
11 Kasım 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 51 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 12 sayılı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde değişiklik yapıldı.
Anlaması zor gibi.
Medyamızın bir bölümü bu haberi, “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile sarayın yeni danışmanlarına on binlerce lira huzur hakkı” ödenecek olarak yorumladı.
Doğru ama eksik.
Zamanda yolculuk yaparak durumu netleştirelim.
Türkiye’deki milli saraylar, uzun süredir Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bağlıydı.
15 Temmuz başarısız darbe girişimden sonra ilan edilen OHAL ile Cumhurbaşkanı’na kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verildi.
Sarayın çıkardığı onlarca kanun hükmündeki kararnamelerden biri de 9 Temmuz 2018 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan ve 6253 sayılı TBMM İdari Teşkilat Kanunu’nun 49. maddesinin 4. ve 7. maddelerini değiştiren 703 sayılı kanun hükmünde kararnameydi.
Bu kararname ile TBMM’ye bağlı bulunan milli saraylar Cumhurbaşkanlığı’na ve onun oluşturacağı Milli Saraylar İdaresi’ne bağlandı.
16 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 12 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.
Kararname ile başkanlığın görev, yetki ve sorumlulukları yeniden düzenlendi, kurum içinde görev yapacak 444 personelin makam, kadro ve unvanları belirlendi.
1 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 155 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına göre, merkezi İstanbul’da bulunan Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na Dr. Yasin Yıldız atandı.
Sadece Cumhurbaşkanı’na sorumlu olarak atanan Yıldız’ın işi, çıkarılan yönetmelikte belirtilenler ile Cumhurbaşkanı tarafında verilen görevleri yerine getirmek olarak belirlendi.
Dr. Yasin Yıldız ismini aklınızın bir yerinde tutun.
Yazının sonunda nedenini okuyacaksınız.
16 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 12 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 17. maddesinin 4. fıkrasına göre, Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu üyelerine, ayda en az bir kez toplanmaları karşılığı bin 500 gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak miktarın huzur hakkı olarak ödenmesine karar verildi.
19 Nisan 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu yönetmeliğinin 5. maddesine göre ise, kurulun Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız ile birlikte 7 kişiden oluşturulmasına karar verildi.
Kurulun bütün üyelerini seçme hakkı sadece Yıldız’a aitti.
Bir yandan bunlar olurken, diğer yandan 6 Eylül 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 44 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile o güne kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bulunan Topkapı Sarayı da personeli ile birlikte Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlandı.
Topkapı Sarayı’nda başlatılan restorasyon çalışmalarının da 2019 yılı için bakanlık tarafından karşılaştırılmasına karar verildi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Miletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Kültür Bakanlığı’ndan alınarak, Cumhurbaşkanlığı’na devredilen İstanbul Topkapı Sarayı’nın restorasyonuna ilişkin TBMM’de yaptığı açıklamada, “Uzmanları tarafından Topkapı Sarayı’nda yürütülen restorasyon ve konservasyon çalışmalarında, araştırma, analiz ve belgelemeler yapılmadan işe başlanamaz. Şimdi ise Cumhurbaşkanlığı’ndan gönderilen personel hemen onarımlara başladı. Yanlış restorasyon örneklerinden birinin daha yaşanacağı kuşkumuz var” dedi.
Bütün bunlar yaşandıktan sonra 11 Kasım 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 51 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile, 12 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 17 maddesinin 4. fıkrası, “kurul üyelerine 9 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir” şeklinde değiştirildi.
Yani 16 ay gibi kısa bir sürede kurul üyelerine ödenecek huzur hakkı bin 500’den 9 bin göstergeye yükseltilmiş oldu.
İktidarın memura, emekliye, işiye reva gördüğü zammın yanında, kendi danışma kuruluna vereceği ücreti varın siz düşünün.
Dokuz bin göstergenin memur aylık katsayısı ile çapımıyla elde edilecek miktarın huzur hakkı olarak ödeneceği Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu’nu seçecek olan kim?
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atadığı Dr. Yasin Yıldız.
Kendisi de aynı zamanda kurulun başkanı ve üyesi.
Yani hem Milli Saraylar İdaresi Başkanı olarak maaş alacak, hem de kurul üyesi olarak huzur hakkı alacak.
Kısa sürede hem makam, hem de gelir olarak yükseltilen Dr. Yasin Yıldız’ı siz de benim kadar merak ettiniz değil mi?
Öyleyse anlatayım:
Dr. Yasin Yıldız, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yakın arkadaşı.
Nereden mi biliyoruz?
Yıldız, özgeçmişine göre İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (İSEGEV) üyesi.
İSEGEV ise Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın (TÜRGEV) 2012 yılında yaptığı kongre öncesindeki ismi.
Dr. Yasin Yıldız’ın adı başka konulardan da tanıdık.
En çok da Gezi direnişi sırasından.
“Camide içki içtiler” yalanı görüntülerle yalanlandı.
Ama en önemlisi Bezmi Alem Valide Sultan Camii müezzini Fuat Yıldırım’ın, görev yeri değiştirildikten sonra açtığı davaydı.
Yıldırım, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nde açtığı davada, o dönem TBMM’ye bağlı olan Milli Saraylar Dairesi ekibinin camiye girmesini şöyle anlatmıştı: “Ertesi gün Dolmabahçe Sarayı Daire Başkanı Yasin adlı bir kişinin müftülük izniyle içeride ekibiyle beraber fotoğraf çektiklerini gördüm. Olay yeri inceleme ekibi gelmeden içeriye girmeleri aslında bir suçtu. Müftülük izniyle girdikleri için fazlaca bir şey yapamadım…”
Müezzin Yıldırım’ın ifadesinde söz ettiği o Yasin, o dönemin Milli Saraylar’a bakan TBMM Genel Sekreter Yardımcısı, şimdinin ise Milli Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız başkası değildi.

‘CAMİDE İÇKİ İÇİLDİ’ YALANININ SAHİBİNE ÖDÜL!
Eylemcilerin camide içki içtiği haberi, Yasin Yıldız liderliğindeki ekibin camiye girmesi sonrasında basına servis edilmişti.
Şimdi o yalanın sahibinin sadece makam olarak değil, ekonomik olarak da yükseltildiğini görüyoruz.
Üstelik tam yetkiyle.




