İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla Erdoğan, herhangi bir karşı duruşa müsamaha etmek istemeyen otoriter liderler kulübüne katılmış oldu. Yazar ve çevirmen Barış Özkul Türkiye’deki süreci Jacobin Dergisi‘ne yazdı; Ayşen Tekşen A3haber için çevirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve muhalefetin 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için önde gelen adayı Ekrem İmamoğlu‘nun gözaltına alınması, Türkiye’nin tam otokrasiye sürüklenmesinde bir dönüm noktasına işaret ediyor.

Ülke 2017 yılında kuvvetler ayrılığını tamamen ortadan kaldıran ve parlamentoyu işlevsiz hale getiren bir tek adam rejimine resmen geçmiş olsa da, seçimler meşruiyet kisvesini koruyan bir yasal çerçeve içinde işlemeye devam etmiştir.

Erdoğan’ın 2028’deki en güçlü rakibi olarak görülen İmamoğlu’nun adaylığının yargı yoluyla bertaraf edilmesiyle, Türkiye seçimlerin törensel bir gösteriden öteye geçmeyeceği yeni bir evreye girmiş oldu. Bu anlamda ülke artık Belarus, Rusya ve Venezuela‘nın saflarına katılmıştır.

Başkan Erdoğan’ın Türkiye vizyonu, her türlü muhalefetin ezildiği ya da sonuçsuz kılındığı, siyasi İslam çizgisinde yeniden yapılandırılan yekpare bir toplum idealine dayalıdır. Bugün ise önünde çok az engel kaldı. Son yirmi yılda gerçekleşen İslamcı dönüşümün ilk aşaması, sahte delillere dayanarak uydurulan Ergenekon ve Balyoz gibi göstermelik davalar yoluyla eski rejimin sivil ve askeri temsilcilerinin tasfiye edilmesiyle başladı.

Erdoğan bu dönemde kendisini askeri vesayetle meydan okuyan biri gibi göstererek Türkiye’deki belli sol ve liberal çevrelerin desteğini aldı. Ayrıca, mücadelesini bir demokrasi mücadelesi gibi kurgulayarak, Türkiye’yi Avrupa Birliği demokratik normlarıyla uyumlu hale getirmeyi amaçlayan yasal reformları yürürlüğe koymak suretiyle Batılı hükümetlerin desteğini aldı.

Bu aşamada, siyasi amaçlı davalar düzenlemek için Fethullah Gülen hareketiyle bağlantılı savcı ve hakimlere güvendi ve 2010 anayasa referandumu yoluyla yüksek yargının onların kontrolüne girmesini sağladı. Ancak iktidarını pekiştirdikten sonra, devlet kurumlarından onları tasfiye etmek için 2013 yolsuzluk skandalını bahane ederek, Gülenci ağa cephe aldı.

2013 Gezi Parkı protestoları Erdoğan’ın muhalefete yaklaşımında bir dönüm noktasına işaret eder. Daha önceleri kendisini daha uzlaşmacı ve ılımlı bir lider olarak sunmuş ya da en azından söylemlerinde bu görünümü korumuştu. Gezi protestolarından sonra ise son derece kutuplaştırıcı bir söylem ve siyasi strateji benimseyerek toplum içindeki bölünmeleri körükledi ve muhalefete yönelik baskılarını artırdı.

2014’te cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, anayasal kısıtlamaları alenen göz ardı ederek, o zamanki yasal çerçeveye göre cumhurbaşkanlığının partiler üstü statüsüne rağmen fiili bir parti lideri olarak hüküm sürdü.

Bunlar Türkiye’nin siyasi yörüngesinde önemli kavşaklardı, ancak Erdoğan en belirleyici fırsatı Gülenci subayların liderlik ettiği 2016 darbe girişimiyle yakaladı. Başarısız darbe girişiminden sonra, Türkiye’nin tüm kamu yönetimi baştan düzenlendi. Hakimler ve savcılar dahil olmak üzere binlerce insan tutuklanırken, iki yıl süren olağanüstü hâl kapsamında on binlerce kamu görevlisi ihraç edildi ve pasaportları ellerinden alındı.
Erdoğan’ın başkanlık sistemine geçişine karşı çıkmış olan ve HDP etrafında örgütlenen yasal Kürt siyasi hareketi de hedef alındı.

Hareketin lideri Selahattin Demirtaş çok sayıda Kürt siyasetçiyle birlikte hapsedildi ve çoğu bugün hâlâ parmaklıklar ardında.Başlangıçta Gülenci medya kuruluşlarına el koymak için başlatılan seçilmiş yetkililerin yerine kayyum atanması uygulaması kısa sürede belediyelere de yayıldı.
Bu arada Erdoğan, aşırı sağcı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile bir ittifak kurdu. Bu düzenin bir parçası olarak, 2016’da Meral Akşener’in kazandığı parti kongresi iptal edildi ve MHP uzun süredir lideri olan Devlet Bahçeli’ye geri verildi. Bu yıllarda, Vladimir Putin’in NATO içinde çatlaklar yaratma stratejisine uyarak Rusya’dan silah ve hava savunma sistemleri satın alan Türkiye Batı bloğundan uzaklaştı.

Türkiye’nin başkanlık sistemine geçişini pekiştiren 2017 referandumunun ardından, Adalet ve Kalkınma Partisine (AKP) 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde ağır yenilgiler yaşatan iki siyasi figür Erdoğan’ın iktidarına en büyük rakip olarak ortaya çıktı: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.

İkisi arasında İmamoğlu, güçlü hitabet yeteneği, popülist karizması ve kitle desteğini harekete geçirme konusundaki olağanüstü becerisiyle Erdoğan’ın en zorlu siyasi rakibi olarak öne çıktı. Geniş kesimler tarafından 2028 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a meydan okuması bekleniyor ve onu yerinden etmeye en uygun aday olarak görülüyordu.

Ancak, Erdoğan, İmamoğlu’nun siyaset sahnesinden uzaklaştırılmasını planlayarak net bir mesaj verdi: tıpkı kendisinden önce Putin, NicolásMaduro ve Aleksandr Lukashenko gibi, kaybetme riski olan bir seçime asla girmeyecekti.
Erdoğan yönetiminin hırsları İmamoğlu’nu bertaraf etmekle yetinmeyebilir. Bu hamle, şimdiye kadar yargının ezici pençesinden büyük ölçüde kurtulmuş olan laik gazeteciler ve sanatçılar üzerinde daha kapsamlı bir baskı başlatmaya hazır görünüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesinin ardından popülaritesini kaybetmesi sonucunda İmamoğlu ve Özgür Özel tarafından yönetilen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), sistematik bir marjinalleşmeyle karşı karşıya kalabilir ve sonunda Erdoğan’ın yekpare bir İslam toplumu vizyonunu kolaylaştırmak için içi boş bir kabuğa indirgenebilir.

Küresel siyasetin giderek daha fazla Donald Trump, Putin ve Benjamin Netanyahu gibi otoriter figürler tarafından şekillendirildiği ve Avrupa’nın kendi iç krizleriyle meşgul olduğu bir iklimde, Erdoğan’ın otokratik hırsları her zamankinden daha az engelle karşılaşıyor. Muhalefetin umut aşılama çabalarına rağmen, Türkiye’yi olağanüstü karanlık günler ve demokratik yarışizleniminin bile yakında tamamen ortadan kalkabileceği yeni bir dönem bekliyor.

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin