Mart 2024 yerel seçimlerinde 47 yaşında en genç büyükşehir belediye başkanı seçilen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek evinin bahçesindeki havuzun elektrik sistemindeki arızaya müdahale etmek isterken elektrik akımına kapıldı. Yaşam mücadelesini 9 Haziran 2025’te kaybetti. 16 Haziran 2025’te toplanan Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi de Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu’yu yeni Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçti.

2026’nın Ocak ayında olduğumuza göre; yaklaşık yedi ay geçmiş. İlk üç ayı belediye bürokrasisini “tanımakla” geçirdiğini varsaysak, Dutlulu’nun Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatına alışması en fazla üç aylık zamanı kapsıyor.

Yedi ay içinde “politik gaf” sayılabilecek pek açıklama yapmayan Dutlulu, ne olduysa geçtiğimiz haftalarda “konuşmak” ihtiyacı duydu.

Manisa’nın 7 aylık “çiçeği burnunda” büyükşehir belediye başkanının söyleşisine geçmeden önce tarihi Eylül 2025’e geri saralım.

CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper “basın toplantısı” yapıyor ve açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlıyor.

Sorulardan biri vefat eden Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in başkanlığını yaptığı Ferdi Zeyrek Vakfı ve Nurcan Zeyrek’in belediye şirketi BESOT Yönetim Kurulu Üyesi olması.

Yazdıklarımda eksik olabilir diye aşağıya bu konuda yayınlanmış bir video ekliyorum, açıklamanın ayrıntılarını videodan izleyebilirsiniz.

CHP Manisa İl Başkanı Özalper, Ferdi Zeyrek’in vefatı, kurulan vakıf ile ilgili siyaseten “olumlu” cümleler kurduktan sonra söz Nurcan Zeyrek’in “BESOT yönetim kurulu üyeliğine” geliyor, “ahde vefa” üzerinden değerlendirme yapıyor.

Açıklamanın satır başları şöyle: 

•⁠  ⁠Burası Cumhuriyet Halk Partisi arkadaşlar. Atatürk’ün kurduğu, babadan oğula geçen padişahlığa son verip Cumhuriyet’i kuran bir Cumhuriyet Halk Partisi. 

•⁠  ⁠Ahde vefayı Cumhuriyet Halk Partisi olarak da belediye olarak da gösteriyoruz. Ancak herhangi bir koltuk noktasında bu doğru bir şey değil. Çünkü bu milletin koltuğu. 

•⁠  ⁠Kelimelerimi çok seçerek konuşmaya çalışıyorum bu doğru bir şey değil. Ahde vefa bambaşka şekilde gösterilir. 

•⁠  ⁠Ahde vefanın bile nasıl bir şey olduğunu unutmayla başladık. 

•⁠  ⁠Allah korusun bugün bana bir şey olsa o zaman benim eşim de gelip il başkanı mı olacak, milletvekili olacak? Yani, bunlar doğru bir şey değil arkadaşlar. 

•⁠  ⁠Nurcan Hanım siyaset yapmak isterse tabi başımızın üzerinde. Zaten Keçiliköy Mahallesi’nden delege. Siyasette devam etmek isterse tabi siyasette devam eder. 

•⁠  ⁠Ahde vefa olarak bir koltuk verilmesi, böyle bir şey Cumhuriyet Halk Partisi’nde mümkün değil arkadaşlar. 

(Burada kısa bir açıklama yapmak zorunluluğu doğdu. Nurcan Zeyrek’in Manisa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BESOT’a yönetim kurulu üyesi olarak atanmasını ilk kez a3haber’de “Ölümden nemalanma siyaseti” başlığı ile ve belgesiyle ilk kez biz yayınladık. Hatta Zeyrek’in yönetim kurulu üyeliğinden “huzur hakkı” adı altında 160 bin lira aldığını da belirttik. Bizim meslekte başka bir gazetecinin yazdığı haber ya da iddiayı dile getirirken “bir gazetenin/gazetecinin haberi/ iddiası” diye yazmak nedense “moda” olmuş durumda. Bir gazeteci yerine “falanca gazetecinin yazdığına/iddiasına göre” dememek için özel çaba harcanır. Bizim öyle bir takıntımız olmadığını ilerleyen satırlarda göreceksiniz. Çünkü biz bir iddiayı araştırırken “kaynağından” doğrulatmaya çalışırız. Tatilden dönen il başkanına ya da “kardeşimiz” dediğimiz “danışmanlara” sormayız. Zaten gazetecinin “danışman kardeşi” olmaz…)

CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’in Eylül 2025’te yaptığı açıklamadan beş ay sonra “çiçeği burnunda” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu (sanırım ilk kez) büyükşehir belediye başkanı seçildikten sonraki süreci anlatmak için bir yayına katıldı.

Hüsamettin Edebali ile Önder Aydın’ın “Edebali’nin Seyir Defteri” isimli youtube kanalındaki sorular ve verdiği yanıtların tamamını linkten izleyebilirsiniz.  

Bizim değerlendireceğimiz konu/soru ise programın sonunda Besim Dutlulu’nun merhum Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in BESOT yönetim kurulu üyeliği/ aldığı maaş/araç/koruma/şoför tahsisi ile ilgili bölümü.

Programı yapanların da affına sığınarak, son bölümü Başkan Dutlulu’nun “yüz ifadelerinin yakından görülebilmesi”, mimiklerinin daha iyi anlaşılabilmesi için biraz dah” “yakınlaştırarak” yeniden kurguladık. Başkanın son soruya verdiği yanıtı aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. 

Program yapımcılarının Nurcan Zeyrek ile ilgili sorusuna Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun verdiği yanıtların satır başları ise şöyle:

•⁠  ⁠Ferdi başkanımızın kaybına çok üzüldük, Nurcan Hanım da onun eşi.

•⁠  ⁠Bizim Nurcan Hanım’a da sahip çıkmamız gerekiyordu o yüzden yönetim kurulu üyeliği verdik.

⁠  ⁠Yönetim kurulundan da güzel bir, ciddi bir maaş alıyor. Kimseye muhtaç olmadan da hayatını devam ettirebilir. Belli bir standardı da bozmadım açıkçası.

•⁠  ⁠Öyle söylenildiği gibi 1 milyon gibi şeyler çok afaki rakamlar.

⁠  ⁠Daha önceden de Ferdi Başkan’ın yanında 7/24 yanında olan arkadaşlardan onun yanında da devam eden arkadaşlarımızdan var. 

⁠  ⁠O araçlar kendi özel araçları mı belediyenin tahsis ettiği mi bilemiyorum. Belediyenin birçok yönetim kurulu üyesi olduğundan Nurcan Hanım’a tahsis ettiği araba var.

•⁠  ⁠Açık söyleyeyim sahip çıkmadım diyeceklerine bunu desinler. Nurcan Hanım Ferdi Başkan’dan bize emanet sonuçta. ⁠Sahip çıkmaya devam edeceğiz.

CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’in Eylül 2025’te Nurcan Zeyrek’in BESOT yönetim kurulu üyeliği için “Burası Atatürk’ün kurduğu, babadan oğula geçen padişahlığa son verip Cumhuriyet’i kuran Cumhuriyet Halk Partisi. Herhangi bir koltuk noktasında bu doğru bir şey değil. Çünkü bu milletin koltuğu. Allah korusun bugün bana bir şey olsa o zaman benim eşim de gelip il başkanı mı olacak” diye özetlediği konu; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu tarafından ise, “Yönetim kurulundan da güzel bir, ciddi bir maaş alıyor. Belediyenin birçok yönetim kurulu üyesi olduğundan Nurcan Hanım’a tahsis ettiği araba var. Açık söyleyeyim sahip çıkmadım diyeceklerine bunu desinler” görüşüne evrilmiş.

Peki bu iki açıklamaya merhum Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in yanıtı ne?

“BESOT’tan ne yüzbinler, nede 1 milyon TL maaş alıyorum. Bu nasıl abartılı bir yalan ve iftiradır? Yönetim kurulunun takdir gördüğü, cüzi bir maaşım var. Ne korumaya ne şoföre, nede belediye bütçesinden tahsis edilmiş herhangi bir araca ihtiyacımız var.”

Aynı konuda birbiriyle çelişen/tutarsız üç açıklama.

Şimdi oturduğunuz koltuğa/sandalyeye yaslanarak şu soruların yanıtlarını düşünün:

•⁠  ⁠Belediye nedir? Kamu kurumu mudur yoksa bir kişinin/partinin şirketi midir?

•⁠  ⁠Bu kurumların bütçesi nereden gelir? Aynı kentte yaşayan farklı siyasi görüşteki insanların ödediği vergilerden mi yoksa sahiplerinin cebinden mi?

•⁠  ⁠Liyakat nedir? Ahde vefa derken liyakat kenara bırakılıp muhalefetin sıkça eleştirdiği iktidara benzemek midir?

•⁠  ⁠İktidar nedir? İktidarda olmak “kamu” kaynaklarını kendi “yakınlarınıza” yasal kılıfa uydurulsa da aktarmak mıdır?

•⁠  ⁠Çoğumuzun “ortak değeri” Atatürk’ün düşlediği laik, sosyal, hukuk devleti olan Cumhuriyet bu mudur?

Hem CHP Manisa İl Başkanı hem de Manisa’nın vefat eden Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in açıklamalarını bir kenara bırakalım.

Gelelim Manisa’nın yedi aylık Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun söyleşisine.

Programı izlerken dikkatimi çeken ilk şey, fon olarak kullanılan atmosfer.

Tıpkı CHP Genel Merkezi’ndeki Parti Meclisi salonu gibi. Her koltuğun üzerinde Türk bayrağı ve kırmızı ağırlıklı ışıklandırma.

Düşüncemin yanlış olduğunu uyarılar üzerine anladım. Meğerse CHP Genel Merkezi’ne benzetilen yer Manisa Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nun kendisiymiş.

Artık çoğu insan biliyor ama özellikle gazetecilerin “iyi bildiği” bir konu var.

Özellikle siyasetçiler bu tür programlarda kendilerine “yakın” kurumları ya da kişileri tercih ederler. Olmadık/çalışılmadık yerden gelecek bir soru üzerine “sıkıntıya” girmemek ya da vermek istedikleri mesajları kendilerince daha iyi verecekleri mecralar seçerler.

Muhtemelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun da “niyeti” budur diyeceğim ama soru soranlar pek de “yakın” denilecek isimler değil.

Öyle olunca karşımıza iki seçenek çıkıyor.

Birincisi bizim bilmediğimiz bir “yakınlık” var.

İkincisi, başkan kendine o kadar güveniyor ki kim karşısına çıkarsa çıksın/soru yöneltsin yanıtlayacak “öz güveni” var.

Son soruya kadar herkes her istediğini söyleyebilir. Ancak son soru, sadece yakınlık/muhaliflik üzerinden açıklanamaz.

Biraz siyasetle ilgilenenler bilir ki, bu soru ya “bilerek” sordurulmuştur ve konuk birilerine mesaj/otoritesini göstermek istemiştir ya da programcılar “son dakika” golü atmıştır.

Hangi gerekçe ile olursa olsun, birkaç kez ve dikkatlice izlediğim program için yapanlar açısından “iyi” demem yanlış olmaz.

Katılan açısından da şu “uyarıyı” yapmazsam eksik kalır.

İnsanlık/siyasi tarihimizde “megalomani” diye bilinen önemli bir deyim vardır.

Kimi siyasetçi “olmadan” oldum sanır.

İşte o “olmamışlık” sizi öyle bir yere getirir ki; “akım” diyecekken “lokum” dersiniz…

Popüler

A3 HABER sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin