İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer’in danışmanlığını yapan Onur Eryüce, 31 Mart 2023’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Dr. Cemil Tugay tarafından danışmanlık görevinin yanında İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZDOĞA’nın “yönetim kurulu başkanlığına” da getirildi.

Eryüce 2023 yerel seçimlerinde Urla’dan belediye başkan aday adayı olmuş, aynı zamanda da Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği’nin (SODEM) Genel Sekreteri görevini yürütüyordu.

Sayıştay’ın 2023 yılı denetim raporunda belediye şirketi olan İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Tic. A.Ş. (İZFAŞ) raporunda Cemil Tugay’ın danışmanı Onur Kadir Eryüce’nin giderlerinin mevzuata aykırı şekilde İZFAŞ tarafından karşılandığı, bunun da “mevzuata aykırı” olduğu belirtildi.

İzBŞB Başkanı Cemil Tugay rapor sonrası Onur Eryüce’yi danışmanlık ve İZDOĞA’nın yönetim kurulu başkanlığı görevlerinden aldı.

Görevden alma/atama işlemleri hızla devam etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması İyileştirilmesi Müşavirlik Proje Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş. (İZDOĞA) şirketinin 13 Kasım 2024’de aldığı 2024/79 sayılı yönetim kurulu kararına göre Onur Kadir Eryüce’den boşalan yönetim kurulu başkanlığına Orhan Timurhan seçildi.

Gündeme Bakış isimli internet sitesinin haberine göre İzBŞB Başkanı Cemil Tugay tarafından İZDOĞA Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanan Timurhan Odeobank eski İzmir Ticari Bölge Direktörü olarak görev yapmıştı. 

Sessiz sedasız yapılan atama ve böyle bir görev için eski bir bankacının “tercih edilmesi” şaşırtıcı olduğu kadar “araştırılması” gereken konulardandı.

Kimdi Orhan Timurhan ve neden tercih edilmişti?

Açık kaynak araştırmalarıma göre Orhan Timurhan eski ve başarılı bir bankacıydı, tıpkı internet sitesinde yer alan haberde olduğu gibi.

Ancak yazılmayan/yazılamayan bir başka özelliği/görevi daha vardı.

Orhan Timurhan, Mayıs 2018 yılında bankacılığın ardından Genel Müdür olarak başladığı “Kocaer Çelik San. ve Tic. A.Ş.’de yönetim kurulu üyeliğine kadar” yükselmişti.

Kocaer Çelik, Denizli’de kurulu ancak İzmir Aliağa’da faaliyet gösteren demir/çelik imalatı yapan önemli bir kuruluş.

Orhan Timurhan Kocaer Çelik’teki yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlük görevlerinden 25 Eylül 2024’de ayrıldı ve iki ay sonra da İZDOĞA Yönetim Kurulu Başkanı oldu.

Sizce milyon dolarlık demir/çelik şirketinin yönetim kurulu üyeliği ve genel müdürlüğündün ayrılıp, “batık” durumdaki belediye şirketi İZDOĞA’nın yönetim kurulu başkanı olmak “hayatın doğal akışına” uygun mu?

Bence de uygun değil ama olumlu yaklaşalım ve yıllardır kazandığı “başarılar” ile belediyenin batık şirketi İZDOĞA’yı kurtarmak için “fedakârlık” yaptığını düşünelim.

Düşünmeyelim mi?

Eğer “olumlu” düşünmez isek “şeytanın avukatlığını” yapmak lazım.

Yapalım mı?

Peki yapalım…

Yaparken de İmar düzenlemesi, Vaziyet Planı, Gayri Sıhhi Müessese, Çevre İzin Lisansı, Çevre Bakanlığı, İzmir Büyükşehir ve Aliağa Belediyesi ve benzeri konularını da içeren bir dizi soruyu da içeren ilginç bir “hikâye” oluşturalım.

İzmir’in Aliağa ilçesinde uzun yıllardır Ağır Sanayi Bölgesi ve bölgenin “imar” sorunu yaşanıyor.

Kim el atacak olsa “ateş” gibi yakıyor.

Yıllar içinde kurulan fabrikalar, fabrikalara ait açık ve kapalı alanlar, yollar ve benzeri yapılar bir türlü imar planı hazırlanmasına ve bu plana uygun hale getirilmesine olanak vermiyor.

İmar planına uygun olmayan vaziyet planları, bunun sonucunda “alınamayan” yapı kullanım belgesi ya da ruhsatları büyük bir sorun.

Bu durumda çoğu “kaçak” durumdaki yapılaşma beraberinde başka sorunları da getiriyor.

Bunların başında da demir/çelik üretimi yapan ağır sanayi işletmelerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınması “zorunlu” olan “Çevre İzin Lisansı” konusunda yaşanıyor.

Bunun nedeni de şu:

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan “Çevre İzin Lisansı” alabilmeniz için öncelikle GSM(Gayri Sıhhi Müessese) ruhsatınız olması gerekiyor.

GSM ruhsatını (Aliağa için) verecek kurum ise İzmir Büyükşehir Belediyesi.

İşte sorun da tam “burada” başlıyor.

GSM ruhsatı almak için belediyeye sunacağınız belgeler arasında fabrikanızdaki yapıların imar planına uygun olarak yapılmış olması dolayısıyla “vaziyet planında işlenmiş” binaların da “ruhsatlarının” olması gerekiyor.

Eğer bu belgeleri “sunamazsanız” belediye de doğal olarak kuruluşunuz “vaziyet planına uygun değildir” diyerek GSM ruhsatınızı vermiyor.

Siz de GSM ruhsatı alamadığınız için bakanlığa “Çevre İzin Lisansı” başvurusu yapamıyorsunuz.

Böylece sorun büyüyerek “kangren” haline dönüşüyor.

Peki bunun “çözüm yolu” var mı?

Elbette var.

Sanayi bölgesinin bulunduğu alanın bağlı bulunduğu ilçe belediyesi (Aliağa Belediyesi) imar planını bir kenara bırakarak/görmezden gelerek, işletmelerin mevcut durumuna uygun yeni ama “yasal olmayan” bir “vaziyet planı” hazırlıyor.

Hazırlanan vaziyet planı ilçe belediyesi tarafından bağlı bulunduğu büyükşehir belediyesinin “ilgili daire başkanlığına” iletiliyor.

Büyükşehir’in “ilgili dairesi” de kendisine iletilen vaziyet planının imar planına uygun olduğu “varsayımını kabul ederek” başvuruya “olumlu” yanıt verip kuruluşa GSM ruhsatını veriyor.

GSM ruhsatını alan kuruluş da diğer evraklarla birlikte bakanlığa başvurarak “Çevre İzin Lisansı” sahibi oluyor.

Anlaşılır bir “özet” olmuştur umarım.

Şeytanın avukatlığına soyunup bu kadar “bilgi” verdikten sonra sıra geldi sorulara.

Şeytanın soruları da diyebilirsiniz?

1. Aliağa Ağır Sanayi Bölgesi’ndeki (Kocaer Demir Çelik de dahil) firmaların yapı kullanım belgeleri (ruhsatları) imar planına uygun mu?

2. Uygun değil ise, ilçe belediyesi tarafından “yasa dışı” olarak hazırlanan ve bütün eksikliklerin “giderildiği” yeni bir vaziyet planı hazırlanmış/hazırlanmakta mıdır?

3. Mevcut “vaziyet planına” göre geçtiğimiz aylarda GSM ruhsatı almak için İzBŞB’ye yapılan başvuru dönemin “ilgili” genel sekreter yardımcısı Şükran Nurlu’ya takıldı mı?

4. Nurlu’nun “yasalara uygun davranması” görevinden alınması için “görünmeyen”nedenlerden biri mi?

5. İlçe belediyesi tarafından “uydurulan” yeni vaziyet planı bu kez İZBŞB’nin ilgili daire başkanlığı tarafından “kabul” edilerek GSM ruhsatı verilecek mi?

6. Bu konu için daha önce İzBŞB Başkanı Cemil Tugay ile Karşıyaka Belediyesi’nde çalışan, şimdinin genel sekreter yardımcısı olan ilgili “aracılık” yapıyor mu?

7. Uzun yıllar milyarlık şirketin genel müdür ve yönetim kurulu üyeliğini yapan Orhan Timurhan’ın görevinden ayrılarak İzBŞB şirketi İZDOĞA’ya yönetim kurulu başkanı olmasının bütün bu gelişmelerle “ilgisi” var mı?

8. Kocaer şirketinin eski genel müdürü ve eski bankacı Timurhan’ın “çevreyi kirleten”şirketten ayrılıp, “çevreyi korumakla görevli” belediye şirketine “başkan” yapılmasının amacı nedir? 

Kafamı karıştırıp “olumlu” düşünmek varken “şeytanın avukatlığını” yaptırdınız.

Benden bu kadar.

Gerisi belediye bürokrasisi ile aslanım sosyal demokrat İzmir BŞB’de.

Kim GSM ruhsatını aldı, kim Çevre Bakanlığı’ndan “lisansı” kaptı nasıl olsa duyarız.

Sonra da hep birlikte oturur “İzmir Körfezi” için ağlar, dövünürüz. 

Ne zamana kadar mı?

İZDOĞA gerçek işlevine dönene, “arpalık” olmaktan çıkana ve Türkiye’de yasaların “rant” için değil “halk” için kullanıldığını görene kadar.

Atalarımızın dediği gibi; “siz suyu kaynatın, olmadı çay demleriz…”

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin