2024 yerel seçimleri Karşıyaka Belediye Başkan Aday Adayı, şimdinin Karşıyaka ve İzBŞB Belediye Meclis Üyesi, İZBŞB Kent Konseyi ve Çevre-Sağlık Komisyonu Üyesi. İzBŞB İZENERJİ ve İZETAŞ şirketleri Yönetim Kurulu Başkan vekili ve İzBŞB şirketi ÇEŞTAŞ Yönetim Kurulu Üyesi.

Bu kadar çok “sıfatı” bulunan Saadet Çağlı’nın Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaptığı İZENERJİ şirketinin 2023 yılı bilançosuna göre zararı 165 milyon 687 bin 695 lira 13 kuruş.

Bunca “zarar” içindeki İZENERJİ’nin 28 Mart 2023 (yani üç ay önce) yaptığı olağan genel kurul toplantı tutanağına göre, İzmirlilerin cebinden çıkan paralarla aldığı “huzur hakkı” ücreti aylık net 40 bin lira.

Sadece bununla kalsa iyi.

Yine aynı toplantı tutanağına göre her biri “murahhas üye” olan yönetim kurulu üyelerine aylık 80-90 bin net ücret ödenmesine karar veriliyor.

Huzur hakkı ve murahhas üyelik ücreti olarak alınan ücret 100 bin liranın üzerinde.

Belediye meclisi, komisyon toplantıları, diğer belediye şirketlerindeki yönetim kurulu üyeliklerinden alınan “ücretleri” kimse bilmiyor, tahmin edebiliyor.

Kaba hesap aylık 200 bin liranın üzerinde olduğunu söylemek yalan olmaz…

Emekçinin “eşit işe eşit ücret” talebini İzmirliler ile emekçileri “karşı karşıya” getirerek “kırmaya” çalışan İzBŞB yönetimine elbette İZENENERJİ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Saadet Çağın’dan “tam destek” gelir, zaten sosyal medya üzerinden de destek veriyor.

Belki bugün belki de yarın grev anlaşmayla sonuçlanır ama emekçiler hiç umutlanmasın.

Cemil Tugay’ın İzBŞB Başkanı olduğundan bu yana emekli edilen/işten çıkarılanların sayısı önümüzdeki aylarda artarak devam edecek.

Hatta yüzlerle ifade edilecek.

Sizlere son olarak AKP iktidarı tarafından SGK ve vergi borçları yüzenden gelirlerine el konulan CHP’li belediyelerin “geliştirdikleri” yöntemi de anlatarak noktayı koyayım.

Cemil Tugay’ın da İzBŞB Meclisi’nden son olarak aldığı 6 milyar liralık “borçlanma” yetkisi artık ilçe belediyelere tarafından da kullanılan bir yöntem haline geldi.

Meclis üyelerine yatırımların tamamlanmasının yanında emekli olan/işten çıkarılan emekçilerin tazminatlarının ödeneceği yolunda açıklanan borçlanma yetkisi hiç de öyle kullanılmıyor.

Peki ne yapılıyor?

Meclisinden yetkiyi alan belediye başkanları, kullandıkları krediyi yatırım yapmak/borç ödemek yerine yine özel bankalara anlaştıkları (yüzde 50’yi bulan) faiz üzerinden yatırıyorlar.

Böylece yüksek faizden yararlanarak belediyeyi çevirmeye çalışıyorlar.

Peki emekçilerin hakkı?

Onlara da hakkınızı “gidin mahkemede arayın” deniyor.

Türkiye şartlarında mahkeme ve kararın onaylanacağı BAM (Bölge Adliye Mahkemesi) süreci ortalama dört yıl.

Yani anlayacağınız emekçi kovulunca tazminatını almak için dört yıl beklerken, belediye başkanları o paranın faizi ile kendilerine yakın yönetim kurulu üyelerini beslemeye, belediye şirketlerini ise “zarar ettirmeye” devam ediyorlar.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “taşeron” şirketlerinde çalışan emekçilerinin “eşit işe eşit ücret” diye başlattıkları grevin görünmeyen bir başka yüzünü anlatmaya çalıştım.

Bir sürü küfür, hakaret yiyeceğimi bile bile.

Varsın olsun, karıncanın dediği gibi maksat safımız belli olsun… 

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin