Bir tartışma yaratacağı belliydi.

Zaten “tartışma yaratsın” diye kaleme almıştım.

Tartışmanın olduğu yerde “bilinmezlik” en aza iner, “bilenenler” de artar.

Böylece “halk” tartışmanın içinde okur, tahlil eder ve “doğru” olanı bulur.

“Atatürk ve İzmir mi yoksa kreş mi? Tercih CHP’li başkanların” başlıklı yazımdan sonra Konak Belediyesi tarafından “kamuoyuna” açıklamaya yapıldı.

Açıklamayı hem meslek ilkeselliği gereği hem de “neler” denmiş üzerine yeni bir “tartışma” açmak için aynen aşağıya alıyorum.

Şöyle diyor Konak Belediyesi’nin basın açıklaması:

“İzmir Büyükşehir Belediyemiz tarafından 09.09.2024 tarihli Meclis kararıyla Belediyemize 25 yıllığına tahsis edilen “Kurtuluşumuzun 100. Yılı Anı Evi”nin (Yemişçizade Konağı) kreş olarak kullanılacağı yönündeki bazı internet sitelerinde yer alan haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

Ocak ayı içerisinde devir teslimi tarafımıza gerçekleşen ve tarihe tanıklık eden bu değerli yapı, aslına uygun olarak kullanılmaya devam edecek ve fonksiyonunda hiçbir değişiklik yapılmayacaktır.

İzmir’in kurtuluşunun 100. yılı anısına kente kazandırılan Anı Evi’ndeki geçici sergi süreci bitmiş, ayrıca Kurtuluş Savaşı döneminden günümüze kalan şartlı bağış kapsamındaki bazı belge ve objeler belediyemize yapılan tahsisin ardından bağışçılar tarafından geri alınmıştır.

Millî Mücadele dönemi ruhunu yansıtan mevcut değerli eserlerle Anı Evimiz, ziyaretçilerini hafta içi her gün 08.30-17.30 saatleri arasında ağırlamaya devam etmektedir.

Ayrıca önümüzdeki süreçte bu değerli anı mekanını, düzenleyeceğimiz tarih söyleşileri, kuruluşa ve kurtuluşa dair farklı sergiler ve özellikle de çocuklara yönelik tarihimiz hakkında bilinçlendirici atölyelerle daha da değerli hale getirmek için çalışmalarımız başlamıştır.

Konak Belediyesi olarak şehrimizin tarihi değerlerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak için kararlılıkla çalışmalarımıza devam edeceğiz. Şehrimizin geçmişine sahip çıkmak ve değer katmanın en büyük sorumluluğumuz olduğunu biliyor ve çalışmalarımızı bu yönde şekillendiriyoruz.

Kamuoyunun bilgisine arz ederiz.”

Tartışılan Yemişçizade Konağı hakkında bilgisi olmayan yoktur herhalde.

İnternette küçük bir arama ile oldukça detaylı bilgiler de bulunuyor.

Biz günümüz ve bu konağın “kullanım amacını” tartışıyoruz.

Konak Belediyesi’nin açıklamasının ilk paragrafı İzmir BŞB’den “meclis kararı ile” 25 yıllığına (yazılmamış ama ücretsiz) tahsis edilen konağın “kreş” olarak kullanılmayacağını net bir biçimde anladık. (Gerçeği yansıtmamaktadır derken aslında kibarca “yalan” yazmışsınız diyecekler de dememişler.)

Öyleyse İzmir BŞB’nin plan bütçe ve hukuk komisyonları raporu ile 9 Eylül 2024 tarihli meclis toplantı özetlerine bakalım.

İzmir BŞB Meclisi’nin 9 Eylül 2024’de yapılan meclisinde Konak Belediyesi’nin talebi için aynen şöyle deniyor:

“… 100. Yıl Anı Evi’nin imar planındaki amacı doğrultusunda kullanılmak üzere Konak Belediye Başkanlığı adına 25 yıl süreyle bedelsiz olarak tahsil edilmesinin uygun bulunduğuna dair oy çokluğu ile uygun bulunduğuna dair…”

İzmir BŞB Meclisi’nin “oy çokluğu” ile verdiği kararın can alıcı noktası “imar planındaki amacı doğrultusunda” kelimeleridir.

Meclis kararına gerekçe olan plan bütçe ve hukuk komisyonu raporunda da sözü edilen alanın imar planında “sosyo kültürel tesis alanı” olduğu özellikle belirtiliyor.

Demek ki İzmir BŞB Meclisi Konak Belediyesi’ne 100. Yıl anı evini imar planında belirtildiği gibi ancak “sosyo kültürel alan olarak kullanmak üzere” vermiştir.

Peki nedir bu sosyo kültürel alan?

Sosyal ve kültürel tesis alanını; sergi salonu, müze, sinema, tiyatro, kütüphane, kreş, anaokulu, kurs, yurt, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, bakım evleri, sığınma evleri, rehabilitasyon merkezi gibi yerleri kapsamaktadır.

Aslında bu şu demektir.

Konak Belediyesi 25 yıllığına ücretsiz kiraladığı 100. Yıl Anı Evi ya da Yemişçizade Konağı’nı “isterse” kreş yapabilir. Kreş yapmazsa sergi salonu, kütüphane, kurs, çocuk yuvası gibi yukarıda sayılan her türlü tesis olarak kullanabilir.

Konak Belediyesi “kesinlikle kreş yapılmayacak” diye açıkladığına göre o seçenek elenmiştir.

Ne yapıldığını ise çok uzak olmayan bir zamanda göreceğimize eminim.

Konak Belediyesi tarafından yapılan açıklamanın ikinci paragrafında “aslına uygun ve fonksiyonunda değişiklik yapılmadan kullanılacaktır” demektedir.

Yapıdan kasıt “bina” ise zaten kanun gereği gerekli yerlerden izin almaksızın herhangi bir “değişiklik yapılması” mümkün değildir.

Fonksiyonuna uygun olarak devam edip edemeyeceği ise tartışmanın ana konularından biri.

Araştırmacı Yaşar Ürük, Konak Belediyesi’nin yaptığı açıklama üzerine sosyal medya üzerinden bir değerlendirme yaptı.

Ürük, “100. Yıl Anı Evi, kuruluşunda ve hazırlıklarında benim de emek verdiğim bir çalışma grubu tarafından tasarlanmıştır. Baştan sona tüm aşamayı bilenlerden biri olarak söz konusu ifade dikkatimi çekti.

Çünkü o yapıda (iç avlu dışında) sözü edilen etkinliklerin gerçekleşeceği uygun büyüklükte bir alan yok. “Farklı sergiler” ya da “bilinçlendirici atölyeler” nasıl ve nerede gerçekleşecek? Bu nedenle alan yaratılması gerekir. Yani bazı oda ya da salonların “boşaltılacağı” gibi bir anlam çıkıyor.

Umarım oluşan tepki nedeniyle Konak Belediye Başkanlığı bu açıklamayı “usulen” yapmamış olsun ve söz konusu kurslar ya da atölyeler için orayı ileride bizleri alıştıra alıştıra değişikliğe ve konsepti bozmaya gitmesin…

Çünkü mevcut haliyle o anı evinde “farklı sergiler” vb. düzenlenemez…”

Sadece Araştırmacı Yaşar Ürük değil, 100. Yıl Anı Evi’nin tasarlanması aşamasında ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşen Savaş, ODTÜ Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Seçil Karal Akgün, Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi ve VEKAM Direktörü Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu, yazar ve küratör İzzettin Çalışlar, DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü E. Kurucu Müdürü Prof. Dr. Ergün Aybars, Ege Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma Merkezi E. Müdürü Dr. Eren Akçiçek ile sanat yöneticisi ve danışmanı Ahter Bademli Kıral‘ın da aralarında bulunduğu çok sayıda uzman da çalıştı.

100. Yıl Anı Evi’nin yapımda ne amaçlandığı ve nasıl bir proje oluşturulduğuna dair İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yayınladığı bildiriyi ve özellikle de sergi mekanlarının amaçları ile işlevleri ile ilgili notu da aşağıda bilgilerinize sunayım ve Konak Belediyesi’nin açıklamasına devam edeyim.

100. Yıl Anı evindeki serginin “geçici” olarak değerlendirildiği Konak Belediyesi açıklamasının üçüncü paragrafında ise şartlı bağışlanan kimi objelerin de bağışçıları tarafından “geri alındığı” belirtiliyor

Bu konuda maalesef elimde onaylayacağım bir bilgi yok. Ancak İzmir BŞB kaynaklarını taradığımda serginin “geçici” olduğuna dair bilgi olmadığı gibi, uzmanlar tarafından hazırlanan projenin sürekli yenilenen ve değişen bir yapısı olduğu açıkça belirtiliyor.

Yoksa İzmir BŞB “geçici” bir sergi için onca parayı neden harcasın ve yatırım yapsın?

Konak Belediyesi’nin açıklamasının diğer paragrafında belirtilen “düzenlenmesi planlanan etkinlikler” için ise birkaç satır yukarıda görüşlerine yer verdiğim Araştırmacı Yaşar Ürük’ün sosyal medyada yaptığı değerlendirmeyi “yeniden” okumanızı tavsiye ederim.

Son paragraf hakkında ise fikrim yok o gazetecilik işi değil bildiğiniz Konak Belediyesi’nin PR çalışması…

Gelelim 100. Yıl Anı Evi’nin hafta içi her gün 08.30-17.30 saatleri arasında açık olduğuna.

Evet açık ama yarısı, hatta elektronik sergi sistemlerinin büyük çoğunluğunun “olmadığı” kimi odalarının kilitli ve boş olduğu biçimde.

Konak Belediyesi 100. Yıl Anı Evi’nin “ziyaretçileri” ile birlikte fotoğraflarını da paylaşmış.

Gerçekten iyi bir PR çalışması.

Kapalı ya da boş yerleri göstermeden elbette.

Aşağıya Konak Belediyesi’nin paylaştığı ve iki gün önce kimi odaların boşaltılmış hallerinin fotoğraflarını da bırakıyorum.

İzmir’in Kurtuluşunun 100. Yılı için onlarca emek, para harcanmış Anı Evi’nde sonuçta gelinen nokta aynen okuduğunuz gibi.

İster kreş yapın ister sergi salonu, kafeterya, ister atölye salonu keyif sizin

Atatürk, İzmir, Kurtuluş gibi değerler bozuk para gibi harcanmıştır sonuçta…

Kimi “siyasi kin” diyebilir, kimi “antikacı” hırsı.

Karambolde ve gündem yoğunluğunda bunu da unuturuz nasıl olsa.

Neleri neleri unutmadık ki..

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin